binalarının resmiyetinin, insanlarının yüzüne yansıdığını düşündüğüm şehirdir.
aynı zamanda; yılmaz erdoğan'ın, 'ankara' şiirinin bu mısrasını benim ve benim gibi olanlar için yazdığını düşünmüşümdür.
ankara'yı sevmeyene bir zulümdür
bu kadar insanın neden ankara'yı sevdiğini anlamadan
ankara'da yaşamak..
akşam saatlerinde başlayan kar ortalığın mına koymuştur bu şehirde yine, zaten kaza da yaptık, koyduk bir arabanın arkasından kayıp da usulca. çarptığımız adam numaramı istedi verdim. bişey çıkarsa ben seni ararım diye. sanki araba sattık ya da amelyat ettik. salak baksana işe karı silde. bişey varsa bakalım hal çaresine yoksa siktir git...
şimdi dikimevi metro durağında behçet usta'dan ekmek arası tavuk sırası bekleyip o karın tadını çıkarmak vardı dediğim şehir. ah ah özleniyor valla, onunla geçen 5 yıldan sonra insan çok iyi bildiği düzce'ye alışamıyor.
Bu sehri iyi anlayabilmek icin bir sure uzaklasmak lazim ondan. Ama oyle istedigin anda geri donemeyeceksin mesela. O zaman anliyor insan nasil bir sehirde buyudugunu. Bir sehri ozlemek o sehir ankara ise ne de kolay oluyor o zaman. Karanfil sokak olur seymenler parki olur atakule yada anitkabir olur. Bu sehir guzel ve ozel bir sehirdir. Alisana birakmasi yada baska bir sehirle ikamesi mumkun degildir.
bir sürü kendini bilmez tarafından için boşaltılmaya çalışsada, anlamın önemin kaybedileye, yok edilmeye çalışılsada beni, bizi ve bizim gibileri sökemeyecekler senin içinden. senden alabilecekleri ancak üç beş beton yığınıdır, makamdır, mevidir. peki ya geri kalan onca yürek? sökebilecekler mi o koca heybetli anıtı? tabi ki hayır.
o anıt ve o kabirin içinde yatandan bize kalan düşüncelerle ayakta kalmaya devam edeceğiz. biz bununla yükümlüyüz ankara. sık biraz daha dişini yorgun kentim, başkentim...
eey doğduğum büyüdüğüm, aşık olup ağladığım koca şehir! başlık açmışlar sana, soğundan, karından, caddenden kulenden bahsedenler var, yatılı okul günlerimin işkembe çorbalarına okul kaçmalarıyla birlikte gark olduğu canım şehir. hayatımın tam ortasında beni bile kenarda bırakan anlayışlı, acımasız, güzel, sert ve daha birçok yüzü olan muhteşem şehir! ne desem sana az. ne anlatabilirim, ne de anlamadım diyebilirim seni. bir şeyi iyi biliyorum ama, eğer şansım olsaydı, bir daha yürürdüm geldiğim yeri...
bence ankara bir şehirden ötedir. bir devrimin doğum yeridir. cumhuriyetin memleketidir. bu yüzden üzerine gittikçe artan çirkin saldırılar vardır. olsun kim ne derse desin güzeldir başkenttir.
şu kadar gri bu kadar siyah diyenlere inat en yaşanılası şehirdir.sevmiyorsan da gidebilirsin inan kimse tutmaz seni.
bu insanlar nerde yaşıyorlar bilemiyorum ama kuğulu, seğmenler, bakanlıklar, kızılay, çankaya vs. hep ağaçlık ve yemyeşil. şehrin göbeğinde koca koca parklar var. vatandaş bakıyor ama görmüyor herhalde.
sanırsın bu gri diyenler amazon ormanlarından gelmişler.
anandolunun göbeğinde bozkır şehri. kışın soğuğu yazın sıcağı koyar. neden başkent yapılmıştır? galiba o tarihte tam olarak bi kale gibi imiş. alışveriş merkezlerinde vakit geçirmeyi sevenlere göre..
Sokakları gri, insanlarının tamamının siyah, gri tonlarında giyindiği, sert, beğenilme kompleksi olmayan şehirdir. Ankara deyince aklıma fransa da gelmiyor değil hani. Son gittiğimde herkes la deyince affallamıştım zira. Niye la diyonuz la diye soruvermiştim. Ne diyek la dedilerdi bana. Samimiydi la.
5 aydır yaşadığım şehir, -16 da neymiş görmüş olduğum şehir, 5 dakikalık bir mesafe yürüyünce parmaklarımın ve kulaklarımın donduğunu zannettim; bu kadar soğuk olmasına rağmen daha bir kez hasta olmadım, sanırım nemin olmaması bana iyi geliyor.soğuğuna rağmen seviyorum bu şehri, çok isteyerek istanbula tercih ederek gelmiştim ve pişman etmedi beni, beklediğimden de güzel bir şehir buldum. rahatça yürüyebildiğim geniş kaldırımları var bu şehrin, bir sürü upuzun binaları, her yerde bir bakanlık bilmem ne müdürlüğü vs. vs.
bursaya derler yeşil bursa diye, bursada görmediğim kadar yollarında ağaçlar var bu şehrin. öylesine yaşanabilir bir yer ki, öyle bir bağlanıyorsunuz ki ankara,ya ;dedikleri gibi vazgeçilmez bu şehirden. geceleri ayrı bir güzel oluyor. okulum tepede olduğundan bütün ankarayı seyredebiliyorum, geceleri ışıl ışıl parıldıyor. kısacası çok sevdim sevicem bu şehri.