Şu an Ankara, istanbul'un abisi gibi...Küçük kardeş dayak yemiş, abisi gelmiş küçük kardeş eve kaçmış, abi tek başına kavga ediyor. -erdal beşikçioğlu-
gezi olayları elinde patlayan ildir. istanbulda polisle halk barıştı ama bizimkiler hala gezi parkı derdinde amk. sikecem parkınızı mal mısınız la siz de gaz yemeden eylem yapsanıza ?
gezi parkı eylemi kapsamın da bugün kızılayda yapılan eylem sırasın da önce kürt zılgıtı daha sonra ''hoş gelişler ola mustafa kemal paşa'' türküsünü söyleyenlere sahip şehir.
arkadaş bende destek veriyorum da eylemlere bir karar verin artık hangi tarafta olduğumuza bu ne lan ?
bir yanda ''deledelele''
bir yandan ''CEPHEDE MiTRALYÖZ AYNA GiBi PARLIYOR'' diye bağırdılar.
Kızılay meydan kalabalığı Tuzluçayır'dan gelen yaklaşık 300 kişilik grupla başladı...
edit: yazmadan edemiycem arkadaş.
ankara istanbulun abisidir. nitekim küçük kardeş istanbulu döven hükümet için istanbulu kenara çekip göğüs göğüse özgürlik ve dava mücadelesi vermektedir. istanbul ise ağlayıp evinin yolunu tutmuştur. net.
eylemciler azıttığında polisin de saldırması gayet normal. adamlar meclise, başbakanlığa mı girsinler bunu mu istiyorsunuz.
ayrıca eyleme gelenler nasıl tipler arkadaş. normalde hayatta göremeyeceğimiz tipler eyleme gelmiş.
özet olarak canınızı seviyorsanız Kızılay'a mecbur kalmadıkça gelmeyin.
şu şekilde ne olduğu izlenebilir. şerefinizi sikeyim hala daha yeter artık diyeniniz var mı???? işte millet orada böyle çatışıyor.
ne için??? ne için amk ne için ulan ne için????? siz evinizde otururken karınızla kızınızla dışarı çıktığınızda sakallı orospu çocuğunun biri ne bu hal diye size bıdı bıdı etmesin diye.
daha yaşanılabilir bir ülkede hayat sürdürün diye, doğacak çocuklarımız daha özgür insanca yaşasın diye....
ANkara yı özleyince gizli özne olmamalıyım ben. açıktan olmalı bu sevda. bir bakışta görülmeli. adı konmalı. bir anılmalıyız onunla. şehirlerden bir şehirdir ankara ama onu sevmeyene de gerçekten anlatmak mümkün değildir onu.
ankara'nın en güzel yanı istanbula'a dönüşüdür sözünü sonuna kadar haklı çıkaran şehir. bu sözden sıkılan ve eleştiren ankaralılar var hatta behzat ç. bir bölümünde "gidin o zaman" türü bir şeyler söylemişti. kusura bakmasınlar ama zaten mecbur olmayan adam ankarada neden yaşar çözemedim ben.
görülen en bariz şey çok eski bir şehir olması. yani binalar, yollar, üst geçitler, her şey eski. bazı kişiler twitterda vakit geçirmekten kente bir şeyler yapmayı unutmuş sanırım.
bir tane meydan * ve burdan ayrılan 3-4 tane caddesi var. her yeri yürümek 2 saat sürer, araba veya otobüsle gitmek de aynı. caddeleri dar olduğu için trafik sıkıntısı var. ayrıca benim denk geldiğim otobüs şöförleri medeniyet olarak istanbuldan 20 yıl geride. öyle ki adam inecek yolcu varken 2 durak boyunca durmadı, bir diğeri de 30 derece sıcakta klima yerine kalorifer açtı ve 10 dk kadar kapatmamakta ısrar etti. metro desen zaten 4-5* duraktan ibaret hafif raylı sistem.
güzel bulduğum tek yanı ise kaldırımların çok geniş olması. biraz mecburiyetten de olsa herkes yürüyor ve dikkatimi çeken bir konu da insanların kilolu olmaması. o kadar yürümeye kilo kalmıyor tabi. ayrıca istanbula kıyasla ucuz bir şehir ama hangi şehir istanbuldan pahalı ki zaten ?
bir istanbullu olarak beni en çok şaşırtan şey ise deniz olmaması * yani aslında deniz olsa 1 hafta falan yaşanılır bir şehir*. zaten her yere yapay göller ve süs havuzları yapılmış, başka türlü halkın su görme şansı yok. yeterince yeşil alan da yok, yol kenarlarında olan ağaçlar da yeşil değil zaten, şehrin mat görüntüsüne ayak uydurmuşlar.
sonuç olarak mecburiyetten 24 saatimi geçirdiğim ankara hakkında fikirlerim bunlar. hadi ordan diyenler olacak eminim ama kendilerine bir sorsunlar, başkent olmak haricinde ne özelliği var ?