Servet kocakaya'nın şarkısının adı olan başkentimiz.
içerisinde şöyle bir şiir geçmektedir ki; bu şiire canı gönülden katılmaktayım.
--spoiler--
ilk, orta ve liseyi küçük bir şehirde, yüksek okulu
Ankarada okumalı insan
Einsteini, georges politzeri ankarada öğrenmeli
Öğrenci yurdunun kapıları kapanırken anlamalı
Nazım hikmet`i
Dost dost diye nicesine sarılırken insanlar
Sakarya`nın esmer yüzünü görmeliydi aşık veysel
Daha ağır çalınmalı misket, halaylar susmalı
Konsoloslukların güvenliği sağlanmalı
Eskortlara yol açmalı meclis kavşağında
Perişan olmalı kredi yurtların harç kuyruğunda
Akşamda haraca bağlamalı beytepe öğrenci yurdunu
Sonra utanmalı arkadaş olmalı zengin çocuklarıyla
Cuma geceleri öğrenci sokağında bir meyhaneye gitmeli
Otobüs bileti garantiye alınıp, kalan paranın bir bölü
Dördüyle bira içmeli, sonrada iki adım ötede bir
Çorbacıya dalmalı, az çorba söyleyip iki ekmek yemeli
işciler, memurlar, öğrenciler ankarada yürümeli
Alış veriş yapmalı daha sonra, sinamaya gitmeli ve
Ankarada aşık olmamalı insan, okul bitince de çekip
Gitmeli, bir dahada dönmemeli...
--spoiler--
tek numarası cumhuriyetin kuruluşundan hatıralar barındıran müzeleri ve anıtkabiri olan şehir. rahmetli gazi mustafa kemal bile durmamış buralarda atmış kapağı istanbula adamcağızı zorla gene buraya geri getirmişler. lan hadi milli mücadelede istanbul işgal altındaydı o nednele ankarada faaliyet yapıldı da sevmediği halde ankaraya neden gömdünüz adamcağızı bari karşıyakaya rahmetli anneciğinin yanına defnetseydiniz.
o kadar da kötü değildir. doğup büyüdüğümüz, üniversitede eskişehir' e yakınlaştığımız ama yine döndüğümüz şehirdir.
duygusallıktan çıkıp gerçeklere dönersek kaldırımlara çare bulunsaydı iyi olurdu, bir de son zamanlarda artmış su kesintisi bir de bu kadar da olmaz dedirten dün gerçekleşmiş elektrik kesintisi. özellikle bu kesintiler beni fazlasıyla çocukluğuma götürdü, daha da kesilmesin bir şey.
eryaman semtinin planlı ve yeşillikli bir şekilde kurulmuş planlanmiş il. ankaranın hiçbir semtinde görmediğim kadar planlı. yollari 3 şeritli -şimdi öyle böyle bir trafik olmamasına rağmen geleceği düşünmüş adamlar- ve hep site site yuksek bloklar olduğundan arabalar yollara park etmiyor. herboşlukta yemyeşil ağaçlar çimenler harika. şahsi arabanızla da merkeze 25 dk.
ankara nın en meşhur yerlerinden biri olan kızılay dan geçen son otobüs saatinin 12 olan şehir. en azından 541 için bu geçerli. bu olay sanki küçük ilmiş gibi 12 den sonra eğlenceyi kısıtlıyor. eğer son otobüsü kaçırırsanız arabanız yoksa taksicilere kaldınız demektir.
not: kısacası melih gökçek e göre 12 de yaşam biten şehir.
28 ağustos 2012 saat 12.30 da türk jetlerinin uçuşunu izlemiş şehirdir. o değil de savaş çıktı zannettim lan, nasıl bir psikolojiye giriyor insan, hemen mutfağa gidip bıçağımı aldım kendimi korumak baabında.
Doktorlar tarafından Kalp hastalarına uzun senelerdir yaşanılması tavsiye edilmeyen, hatta ankaradan hızla uzaklaşmaları salık verilen şehir.
kötü havası insanı yorar. oksijen bakımından türkiyenin en kıt yerlerinden biridir. hatta en kıt yeridir.
sağlam adamı hasta eder havası. hayatımda bir defa gittim. ve resmen akşamına otobüsle geri, istanbuluma kaçtım.
allahım kabus gibiydi. kızılay çöplerle dolu. deniz yok birdefa. deniz olmayan şehirde yaşanılmaz be arkadaş. (gitmeden biliyordum tabii ki deniz olmadığını, öyle bir yazmışım ki, sanki gidince öğrenmişim sanmayın)
ne ağır karbonmonoksit havası olan biryerdir orası yahu.
sonra şehirlerin şehri istanbuluma geldim. kadıköy sahilindeki(otobüs duraklarının orası, haydarpaşa garının orda)çay bahçesinde bir ince belli çay keyfi satın aldım.
daha sonrasında moda çay bahçeleri(yine denize nazır)
o devasa maltepe sahili - yenikapı sahili.
eğer imkanınız varsa, sağlığınız için başka biryere taşının. zira havası çok ama çok kötü ve sağlıksız. bunu ben söylemiyorum, düzinelerce kalp doktoru söylüyor.
misal; canımdan çok sevdiğim (ne kadar sevdiğimi anlamanız için ya tanrı olmanız, yada ben olmanız gerekir) attila ilhan'ım; kalp hastası olduğu için doktor tavsiyesiyle izmire taşınmıştı.
birçok(başka şairlerin) şiir'de de havasının kötülüğünden bahsedilir. kurşun gibi ağır ve oksijen fakiri bir havası var.
boğuluyorum sandım gerçekten. ayrıca benim gittiğim gün; kızılay ve etrafı diz boyu çöptü. yemin ederim. hiç böyle bir olayla karşılaşmadım.
belediye sanırım hiç çalışmıyor.
gerçi imkanım olsa istanbulda da durmam. giderim izmir karaburun'a. sadece türkiyenin değil, dünyanın en temiz havasının olduğu söyleniyor (çoğu)uzmanlarca.