çok kısa bir süre sonra arkama bakmadan terk edeceğim şehir. bir zamanlar çok severdim fakat artık gün sayıyorum. kurtuluyorum senden amına koyduğumun şehri.
Klasik olacak ama gri şehir burası. Yıllarca kurtulmak istediğim ama ne kadar kopsam da hep yolumun üstünde olacak bir şehir. Babam ve annem burada emekli olacağı için. Ama ne bileyim böyle çok soğuk çok umutsuz bir şehir burası. . O da biliyor sevmedigimi sanırım istanbula şutladi beni. Hoşçakal ankara, ozlemeyecegim.
Denizi olmayan şehir, anısı olduktan sonra ihtiyaç olmayan şehir.Yürüdüğünüz caddede bir zamanlar yılmaz erdoğan'ın yürüyüp şiir yazdığını , aşk tesadüfleri severden sahneler canlandırdığınızı kulaklığınızda çalan yine yazı bekleriz'in burada yazıldığını bildikten sonra denizi aratmayan şehir.
Kulağınızda kulaklık yürüyebileceğiniz şehir , ee heryerde yürünür demeyin. Heryerde birinci meclisten Anıtkabir'e yürünmez.
Kalbiniz titrerken geceleri tunalı hilmi'de offlayarak oturulmaz.Pazar günü çıkıp Kuğulu'da kitap okunmaz su sesi , çocuk cıvıltısı ve gülen gözler eşliğinde. Karanfil'de dosta girip saatlerce kitap karıştırılmaz.
Yalnızlığı sevene , daha doğrusu yanında istediği yanında olamayınca yalnız kalmayı kendine şiar eyleyene mabettir Ankara.
Hamamönü'nde bir acı kahve içene kırk yıl hatrı vardır Ankara'nın. Bir konserde sabaha kadar dağıtana rahatlığı.
Her ay bir kere Bülent Ortaçgil vardır bir kere Ankara'da. Yakın tarihin heryerde izleri vardır.
2013'ün ikinci yarısına girdik, hâlâ "ankara'da deniz yok ki yea." muhabbeti yapanlar var. hayır, ankara'da deniz olsa, her gün gidip girecekler sanki. bu denizsizlikten ölenler de sanırsın ki deniz kenarında doğup büyümüş. herifin oğlu, çorum'un göbeğinden kalkıp gelmiş, deniz yok diye geveliyor.
sahil şehrinde doğup büyüyenler, bu sözlerim size: aynı söylemi dillendirme düşüncesindeyseniz, gelmeyin ulan ankara'ya, gelmeyin!
evlat olsa sevilmez. bağlarını seviyor ve coşuyoruz lakin kendisi yaramaz. yıldırım ile timur orada savaşmakla isabetli davranmışlar. savaş ve sevişten başka bir şey olmaz orada.
bir kaç kez yolum düştü, gece kalmadım, arkama bakmadan döndüm istanbul'a. tanrı orada yaşayanlara sabır versin.
Bazılarına ciddi anlamda kavram yanılgıları yaşatan bir ilimizdir. Kuşların(kartal,doğan,şahin,murat 124...) içerisinde yüksek sesle müzik dinleyen, iki kelimede bir küfürlü konuşan, kaba, kavgacı , yumurta topuk kösele ayakkabı,beyaz çorap giyip yere tüküren ve Ankarayı sadece kızılaydan ibaret zanneden arkadaşlar belki kendilerini angaralı olarak adlandırabilirler ama bence kesinlikle Ankaralı değillerdir. (bkz: sincan)
ankarayı angaralılar temsil etmektedir. herzaman ankaradadırlar ankarayı ankara yapanlardır.
diğerleri türkiye nin diğer illerinden gelenlerdir. bugün varlar yarın yoklardır.
bir izmirli olarak izmir'den daha çok beğendiğim güzel şehir. hiç memleketçilik yapmaya gerek yok; ankara'da yerdeki kaldırım taşlarına ve asfalta bile baksanız izmir'le arasındaki kalite farkını hissedersiniz. zaten deniz haricinde izmir'de olan her türlü imkanın fazlası ankara'da vardır. ankara'da yaşamasam da, hiçbir bağım olmasa da çok sevdiğim şehirdir.
Bünyesinde Angaralı ve Ankaralıları bulunduran ilimizdir. Ankarayı Ankaralılar temsil etmektedir, Angaralı arkadaşlar ise diğer iç Anadolu illerini ( Çankırı, Çorum, Yozgat, Kırşehir...) ve Sincan, Etimesgut gibi ilçeleri temsil etmektedir...
Ayda bir hafta sonları ailemi ziyarete gittiğim ve şuanda yine gitmekte olduğum kavgamızın şehri.
Her gidişimde ayrı bir burukluğum olsada seni seviyorum ankara!
doğma büyüme bir istanbullu olarak 4 yıldır ikamet ettiğim şehir. genelde istanbul'dan gelen kişi nefret eder ankara'dan. ankara'da da bazı yavşaklar var ve bu nefret etmeye bir sebeb ama ben sevdim ankara'yı yavşağı hariç.
doğru düzgün gezilebilecek, spor yapılabilecek alan sayısı çok az. biraz boş yer bulsunlar hemen ev dikiliyor.
oysa ne kadar ihtiyacı var ankaralılar'ın ağaca, yeşilliğe.