kimseyi zorla tutmayan şehir. isteyen gelir isteyen gider. aslında tamamen insan yapımı vegas'a ölüp bitip de buraya hakaret etme yavşaklığında bulunan cibiliyetsiz pezevenkler gitsin yeter. güzel şehirdir kısaca.
Bir boka benzemediği halde anlam yüklenmeye çalışılan niteliksiz şehir.
Olm şehir bildiğin dağ, taş, betonarme. Övdüğünüz herşey sonradan insan eli yapımı 50 60 senelik şeyler. insanı desen, havadan mıdır sudan mıdır bilinmez, hafif şuur kaybı geçirmiş gibi. Ne yüzle övüyorsunuz hala. Azıcık mantığa gelin azizim.
ankaralı olmayanların, ankara'da en azından 1 yıl yaşamayanların sevmeyeceği kent. başkent.
taşkent.
ankara; düzendir. ankara; tertiptir.
kar yağışının en çok yakıştığı yerdir.
kızılay'ını geçiniz ama bahçeli'si, arjantin caddesi, kuğulu park'ı... her kesime hitap eder ankara.
bahçeli'den çıkarsın; milli kütüphane'ye yürürsün. türkiye'nin en büyük kütüphanesi'dir yanlış anlamayın.
oradan bakanlıklara, türkiye büyük millet meclisi'ne, ulus'a.
ne aradığınızı bilmem; ama bentderesi de işinizi görür.
gençlik parkı başıboş tehlikeli insanlar tarafından ele geçirilir geceleri. mümkün olduğunca geçmeyiniz.
ama gündüz gidiniz. fotoğraf çekiniz.
izmir caddesi'ni dolaşın, kıyafet bakınız. zafer çarşısı'na, olgunlar'a, konur'a girip kitap alınız.
orada geçen 5 yıldan sonra hele hele geri döndükten sonra özlenendir.
ankara uzaktayken kıymeti daha çok bilinendir.
özlersin ankara'yı o çok sövdüğün ayazını, asfalt sıcağını...
özlersin ankara'nın kendine has tavrını.
ankara görüp görebileceğin en net karakterli şehirdir...
ankara özlenir.
ankara sevgidir, ankara anne şefkatidir.
ankara düşünce bir tekme daha atan değil, ankara kaldırıp üstünüzü başınızı çırpan "iyi misin la?" diyendir.
ankara gri şehir...ankara soğuk...ankara ayazı...
siktir edin bütün ankara klişelerini.
ankara ve yaşadıklarını düşün;
kar yağarken götün dona dona kuğulu'dan geçip her hangi bi yerde kahve-çay içmeye gittin mi?
alkolle boğuştuğun bi gecenin sonunda görüp görebileceğin en iyi müşteri kapma yarışı içerisinde 1.5 ssk söyledin mi?
ankara da hiç aşık oldun mu?
hiç terk edildin mi?
ankara da hiç kavga ettin mi?
pavyona gittin mi? osman abi de 2 duble rakı içtin mi?
takımına olan uzaklık hissini maç izlediği caddeyi stada çeviren adamları gördün mü?
orman çiftliğinde kokoreç yedin mi gece yarısı?
sevgiline sarılıp yürüdün mü ankara'da?
ankara simiti biraz peynir ve çayla güzel bi kahvaltı yaptın mı?
ankara simiti yersen anlarsın başka hiç bir yerde yediğin simit sana tat vermez...
ankara' da bir eylül akşamı ağaçların yere bıraktığı sarı yapraklara basarak hafiften üşüyerek yürüdün mü?
sevgili ile soğuk bir ankara gecesinde battaniyenin altında şehrin ışıklarını seyrederek bir şeyler içtin mi?
ya da bunları siktir edin hepsini unutun.
ankara'yı sevmeyen biri için bunu anlatmak zordur.
evet deniz yok ankara' da.
gri.
memur kenti.
takılacak mekan yok.
en iyi yanı istanbul'a dönüşü.
hadi o zaman
"kalk siktr la bebe"
ben mevzuyu kapatmadan yılmaz erdoğan şiiri kapatsın
"şimdi ve sonra
ne zaman ankara'ya kar yağsa
elim gönlüm,
çocukluğum buz tutar"
acayip bir soğuğu olan güzel şehir. ben böyle bir soğuk hissetmedim hiç. ne soğuğu zenofobik daha kış mı geldi diyenler olabilir. geçenlerde hani bi hava bozdu ya heh işte o zaman okula giderken kışın ortasıymış gibi geldi hep. dedim eyvah eyvah kışın ne bok yicen zenocum.
18 sene bolu'da yaşadım, 3 sene istanbul'da. ikisinin soğuğu bir ankara soğuğu etmez.
Bir insan niye burayı eğitim ya da iş amaçlı arzular anlamam. Konumları ankara diye o kadar havalı ki okullar yüksek lisans yapmanız çok zor neredeyse beden kitle endeksinizi bile soracaklar o derece yani. iş diyeceğim ama yokki sınav yapılıyor ama hepsinin çalışma yeri istanbul. Bi senedir çeşitli sınavlara girdim henüz bi tanesinde çalışma yeri olarak Ankara'yı görmedim.
Sonra da bize trafik yok problememizi köprülü kavşaklarla hallettik deniliyor. Yahu ne kavşağı ne trafiği iş güç mü var burada insanlar yaşşyabilsin çil yavrusu gibi dağılıyoruz bi yerlere işte.
Başkent diye aldanıp gelmesin kimse kamu kurumları burada felan diye hepsi gidiyor buradan. E mecbur bizde gidiyoruz buradan. Ailem ve arkaaşlarım dışında hiç bi haltını da özlemem soğuk taş binalarla dolu bi şehir.
Trafiğinde kuş çeşitleri araçları ile gezen magandalarına dikkat edilmesi gereken şehirdir. Aman diyeyim. Tartışmaya girmeyin yoksa şiveli konuşan iç Anadolu magandaları ile muhattap olmak zorunda kalabilirsiniz. Bırakın ne halleri varsa görsünler.
soğuktan donduran şehir.
denizi yoktur,ararsınız bulamazsınız.
acı çekersiniz,aşktan ölürsünüz,soğuktan donarsınız,karında üşür,yağmurunda ağlarsınız.
kaçmak ,gitmek gitmek istersiniz.
kısacık gidişlerde, o küçük bozkırı özlersiniz,her yerde ararsınız,girdiğiniz her yeri ona benzetir,yürüdüğünüz her yolu ordaymışcasına yürürsünüz.
yalnız kalırsınız fazla yalnız kalırsınız.
çok mutlu olursunuz,çok mutsuz olursunuz.
çok fazla ağlarsınız.
çok çok gülersiniz.
ama arkanıza dönüp baktığınızda ,çekip gidemeyeceğinizi anlarsınız.
3 yıl sonra: çekip gidemedim.. bir hayat kurmaya karar verdim.tuğlalar,duvarlar ördüm.Kaldım ben de.Gidemedim. Bırakıverdim kendimi Ankara'da..