ankara

entry9980 galeri666 ses6
    9208.
  1. Üniversiteden mezun olduktan sonra okulun bitmesinden çok ankara'dan gideceğim için üzülmüştüm.
    Yıllarca başka şehirlerde yaşayıp özlemini çektim.
    Sonra geri geldim. Memleketimden daha çok severim.

    Elbette değişim normal de sakarya genciydik o zamanlar. Sgk işhanından, üst kat barlarından ne istediniz?
    2 ...
  2. 9207.
  3. Başkentimiz.

    Gecenin bu saatinde iş kitleyen müdürüme otobüsten selamlar.
    Bu arada sabah oradayım, öğlene işim biter, pazara kadar dul ablalarımız bana ulaşabilir. Şaka şaka, yarın akşam geri dönüş.
    0 ...
  4. 9206.
  5. 9205.
  6. ankaraya laf edenler ya istanbulludur ya çorumlu.
    1 ...
  7. 9204.
  8. Evet belki deniz yok, evet belki beton yığını ama benimseyen için bambaşka atmosferi olan şehir. Sanki her caddesinin her sokağının ayrı bir geçmişi hikayesi var, hele bir de Ankara'da büyüdüyseniz.
    3 ...
  9. 9203.
  10. türkiye'deki büyük şehirlerin en güzeli.
    3 ...
  11. 9202.
  12. Yer gök deliniyor yine. Felaket bir fırtına var.
    4 ...
  13. 9201.
  14. Ankara bugün hıçkırıklı ağladı..
    2 ...
  15. 9200.
  16. Vay anasini sikeyim bu nasil yagmur lan.
    0 ...
  17. 9199.
  18. Şuan deli gibi yağmur yağıyor iyi oldu serinledim.
    2 ...
  19. 9198.
  20. 9197.
  21. Ankara'ya öyle yakışırdı ki kar..
    asfaltlar ışıldar, buz tutardı resmi yalanlar...
    kimse keman çalmaz belki ama
    çok keman çalınsın balolarında
    diye yapılmış
    gri sisli binalar...
    alnının ortasında
    ciddi bir devlet asabiyeti.
    çok kötü günlermiş gibi en genç zamanlar,
    bu zulüm bu sevda bitmezmiş sevmek
    bir halkı sevmekse aşk o zaman sevmekmiş!
    (biz bir şeyi delicesine severiz
    ama tanrım neyi?)
    kahve önü çatlak mozaik
    bel kemiğine tehdit
    kürsüler üstünde
    çok sigara içen
    öğrenciler
    bir daha asla yaşayamayacağı
    aşkları teğet geçerken
    hep onu sevmeyenleri severek
    hep onu sevenin gözlerinden
    kalabalıklara kaçarak
    karışarak toplumcu gerçekçi yalnızlıklara,
    yüksek rakımlarda çatlamış dudaklarını
    bir izmirli güzele dayatmak varken
    (hep kardeş olacak değiliz ya,
    yaşasın halkların sevgililîğî!)
    soyut bir sevdaya
    beşik kertilmiş olan
    dağda çoban,
    şehirde şark çıbanı sayılan,
    fırat'ın büyük elleri
    ararat'ın kız yelleri
    cilo'nun derin nefesleri
    hülasa kente hukuk mukuk okun
    mümkünse o arada da memleketi kurtarmaya gelmiş
    anadolu çocukları, ankara' ya öyle yakışırdı ki kar
    asfaltlar ışıldar,
    buz tutardı resmi yalanlar
    (belki balkona kar seyretmeye çıkar diye
    sevdiğimiz kızlar
    çok dibimiz donmuştur ve çoğu zaman
    bu kar mevzuu
    kızlara yeterince ilginç gelmemiştir
    hiçbir şey kapalı bir dükkan kadar
    hüzünlü gelmez insana
    ankara'da,
    yoksa bugün bir hayat
    yaşanmayacakmı duygusu çöker bütün bozkıra.
    Kimse keman çalmaz belki
    Belki bu fiim hiçbir zaman
    o kadar fiyakalı olmayacak ama
    Hiçbir lahmacunda
    o okul yolundaki üçüncü sınıf lokantadakinin
    tadını vermeyecek bir daha
    Çok daha iyilerini yedim sonra
    bizzat Urfa'da hatta
    Ama hiçbirinde
    o kadar aç oturrnadım sofraya
    ankara'ya
    öyle yakışırdı ki kar
    çok yabancı bir soluk duyulur bazı
    bilinmez bir dilin ıslığından
    anla ki sıkıldı bizim konsolosluktaki konuklar
    öyle deme
    Ankara'yı sevmeyene bir zulümdür
    bu kadar insanın neden ankara'yı sevdiğini anlamadan
    ankara'da yaşamak
    yollarına hep sevdiğimiz insanların
    adlarını vermediler ama biz her duvara
    bilvesile onların adını yazarak yaşadık
    kül ve betondan mürekkep
    yaşadıkça yaşanılası gelen
    o tuhaf bozkır kokusunda.
    ankara'ya öyle yakışırdı ki kar.
    asfaltlar ışıldar...
    bir günden bir sürü gün yapan
    mesai saatlerinde hiçbir şey yapan
    hiçbir şey alıp hiçbir şey sunan
    rakıyı bol sulu içen
    dokunmasın için deği!
    çabuk bitmesin dîye devletimin tekel rakısı,
    hep kağıtlara bakarak,
    hep kağıtlardan bakarak
    hem neşet ertaş' ı hem bülent ersoy' u
    aynı anda sevmeyi başararak,
    karısının bayat ekmeklerden yaptığı tatlıyı
    çok beğenmeyerek ama
    yine de bu tasarrufunu takdir ederek
    boynu hep kıdemli bir atkının içinde saklıyken
    hep bir şeylere birilerine küsmüş gibi
    yürüyen...
    memurlar.......
    ankara'ya öyle yakışırdı ki kar..
    asfaltlar ışıldar,
    buz tutardı resmi yalanlar...
    biz, şimdi kapalı birr kuruyemişçi
    dükkanının -ki bütün plan kar altında
    tuzsuz ay çekirdeği çitileyip
    yanı sıra bafra içmektir-
    kötü ışıklandırılmış vitrininden
    umutsuzca içeri bakan,
    kimliği gereğinden fazla sorgulanmış,
    merhabadan çok çıkar ulan kimliğini denmiş,
    -yani sistem kendi verdiği kimliği
    zırt pırt geri istemektedir-
    doğduğu yer yüzünden
    doğuştan kavgacı zannedilen ama
    pek çoğu kavgadan nefret eden
    kavgacı esmer cesur korkak
    çoğu kürt çoğu türk çocuklardık...
    ankara'ya öyle yakışırdı ki kar....
    ha sonra belki ahmed arifin aklına
    hiçbir şairin aklına gelmeyecek
    -çünkü hiçkimse bir daha ankara' yı
    O'nun kadar sevemeyecek -bir şiir islenir:
    kar altındadır varoşlar
    hasretim,nazlıdır ankara.....
    ustam yine sen bilirsin ama
    hangi aralıkta bir şair ölmüşse
    işte o,en netameli aydır bence.
    ankara'ya öyle yakışırdı ki kar...
    asfaltlar ışıldar...
    yalanlar...
    şimdi ve sonra ne zaman ankara'ya kar yağsa
    elim gönlüm, çocukluğum buz tutar.
    1 ...
  22. 9196.
  23. 9195.
  24. 1923: Başkent.
    1980: Adı kara.
    3 ...
  25. 9194.
  26. bugün yine çok güzel. sevgili ankaralılar... piknik sepetinizi ve termosları kapıp gelin.

