kırk yaşına da gelsen, boy boy çocukların da olsa, her hasta olduğunda, çaresiz kaldığında, canın yandığında aradığın, beklediğin, kendine şaşırdığın, özlediğin..karşılıksız sevginin yegane meleği.
haklı olsa da söylediklerinde "şimdi küstün mü bana sen?" diye gelir.
onu anlatmaya yetecek kelimeler var mıdır bilinmez ama, onu anlatma dürtüsüne gelince kelimeler zaten anlamsızlaşır, seçilemez.seçilse de bulunsa da yakıştırılmaz, çünkü daha güzeli olmalıdır.
aslında ne onlar anlatabilir anneliğin ne olduğunu ne de biz annenin ne olduğunu, anne sevgisinin nerde başlayıp hiç bitemediğini, bir kez daha anlaşıldığı zamanları ve zaman geçtikçe ne kadar büyüdüğünü, zamanla yanında kaybetme korkusunu nasıl barındırdığımızı anlatamayız.
işte yine kelimeler çoğaldıkça, anlamsızlaşıyor.çünkü o anne. beniiiiiiiiim annem!
an itibariyle küs olduğumdur. çok söyleniyor sözlük bildiğin gibi değil. allah başımızdan eksik etmesin de bi şey istediği gibi olmayıverdi mi bıdır bıdır bıdır saatlerce susmuyor*. ama çok severim can mıdır candır o ayrı*.
şu sıralar yokluğunu en çok hissediceğimi düşündüğüm insan. hep yanındayken değeri anlaşılmıyo, ondan ayrılacağını anladğn o an içine bişey oturuo nefes alamıosun ağlamak istiosun ağlarsan oda ağlıcak biliosun . geceleri uyurken üstüm açıkmı diye kontrol eden ,hastaladnğmda baş ucumdan ayrılmayan bnm sorunlarımı kendinden önce tutan yegane insandr anne. onun gibisi yoktur olamaz ne bir sevgili yerini tutabilr ne bir arkdş .
ne yaparsa yapsın hep tek ve en özel olarak kalacak olan kişi. sadece o yalnız bırakmaz insanı. yüzüne tükürsen düşünmeye devam eder seni. dünyanın en kötüsü olsanda en iyisine layık görecektir. mükemmeldir. kusursuzdur. bakıp sarıldığı zaman art niyeti hissetmediğin sıcaklığını en çok hissettiren kişidir. bir ağız dolusu anne demeyi özletir.
sergen yalçın'ı izlerken ''aman kendi ne yapardı kepçe kulak'' rıdvan dilmen'i izlerken ''kendi çok iyi oynardı sanki şeytan rıdvan'' diye tepki veren, son derece özen gösterdiğim konya'da başka bir tane daha bulamayacağım eski model araba koleksiyonum da olan bir model arabayı komşumuzun gıcık çocuğuna hediye eden sonrasında ''aaa yavrum bilmiyordum'' diyerek üzülen canım'dır. ana'dır. aşkımdır...
yüzünde oluşan tek bir çizgi bile kalbini acıtır insanın. onu üzeni ellerinle toprağın altına koymak istersin. başka kimi bu kadar sevebilirsin, aklı almaz insanın.
dünyanın karanlık yüzünden bıkıp, ölmek istediğin anda bile boynuna sarılıp ağladığında seni yeniden ve yeniden doğuran insandır..
anne ne sevgilidir ne dost.. anne aşktır hayattır. soğuk bir sabah okula yada işe gitmek için seni uyandırıp tekrar yatağına dönen annenin, sıcak kokusu evi sardığında, hiç birşeyi aksatmaktan korkmadığın ve kıvrılıp yanına yattığın andaki mutluluk vazgeçilmezdir. annesini özleyenleri görürüz, çok uzaktadırlar sarılamazlar belki öpemezler, üzülürüz içten içe ağlarız. ertesi gün kızar ve bağırıp çağırırız dün olanları unutmuş gibi annemize. yalnız kalıp düşündüğünde onun bir gün olmucağını hıçkırıklara boğan insandır anne.
dünyanın en büyük vazifesini yapan insanlar. benimkiyse sözünü geçiremediği anladığı günden beri bir acayip oldu. 3 ayda bir ferman çıkarıyor seve seve uyuyorsun o zaman. bir garip vesselam...
pınar süt reklamında harika şarkıyı ve sözlerini aklıma getirmiştir kendisi.
annedir yüreği fazla dayanamaz
herkes bıksa benden annem bana doymaz
öper besler beni unutur kalbinde
annem burda olsun
bana bişey olmaz
hergün bakar bana
kusurumu görmez
günler gece olsa
o ışığı sönmez
ellerim büyüdü avuçlarında bi tek annem olsun bana bişey olmaz