ankara

entry9980 galeri666 ses6
    1170.
  1. hastahanelerinden başka bir yerinde kalamadığım şehir.
    0 ...
  2. 1171.
  3. "en çok nesini seviyorsun?" diye sormuşlar.. şair; "gothic evil ile bira içerken karşılıklı sohbet etmesini" demiş.. böyle de ince bir mesaj görmedim ben..
    3 ...
  4. 1172.
  5. Bir kere gittiğim ve en sevdiğim anını,Şehirden gitmek için otobüse binerken yaşadığım,gereğinden fazla resmi ve soğuk olan şehir.
    0 ...
  6. 1173.
  7. gri tonun ağır bastığı, her 4 kişiden birin memur olduğu türkiyenin başkenti. (bkz: angara bebesi)
    0 ...
  8. 1174.
  9. aylardır yol çalışmaları yüzünde trafik istanbul'u geçmiş durumda ona rağmen hiç bir gelişmede yok halen en boktan malzemeleri kullanıyorlar ve yol çalışmalarında herhangi bir mühendisinde çalıştığını düşünmüyorum. ulan bir yolun kullanım süresi 40 yıl olmasına rağmen üç yılda bir yollar yeniden yapılıyor ankara'da, kaldırım çalışmalarını da geçti o derece yani. sanırım osman gökçek asfalt şirketi kurdu.
    0 ...
  10. 1175.
  11. Ankara'ya öyle yakışırdı ki kar..
    asfaltlar ışıldar, buz tutardı resmi yalanlar...
    kimse keman çalmaz belki ama çok keman çalınsın balolarında diye yapılmış gri sisli binalar...
    alnının ortasında ciddi bir devlet asabiyeti.
    çok kötü günlermiş gibi en genç zamanlar,
    bu zulüm bu sevda bitmezmiş sevmek
    bir halkı sevmekse aşk o zaman sevmekmiş!
    (biz bir şeyi delicesine severiz
    ama tanrım neyi?)
    kahve önü çatlak mozaik bel kemiğine tehdit
    kürsüler üstünde çok sigara içen öğrenciler
    bir daha asla yaşayamayacağı aşkları teğet geçerken
    hep onu sevmeyenleri severek hep onu sevenin gözlerinden kalabalıklara kaçarak
    karışarak toplumcu gerçekçi yalnızlıklara,
    yüksek rakımlarda çatlamış dudaklarını bir izmirli güzele dayatmak varken
    (hep kardeş olacak değiliz ya,
    yaşasın halkların sevgililîğî!)
    soyut bir sevdaya beşik kertilmiş olan
    dağda çoban, şehirde şark çıbanı sayılan,
    fırat'ın büyük elleri
    ararat'ın kız yelleri
    cilo'nun derin nefesleri
    hülasa kente hukuk mukuk okun
    mümkünse o arada da memleketi kurtarmaya gelmiş
    anadolu çocukları, ankara' ya öyle yakışırdı ki kar
    asfaltlar ışıldar,
    buz tutardı resmi yalanlar
    (belki balkona kar seyretmeye çıkar diye
    sevdiğimiz kızlar
    çok dibimiz donmuştur ve çoğu zaman
    bu kar mevzuu
    kızlara yeterince ilginç gelmemiştir
    hiçbir şey kapalı bir dükkan kadar
    hüzünlü gelmez insana
    ankara'da,
    yoksa bugün bir hayat yaşanmayacakmı duygusu çöker bütün bozkıra.
    Kimse keman çalmaz belki
    Belki bu fiim hiçbir zaman o kadar fiyakalı olmayacak ama
    Hiçbir lahmacunda o okul yolundaki üçüncü sınıf lokantadakinin tadını vermeyecek bir daha
    Çok daha iyilerini yedim sonra bizzat Urfa'da hatta
    Ama hiçbirinde o kadar aç oturrnadım sofraya
    ankara'ya
    öyle yakışırdı ki kar
    çok yabancı bir soluk duyulur bazı
    bilinmez bir dilin ıslığından
    anla ki sıkıldı bizim konsolosluktaki konuklar
    öyle deme
    Ankara'yı sevmeyene bir zulümdür
    bu kadar insanın neden ankara'yı sevdiğini anlamadan
    ankara'da yaşamak
    yollarına hep sevdiğimiz insanların
    adlarını vermediler ama biz her duvara
    bilvesile onların adını yazarak yaşadık
    kül ve betondan mürekkep
    yaşadıkça yaşanılası gelen
    o tuhaf bozkır kokusunda.
    ankara'ya öyle yakışırdı ki kar.
    asfaltlar ışıldar...
    bir günden bir sürü gün yapan mesai saatlerinde hiçbir şey yapan
    hiçbir şey alıp hiçbir şey sunan rakıyı bol sulu içen dokunmasın için deği!
    çabuk bitmesin dîye devletimin tekel rakısı,
    hep kağıtlara bakarak, hep kağıtlardan bakarak
    hem neşet ertaş' ı hem bülent ersoy' u aynı anda sevmeyi başararak,
    karısının bayat ekmeklerden yaptığı tatlıyı çok beğenmeyerek ama
    yine de bu tasarrufunu takdir ederek
    boynu hep kıdemli bir atkının içinde saklıyken hep bir şeylere birilerine küsmüş gibi
    yürüyen...
    memurlar.......
    ankara'ya öyle yakışırdı ki kar..
    asfaltlar ışıldar,
    buz tutardı resmi yalanlar...
    biz, şimdi kapalı birr kuruyemişçi dükkanının -ki bütün plan kar altında
    tuzsuz ay çekirdeği çitileyip yanı sıra bafra içmektir-
    kötü ışıklandırılmış vitrininden umutsuzca içeri bakan, kimliği gereğinden fazla sorgulanmış,
    merhabadan çok çıkar ulan kimliğini denmiş,
    -yani sistem kendi verdiği kimliği
    zırt pırt geri istemektedir-
    ankara'ya öyle yakışırdı ki kar....
    ha sonra belki ahmed arifin aklına
    hiçbir şairin aklına gelmeyecek
    -çünkü hiçkimse bir daha ankara' yı
    O'nun kadar sevemeyecek -bir şiir islenir:
    kar altındadır varoşlar
    hasretim,nazlıdır ankara.....
    ustam yine sen bilirsin ama
    hangi aralıkta bir şair ölmüşse
    işte o,en netameli aydır bence.
    ankara'ya öyle yakışırdı ki kar...
    asfaltlar ışıldar...
    yalanlar...
    şimdi ve sonra ne zaman ankara'ya kar yağsa
    elim gönlüm, çocukluğum buz tutar.
    3 ...
  12. 1176.
  13. önümüzdeki senelerde yolumun her şekilde düşçeği şehir. he bu senede düşücek orası ayrı. mecburen.
    1 ...
  14. 1177.
  15. mükemmel belediyecilik anlayışı sayesinde Ankara'da artık sular daha mavi, ağaçlar daha yeşil, ve banklar daha mor...

