sağanağın etkisi altındayken gecenin bir vakti entry girmenin süper zevkli olduğu şehir. sakarya caddesi, 7. cadde, tunalı hilmi, karanfil sokak güzeldir şimdi.
kimsenin sevmediği ama aslında çok sevilesi bir şehir. akşamları ağlayarak dışarı çıktığınızda insanlar derdinizi sormak için yanınıza gelir, hiç tanımadığınız insanlarla sıcacık sohbetler kurarsınız, yıllardır dostmuş gibi. bir de caddebostanda yapın bakalım aynısını, ''hahahhaa şkerim kıza bak ağlıyooo cnm sevgilin mi terkettiii:))))'' triplerine girerler.
ankara samimiyettir. ne olmuş yani denizimiz yoksa? insanımız var.
insanları anlatıldığı kadar sıcak kanlı edğildir. hele üniversite şehri olmasına rağmen herkes öğrencileri sikme derdindedir. *** ama yine de 3 günlük ayrılıkta bile özletir kendini. nedendir bilmem. garip şehir vesselam. iyidir iyi.
22 yıldır bu şehirdeyim, son 2 senedir şu trafik bu hale sokuldu ya. pes!
o şerefsiz, o g.tlek yüzünden hepsi. dün kızılaya gitmek için motoruma bindim. burada motoru özellikle belirtmemdeki sebep aradan dereden her yerden geçebilitesi olması. batıkent hipodrum - istanbul yolu bağlantısından kızılay istikametine gidecekken, yolu kapatmışlar. eryaman istikametine devam ettik kalabalığın geri kalanıyla. oradan 4-5 km sonra göksu kavşağına aşağıdan dolaşıp refüjden atlamak suretiyle istanbul yoluna geri girdim. tam düşünürken motor sayesinde yırttım diye. o ibne herifin benden önce düşündüğü çıktı.
"bütün istanbul yolu kapalıydı!!"
bilen bilir o mevkide sağınızda fabrikalar kalıyor. sincan yoluna birleştirdi. ve o birleşim noktası kavşaktan 100 mt ilerde kaldığı için optimum avm'ye kadar gitmek zorunda kaldım.
bu arada böyle anlatıyorum ama saat 19,10-19,15 civarları. insanlar gram hareket edemiyorlar. bırakın arabaları motosikletle geçilmiyor çoğu zaman aralarından. öyle mahşeri bir kalabalık.
oradan u çektikten sonra istikameti verdim devam ettim.
yani dün itibariyle batıkent, yeni batı mah.-yuva koop-istanbul (ve otoban'dan gelen nice yolcular) tam tersi istikamette olan sincan'a selam edip gelmek zorunda kaldılar.
işin en güzel ve ilginç tarafı 1 köşesinde veya kenarında büyükşehir belediyesi asfalt çalışması yazmıyor oluşuydu. kulakları çok çınlıyor bizimkinin bu aralar sanırım.
bir çorba ismi vardı neydi adı? analı kızlı.. yapsa da yesek..
bir çok 657 nin hayalini süsleyen şehirdir. Gidebilmek için türlü taklalar atılsa da oraya gdenlerin her zaman bir takla fazla attığının bilinmesi gerekir.
tam işe gidiş vaktinde bir ana yol kapatılır mı? ankara olunca oluyormuş, bunu bu sabah gördüm. işe gideceğim bir yol bulamıyorum, alternatif güzergah belirten tabela ya da orda sap gibi kalanları yönlendiren bir dallama yok. sonuç göz kararı ya tutarsa yollarına saparak beni ters istikamete döndürecek bir kavşak buldum da işe 45 dakikalık bir geçikmeyle varabildim. teşekkürler melih gökçek, bir ödülü daha hakekttin.
haftanın ilk günü ve istanbul yolu ulus yönü ayaş yolu çıkışı itibarıyla bariyerlerle kapalı. hiç bir uyaran yok, yönlendiren yok. sadece yanından geçip küfrederken "ne haliniz varsa görün" der gibi bize tepeden bakan iş makineleri var. alternatif güzergah arayışı şansına kalmış. ararken aha burası da kapalıymış dediğin sürprizlerle karşılaşabiliyorsun.
sevgili ankara yöneticileri!
o alıp bir sürü reklamını yaptığınız "avrupa bilmem ne başkenti ödülünüz" kırılsın, hizmetiniz batsın!
not: melih adında birisi beni eksilemiş, işine helikopterle gidiyor belli ki.
aşkla bağlandğım ne varsa hepsi gidiyor hayatımdan.sıra sen de mı diyesim gelıyor bu kente.
zordur ankara,deniz aşk ise sizin için.bulutlu kapalı bogucu havasına ragmen alışırsın zamanla sonra terketmek ıstemez ve bırkac parca esyanı bır yerelere emanet bırakırsın çocukça,donmeye bahanen olsun diye.
hayatı öğrendiğim şehir...soğuk ve karlı yüzünün altındaki sıcacık yüzüyle insana tebessüm eden bir şehir. ve hakkındaki birçok önyargıyı yerle bir edebilecek kadar güçlü, dev bir şehir. bir şehir size güven ve huzur verdikten sonra mükemmel olması için başka koşul aramaya gerek var mıdır?
bir yılı daha fazlaca haşır neşir devirdiğimiz şehir. artık kısa bir ayrılık vaktine az kaldı. kim ne derse desin soğuğu sıcağı garip halleri ile can şehir, insanın yaşadıklarıyla, özlemleriyle özdeşleştiği zaman daha bir sevilen, benimsenen.