bugün bir saat sonbahar bir saat ilkbahar yaşatmış şehirdir. daha sonra yağmur, dolu, güneş ve tekrar yağmur ile hava değişimine ev sahipliği yapmıştır.
kedidir kedi. şehir sınırlarından içeri girer girmez insanın üzerine atlamaz. kolay sevdirmez kendini. yabanidir. uzaktan uzağa süzer, gelecek zannedersin, kafasını çevirir gider. karanlıktır, kirlidir. sanki her an hayatın anlamını düşünür, dünyanın bütün acılarını omuzlarında taşıyor gibidir. mağrurdur, sırnaşmaz. Halihazırda yağmuru, ayazı, bunalımı seven biriyseniz çabuk alışır, geh pisi pisi yaparken bulursunuz kendinizi.Ufak ufak yanaşır, zamanla alışır size.Yok ben o adam değilim diyorsanız, kurumak bilmeyen sokaklarında iliklere kadar işleyen soğuktan şikayet etmemeyi öğrenmek zorundasınız. Kahırlı günlerinize bir miktar kara bulutun, biraz soğuğun ve bolca kasvetin ne kadar yakıştığını görmeye, dışarda lapa lapa kar yağarken sahafın tekinin penceresinden şehir telaşını izlemeyi sevmeye başladınız mı, tamamdır. içinizdeki sesi susturmak güçtür artık. Ben, galiba seviyorum lan bu şehri der kurtulursunuz. Ankara çoktan bacaklarınızın arasında dolaşmaya tüylerini sürte sürte mırlamaya, miyavlamaya başlamıştır.
çok sıkıcı ve monoton şehir burada eglence için yapabilecegin fazla bişey yoktur.ayrıca son 2 senedir sürekli yagmur yagan şehir.gotham şehri tabiri dogru olacaktır çünkü genelde sisli ve pusludur.
yüzde doksan ihtimalle, üç ay sonra yaşayacağım şehir... izmirden sonra nasıl olacak en ufak fikrim yok. içimde tuhaf bir heyecan ve büyük oranda korku var..