doğduğum,büyüdüğüm,sokaklarında kaybolmayı öğrendiğim,sezenlerde tinerciler tarafından önümün kesildiği,gece geç saatte sıhhıyyenini bilinmeyen yüzüyle tanısıp sevilecek bir tarafını bulamadıgım ama kendimi sevmekten de alıkoyamadığım, sınırları içinde yaşayan insanların anlamlandırdığı şehir...(aslında başkent olmasa bi numarasıda yok yani)
sokaktaki vatandaşa asla adres sorulmaması gereken bir şehir. eğer sorarak bulurum diyorsan yanılırsın. intihar bombacısı değilim yahu. bu kadar çekinmeye gerek yok.
Şu anda bembeyaz örtüsüyle çok güzel görünmektedir. Havuz ve kavşak yapmaktan başka bir şey bilmeyen Melih Gökçek'in bugün oluşan yüzlerce kazadan sonra yolları neden tuzlamadığı düşüncelerde gezmektedir. Havuzları buz tutmuş kavşakları ise buz yüzünden birbirine giren araçlarla dolmuş bulunmaktadır.
soğuğuna, kendine has düzenine-düzensizliğine alışması zor şehir. denizi olmaması en büyük dezavantajıdır sanki ama yine de güzeldir. yavaş yavaş sevilir, içinde yaşamayan birinin kendisini sevmesi neredeyse imkansızdır. ama yine de iki seneden fazla kalmak bünyeye zarar verebilir.