yaşadığım hatta büyüdüğüm şehir. seveni çok sevmeyeni daha çok. şahsen seviyor muyum, sevmiyor muyum ben de tam bilmiyorum aslında. çoğu şehre göre güzel, bazılarına göre çok kötü tabii onu inkar edemem. ama bir garipsin ankara, keşke daha iyi açıklayabilseydim..
Bir zamanlar içim kıpır kıpır sevdigim o dünyanın en güzel insanını görmek için gittigim. şimdilerde ise 06 plaka görmem sonucu bile gözlerimin doldugu o şehir.
12 ocak'da 6:45 kaybedenler kulübü sahnesinde süfer bir etkinlik olacak şehirdir. 90’lar Türkçe Pop Parti - Grup Vitamin & Mansur Ark & Hakan Küfündür daha denk gelir mi insana bilmiyorum.
2017nin son günlerini geçirdiğim hatta 2018 e girdiğim şehir. (bkz: yılbaşı tatili)
Tunalı hilmiyi sevdim baya. Ve tabikii en sevdiğim yer anıtkabirdi.
Sebebini bilmiyorum anıtkabirde japon turistler bizimle resim çekilmek istediler. Uzaktan resmimi çekti bir kaçı hatta. biz de anlamadık arkadaşla. Bu da benim ankaraya dair en komik anım oldu galiba.
bundan 5 saât önce bulunduğum kentti ki gene ayrıldık. her ne kadar istediğimi alamadan dönsem bile döneceğim, istediğimi alacağım ve başarılı olacağım.
Garip bir büyüsü vardır Ankaranın. Bazen bataklık gibi gelir, ne kadar zorlarsan zorla çıkamayacağını düşünürsün. Ama dışına bir adım attığında hatta niyetlendiğinde bile özlemeye çoktan başlamişsindir. Seviyorum be seni en güzel anılarımın şahidi...