istanbulluların, tüm yoksunluğunu deniz olmamasına indirgedikleri ve bıkkınlık derecesinde en güzel yanının "istanbul'a dönüşü olduğu " aforizmasına sığınarak oryantalist şımarıklığı ile tanımladığı şehirdir. ankara, memur ya da öğrenci iseniz eğer başlangıçta "başa gelen" bir şeydir. aşk gibidir başa gelir, dile gelmez. yıldırım ya da ilk görüşte aşk değildir bu, farkettirmeden içinize işler. onun mavisi gönüllerdeki serinlik ve duruluktadır. dostlukların limanıdır ankara.
kışın soğuktan, yazın sıcaktan dolaşılması zor olan şehir. bahar aylarında gidilip gezilmesi tazsiye edilir.huzur verici bir havası var.senede bir kaç kere bu havadan almak iyi gelir bünyeye.kaybolmak zordur.çok sıkılıp da şehrin kalabalığından uzaklaşmak isteyenler ankara kalesinde alır soluğu benim gibi.orada antikacıları dolaşırken zamanda yolculuk yapmak, lüks otellerin, kafelerin arkasına sıkışmış gecekonduları görmek mümkün. her zaman gitmekten zevk aldığım, anılarla dolu dost bi şehir ankara.
ve hep aklımda olan.
coğrafi konumu itibariyle diğer şehirlere ulaşım konusunda avantajlı,çok fazla öğrenci barındıran ve bu yüzdende yaşam koşulları yönünden memur şehri imajını yitiren * ,şehir içi ulaşım sıkıntısı olmayan ve bu yönüylede küçük şehir avantajı sağlayan, yaşaması kolay sayılabilecek bir şehir,başkentimiz,ancak denizin olmaması çook büyük bi eksik ona da yapacak bişi yok..