alçakgönüllülüğü, utangaçlığı, masumluğu, sevimliliği, saflığı, sapsarı saçları, masmavi kocaman gözleri, kısa boyu, meryem üzerli gibi aksanı, bir şeyi incelerken anime kızları gibi aval bakışı ve kusursuz yemekleri ile onsuz yaşayamayacağım, kendisine olan sevgimi her gün dile getirdiğim ve tapındığım muhteşem insandır. yanakları kızdırıncaya kadar 2 yandan sıkılır. kızınca çok güzel oluyosun denir ve güldürülür. gülerken yanağına koca bir öpücük kondurulur. onsuz 1 saniye yaşayamam ya. elbet birgün öleceğini düşündükçe kahroluyorum. şimdi düşünürken bile gözlerim yaşardı. birgün adam olursam sırf annemi mutlu etmek için olacağım.
bu hayatta babam kadar şanslı insan tanımıyorum abi.
bizimki harika pirinç pilavı yapar. gram yağ kullanmamış gibi; hem o tereyağının tadını damağında hissedersin hem de o yağ laçkalığını ne dilinde ne boğazında hissetmezsin. öyle ki, her bir pirinç tanesi birbirinden bağımsız durur tabakta. ama asla kuru değildir. nasıl oluyor o deme lan, anne işte; onun elinin yordamı, gözünün ayarı tanrı hassasiyetinde. neyse asıl mevzu bu değil. bizimkisi bu pirinç pilavı arttığında ertesi gün o kalan pirinçleri bi kaba koyar, yoğurdunu ununu suyunu ekler; yayla çorbası yapar; üzerine de nane... oh mis gibi, bak kokusu burnuma geldi gene. o yayla çorbasını da bitiremedik mi? problem yok, annem onun içerisine mısırıdır, nohutudur, fasulyesidir artık evde ne varsa bunlardan birini ekler; öyle bi ekler ki, o kasedekinin dünki yayla çorbası olduğuna vedat milör gelse inanmaz. o derece başka bir şeye dönüşür! mesela şu an bir anlığına da olsa o son çorbanın taa 2 gün öncesinden kalan pirinç pilavının devamı olduğunu sen bile unuttun! kadın unutturuyor arkadaş. bu nasıl bir şeydir anlam veremiyorum. napayım, susuyorum; gidiyorum, yanağına kocaman bir öpücük konduruyorum. o anlıyor! neyi anlıyor amk deme lan; anne o, her şeyi anlar. - hepinize ödev; gidin annenizi öpün. öpmeyen bizden değildir. yıllarca çizgi filmlerde, sonra fantastik sinema filmlerinde en son da futbol sahalarında ve magazin bültenlerinde kahraman arayıp durmuşuz - arayıp duruyoruz. kafamıza sokayım lan! kahramanın daniskasıyla koyun koyuna yaşıyoruz, farkında olalım; olmayanları uyaralım.
hapşurduğunda çok yaşa demek yerine, tişörtünü çikolata yaptın demi diyen muadilleri mevcuttur. veya hasta olup ateşin akşam 39a ulaşıp sabah anne ilaç diye diye yalvarınca eczaneden ilaç alıp ilacını aldık ya işte diyen muadilleri de mevcuttur. şimdi hallerine özendiğim anne sevgisi görmüş kişiler anlamaz bunları, önyargılı cümleler söyler geçerler. ama inanın her anne iyi olmuyor. olsun be annecim, sen uzun yaşa. muhtaç olma kimseye. ulan sen hiç dünyada olmasaydın ne olurdu diyen öğretmene tepki vermeyen anne gördün mü?