iç Anadolunun evlerden ırak dünyaya bakış açısının şehirli köylü demeden herkese sirayet ettiği;
Ankara, Çorum, Yozgat, Kırıkkale, Kırşehir insanının harmanlanıp ortak acaip bir kültür oluşturduğu Türkiyenin bana en uzak insanlarının ve kafalarının yaşadığı şehir.
En anlamadigim şey ankara övuculugudur. Pembe hayallerde yasiyorsunuz ama bu şehirde oyle yerler var ki insanlarina sabredemezsiniz zaten multecileri de doldurdular. Her turlu sey var bu sehirde. En basit iste bile calişsaniz aptal anadolu comarlari hayatinizi zehir eder. He her yer cankaya gibi zaten.
Sabah simit kokusu, metroda ucuz parfüm kokusu, bakanlıklar mesai sonu korna sesleri. Bunları hatırlamak hoşuma gidiyor. Dikimevi metrosu çıkışı falan ara ara oralar gelir aklıma hüzünlenirim.
1 yıl yaşadığım, giderken kimilerinin of çok sıkıcı şehre gidiyorsun sözlerine inat sevdiğim şehir. Kendi ritmi var bu şehrin. Ne izmir kadar rahat ne istanbul kadar akıcı ve ürkütücü. Kışı kış gibi yazı yaz gibi güzel. Baharı es geçmeyen şehir. Behzat ç. dizisinin sevmemde etkisi çok.
Ömrümün en güzel yıllarını alıp götüren şehirdir. Bir gençlik ulusta, Kurtuluş parkinda, gazi mahallesi, bahcelievler sabancı yurdu önünde heba olmuştur. Ama hiç pişman değilim bunları yaşamaktan. Keske yine o güzel günlere geri donebilsem...
Aşırı mülteci barındıran şehirdir. Kardesim bu insanların işi ne bu ülkede diye kimse sormuyor da. Ne katkısi var bu kişilerin ne yapıyorlar neden buradalar hayret ediyorum. Ankarada ne işi var bu insanların. Akp gidince mamaları da kesilecek siktirip gidecekler.
Bazı komiklerin: ne güzel şehir (neresi güzel amk iklim desen dandik her yer beton insani çomar) ankara bir başka abi ya, atamın şehri diye övdüğü tarikat cemaat yuvası yobaz yerdir. Akp zamanında iyice şehre çöktüler. Sınirlar yabancılara açilinca daha beter oldu. Eskiden en azından yerliydi tarikat cemaat ayağı. Şimdi ne olduklari belli değil bir suru insanı bilerek yerlestirdiler sehre. Çok kotu günler bizi bekliyor.