çankaya'ya her gittiğimde keşlerden ve modern apaçilerden yaka silktiğim şehir. ordan bakınca öyle görünmüyor tabi pantolonun üstünden. etimesgutluyum. şu sıra yeni mahallede oturuyorum.
istanbulu seven insanlarla ankarayı seven insanlar arasında oldukça büyük farklar görüyorum. Mesela istanbulu seven insanlar biraz daha özgürlüğüne düşkün biraz daha girişken belki sınıfın kaynatan çocuğu ama ankara öyle değil daha yalnız daha sakin insanları barındıran belki sınıfın duygusal ve birazda çalışkan çocuğu...
Her şeye rağmen ankarayı daha çok sevdim istanbulda yaşadığım vakitlerde hayatı çok sorguladım daha mutsuzdum vs ama ankarada daha mutlu hissediyorum daha yerleşik hayat daha düzenli hayatlar. Galiba düzene aşığım.
sayın arkadaşlarım sözlükte Ankara' ya karşı gizli sabotaj timi felan varda haberimiz mi yok? neden her hafta aynı başlık açılıp millet Ankara' ya sövüyor.
post modern beton distopyasıdır. karanlık ve boğuk sokaklarında anti-yaşam eğilimleri olan kırgın idealistlerin ve romantik pasifistlerin kendi çökkünlüklerini göreceği şehirdir. sakaryadaki kendinden emin apaçileri inceledikten sonra yeraltı ucuz bira barlarında- papaz gibi- bolca sürtüp varoluşa hayıflanabilecek samimi yapmacıklıktaki bir oluşumdur.
Normal zamanda 7 den sonra Kızılay a ve ya merkezi yerlere giden otobüsleri boş olurken bayramda tıkış tıkış olan şehir. Bu beleşçilik algısının Amına koyayım. Melih şu otobüsleri bedava yapma binemiyoruz aq. işe geç kaldım trafikde yoğun ankara bayramda boşalmıyor.
Farabi'de Anadolu elitizminin default olarak getirdiği ibnemsi/kevaşemsi bir sosyal mekan algısına inat bir kokoreççi dünyanın en muhteşem kokoreçini yapıyor.
Üç yol ağzına müteakip taksi durağına yakın. Afiyetle yiyin.