    (bkz: ışıklandırma)
    1 ...
  16. 1178.
  17. kimilerinin hayatını alt üst eden şehir. * *
    2 ...
  18. 1179.
  19. Anadolu metropolü, gece hayatının 2010 yılında canlanmasını kendime yediremediğim, öğrenci ve brokrat kenti. içinde sağlam değerler barındıran bir bozkır yerleşkesi. AVM ler çoğalırken caddeleri kararan,içinde milyonlarca öğrencilik aşkı barındıran dünyanın özelliksiz başkentlerinden birisi, Yerel yönetimlerin de gazabına uğramış saygılı kibar bir kent.
    3 ...
  20. 1180.
  21. sex kelimesini google'da aratmakta istanbul'u bile geçmiş olan. bir de nüfus olarak istanbul'dan az.

    http://www.google.com/tre...&geo=all&date=all

    (bkz: abazan forever)
    0 ...
  22. 1181.
  23. raylı sistemlerinin tüm duraklarındaki bilboardlarda "buraya bakarlar" yazan şehir. demek ki reklam ajansı çalışanları metroyla seyahat etmiyor.
    1 ...
  24. 1182.
  25. 1183.
  26. ankaradayım, ankaralıyım güya. sevemiyorum ama bu şehiri. her sokak kocaman bir binaya açılıyor, ya da yapmacık parklara. martısı yok bu şehrin, simit atabileceğiniz martıları yok. ankara resmileştirir insanı, yaşamak için yaşattırır sadece insanı. egzoz kokar ankara, görebileceğiniz tek manzara ; kocaman binalarla dolu bi ankara..
    1 ...
  27. 1184.
  28. neden sevildiği bir türlü açıklanamayan ama çok sevilen şehir...
    0 ...
  29. 1185.
  30. ankaragücü taraftarına layık bir şehir. altyapısı boktan, pis, tozlu, asosyal, maganda dolu, gri bir şehir. 4 dönemdir melih gökçek'i seçen şehir lan daha ne olsun. ama üzülmeyin, eskişehir'e sadece 1,5 saat uzaklıkta.
    4 ...
  31. 1186.
  32. nefret etmek için birgünlük okul kaydımı yaptığı şehir. bir de diploma almaya gideceğim malesef.
    0 ...
  33. 1187.
  34. sabahın köründe sağnak yağışla uyandırıp, otobüse binince açan güneşle insanı pişiren şehir. özlemişiz bu hallerini.*
    1 ...
  35. 1188.
  36. hava durumlarındaki değişikliğe alışmanız gereken şehir. zira aynı gün içerisinde donabilir ve yanabilirsiniz. bu yüzden ya mont ya şemsiye bu aylarda hayat kurtarıcı olabiler. ancak hava ısındığında o montu taşımak gerçekten sinir bozucudur çünkü:

    tedarikliyim diye sevindim durdum
    sıcağı görünce yandım kavruldum
    mecnun oldum çöllere savruldum
    kırk kapıya muhtaç eyledi mont beni...

    bir garip ercanım bu dünyada konar göçerim
    gâhi ağlar, gâhi gülerim
    mont elde diyar diyar gezerim
    onulmaz dertlere saldı mont beni...

    (bkz: umut sarıkaya)
    3 ...
  37. 1189.
  38. normalde zaten sıkıcı olan ve ev arkadaşının abd'ye gitmesiyle evde tek kalınarak iyice sıkıcı olan başkentimiz.
    0 ...
  39. 1190.
  40. "sıkılan" insanların, "sıkıcı" bulduğu şehirdir. gel bir de bana sor.
    0 ...
  41. 1191.
  42. kış mevsiminin kendini hafiften hissetirdiği şehir. tir tir titrenecek günler pek yakın anlaşılan.
    2 ...
  43. 1192.
  44. 1193.
  45. soğuğu giyindi üzerine, titriyoruz bütün ev halkı. ben bu şehirle anlam buluyorum, o da ayrı mesele.
    3 ...
  46. 1194.
© 2026 uludağ sözlük