    güneş altında yakıyor, gölgede serinletiyor. öyle güzel bir hava var şuan.
    2 ...
  27. 9193.
  28. 2 aydan beri sıkışıp kaldığım şehir.
    Herkes sana bayılıyor olabilir ama ben nefret ediyorum senden Ankara. Ve biliyorum bu nefret karşılıklı.
    4 ...
  29. 9192.
  30. Pazartesi günü yolların açılması ile tekrar gideceğim, muhtemelen de akşamına geri istanbula döneceğim şehir....

    Yollar açıldı, tren saniyesinde doldu, otobüs fiyatları uçmuş....
    Allah'ım neden böyle, 5 saatlik yola 160 tl para vercem...
    0 ...
  31. 9191.
  32. Bu yağmur bu hızla biraz daha devam ederse artık deniz sorunumuz ortadan kalkacak..
    2 ...
  33. 9190.
  34. An itibariyle korkunç bir yağmurun yağdığı şehir. Balkona çıkıp bi tane sigara içecektim ama şartların elverişliliği ortadan kalktı.
    2 ...
  35. 9189.
  36. Birbirimize defalarca şans verdik, sen beni ben seni sevmeye çalıştık ama biliyorsun ki bizimki imkansız bir ilişkiydi. Üçüncü şahıslar hep aramıza girdi. Sonsuza dek ayrıldık senle, ara sıra anıyorum seni unuttum sanma.
    3 ...
  37. 9188.
  38. işe alınsaydım yaşayacağım şehirdi. güzel de olurdu neyse sağlık olsun.
    1 ...
  39. 9187.
  40. Bir türlü ısınamadığım şehir. Oradayken şehirden gitmeye gün sayıyorum resmen. Kalabalığı ve havası boğuyor beni.

    Küçük şehir seviyorum çünkü daha samimi daha tatlı geliyor.
    3 ...
  41. 9186.
  42. ankarayı sadece avm, kafelerden, pavyondan ibaret sananlar var. gezmemiş iki yer görmüş. her ilin kendine has özellikleri var. yok deniz yokmuş sanki hergün sahilden çıkmıyor.

    sonra yok şöyle kötü yok böyle gri, gelme kardeşim davetiye mi gönderiyoruz. hiç değilse trafik artmaz.
    kendi alıştığın yerin dışı kötü gelir beğenmez insan ama çamur atmaz. kızın biri bana ora çok soğuk dedi, evet iglo da yaşıyoruz. tamam ayaz havası sert ama gülün de dikeni var. dikeni eline batıyor diye gül sevmekten vazgeçer mi insan.
    5 ...
  43. 9185.
  44. Birden soğuyan güzel şehrim.. Gelmeyin, kalabalık ediyorsunuz güzelim şehri. Sonra ankara şöyle ankara böyle. Yediğiniz kaba pisliyorsunuz çok ayıp çok. Özellikle istanbullular gelmesin. *
    3 ...
  45. 9184.
  46. Bir nevi ikinci hayatımın başlangıcı yer..

    Burada hayatımın en önemli ameliyatini oldum daha 9-10 yaşında falandim.

    Masada kalma durumum varmis amaa
    Allah'ın işi işte hayattayım..

    O yüzden Ankara'yı hatırlayınca hep o ameliyat gelir aklıma.
    1 ...
© 2026 uludağ sözlük