Herkesin sevebildiği ama nedense bir türlü sevemediğim akşamdan beri kesilmeyeb yağmur şehri. Antalyada doğup izmirde büyüdüğüm için sanırım. Çözemedim bu şehri. Belki zamanla severim ama bir senedir yok gram sevemedim.
kimse kusura bakmasın ama türkiye'de yaşanacak en kötü şehirdir. her gün takım elbiseli ve gömlekli insanlar görmek, kalabalık, monoton. genellikle orta yaşlı memur şehridir. kışın fazlasıyla soğuk 2 saat bile güneş açsın diye dua edersiniz. yazın ölümüne sıcak ve fazlasıyla kuraktır. yok yok biz izmirlilere göre yaşanacak bir yer değil yahu.
iki gündür beni uykulara hapsetmiş şehir.. Yataktan çıkamıyorum lan. Tam yorganı atıcam, bir esneme geliyor. Neyse gece çıkınca havanın bozukluğu etki etmiyor. Gece hayatım için kayda değer.
Acısı ve tatlısı ile yaklaşık 1 yılımı tamamlamak üzere olduğum gri şehir. Geldiğim günden bu yana agustos sıcağını saymazsak, hep kapalı, hep bulutlu ve kasvetli şehir. Belirli birkaç güzel mekan dışında seni içine hapseden, memur kafalı bir yapılanma. Escort araçlardan ve resmiyetten bıktırmış bir başkent. Geldiğim gunden bu yana cok samimi dostluklar kurmuş olmamla birlikte belki bazen birilerini de üzmüşümdür. Gelip geçici bir hevesti ankara benim için. Bu şehri tek sevme sebebim penceremi açtığımda beni selamlayan Anıtkabirdir. Gerisi tamamen kuru gürültüdür. Pavyonların arasında kaybolmuş günde 3 öğün düğün münasebetlerine ev sahipliği yapan Suriyelilerin mesken tuttuğu cadde ve sokaklar. Evet melih baskan hala başkan. Belki kim bilir bir daha ne zaman gelirim bilemiyorum ama yine de değişik güzel gün ve gecelerime ev sahipliği yapmış bir şehirdir kendisi. Eksik olmasın.
sevdiğim tek yönü yazın bir türlü gelmemesi olan şehir. günlerdir yağmur, soğuk ve gri gökyüzü. sıcağın iğrenç yapış yapışlığına karşı birebir çözüm ankara havasıdır.