ankara deyince "denizi yoktur", "deniz olmadan yaşayamam" diyenlerin kemçük ağızlarına çarpma isteği uyandıran şehirdir.
bu cümleleri kuran insanlar nedense gözümde hep ukala, bayağı ve genelde ortamların istenmeyen sinir bozucu tipleri olarak canlanmistir. nitekim bu cümleyi kurup da yüz yüze tanışma imkanı bulduğum kişiler, bir önceki cümlede tarif ettiğim insan tipine genelde tıpa tıp uymustur.
yeşili de mavisi de havasındadır. her sokağında hikaye bırakırsın. başkaları görmese de herkes için hikayesi vardır ankaranın. soğuğu da güzeldir sıcağıda. mevsimleri sindire sindire yaşatır insana. kara bastığın sokaklarda çiçek kokularıyla büyülenirsin ağaçların. efsanedir ankara.
gri şehir.hangi şehrin soğuğu daha pis tartışmalarında ilk 5'e girebilir.asıl ankaralılar için "angara" olarak telaffuz edilir.fakat memleketimdir,sevilir,özlenir.
cicili, bicili renkli şehirlere nazaran grisi ve siyahıyla monoton ama neyse o olan şehir. Yapmacık ve ikiyüzlü değil, soğuğuna rağmen insanların sıcaklığını kaybetmediği şehirdir ankara.
ankara hep bissürü kar. her yer tatil oldu yine bi odtü düşmeyen tek kale olarak mücadele ediyor. rektör silahları kuşandı, tedirgince kar topu savaşları facebook eventlerini bekliyoruz. insanlar gerizekalı bebeler gibi birbirlerini kara gömmeye, çarşıdaki derede boğmaya çalışacaklar. yok yüzüncü yıldan gelecek rohan askerleri acaba demirayı, yani minas tirith'i kurtarabilecek mi? kahramanımız frodo, bir ankara keşmekeşinden içlik giyerek kurtulabilecek mi? behzat ç arkasında ölü ordusu olan dolmuşçularla kartopu savaşlarına yeni bir yön verebilecek mi... john snow a4 kapısından surun ötesine geçecek mi? ned stark harbiden öldü mü? babam böyle pasta yapmayı nerden öğrendi? mahir market gece 2ye kadar açık mı?
ulan ne saçma geçiyor ankarada kış ya... harbiden çok acayip.
mevsimlerin ilkbahar, yaz, sonbahar, çüş şeklinde olduğu şehirdir. çüşün doğal bitki örtüsü kar olup, halkın ağzına s.çmaktadır. yeter lan arada bir başka mevsime geç takılmış plak gibisin.
Dışarıda kar, boran, fırtına dönen şehirdir. Pencereden dışarı baktığımda sanki kutuplarda çekilmiş bir belgeseli seyrediyor gibiyim. Bu nedir arkadaş böyle...
bir gün ayaklarımın altında can çekişeceksin..
beni, sevgimi, hayatımı, benliğimi benden aldığın için.
kravatınla yakamı sıktığın, hayallerimi çaldığın için.
sessiz ve ayaz kalmış ıssız caddelerinde dolaşan sahte insanlar gibisin ankara..
boğuyorsun.. acıtıyorsun canımı..
her yerin bembeyaz olduğu, insanları eve hapseden şehir. Haziranda bile kar yağdığı düşünülürse ne zaman ne yapacağı belli olmayan bir havaya sahip memlekettir.
çocukluğumun geçtiği, ne zaman gitsem beni hüzünlendiren şehir. ben çocukken kar tatili diye bir şey vardı ankarada, şimdi kar tanesi bile göremiyorum.
keçiören, batikent, dikmen, bahçeli, balgat, sincan gibi yerleri olan ve hepsinin birbirinden ayrı insanları olan ama herkezin siyaseti çok takip ettiği ve her şeyi bildiğini düşünen yer ama Ankara bir baskadır ne olursa olsun.