Evet belki deniz yok, evet belki beton yığını ama benimseyen için bambaşka atmosferi olan şehir. Sanki her caddesinin her sokağının ayrı bir geçmişi hikayesi var, hele bir de Ankara'da büyüdüyseniz.
Gecenin bu saatinde iş kitleyen müdürüme otobüsten selamlar.
Bu arada sabah oradayım, öğlene işim biter, pazara kadar dul ablalarımız bana ulaşabilir. Şaka şaka, yarın akşam geri dönüş.
Üniversiteden mezun olduktan sonra okulun bitmesinden çok ankara'dan gideceğim için üzülmüştüm.
Yıllarca başka şehirlerde yaşayıp özlemini çektim.
Sonra geri geldim. Memleketimden daha çok severim.
Elbette değişim normal de sakarya genciydik o zamanlar. Sgk işhanından, üst kat barlarından ne istediniz?
Yıllardır yaşıyorum bir hayrını göremedim ama çıkınca özlüyorum şehri.
istanbul aynı bir filmde söylendiği gibi benim için misafir çocuğu gibi. Seversin ama ağlayınca kaçıp gitmek istersin. Ankara ise kendi çocuğum gibi. Ne olursa olsun seviyoruz işte.
ankaralı bir arkadaşım var,sürekli evlilik baskısı yapıldığından bahsediyor. evlenenler de kocalarıyla çok kıskançlık kavgası ediyormuş, çalışmalarını istemiyorlarmış , ailelerine bile göndermiyorlarmış vs diye anlattığı için ankara denilince aklıma bunlar geliyor.
Önceden camın açık olması rahatsız etmiyordu. Şimdi tam uykuya dalarken ayağımla umarsızca vurup kapatıyorum canı. Ankara için yaz bitiyor. Bu yazıda aşksız geçirdik sözlük.