dün sabah itibariyle gerçek kimliğine kavuşmuştur. bende diyordum burnumuzu yerlere düşürecek, götümüzü kesecek, içlik giymediğimiz için küfürler ettirecek havaya ne oldu da gelemedi bir türlü.
gitmek istediğim, fakat şartlar olgunlaşıp da gidemediğim şehir. ölüm olmadığı sürece bir gün orada olacağım, atanın huzurunda. ek olarak yerlisi hariç ankaralıyım diyen tiplerini de sevmem.
Ankaranin soğuğunu askerde farkettim. 5 sene okudum ama sabah 4:30-5:00'de o kadar soguk olacağını dusunmemistim. 4:30da nie kalkıp kahvaltiya gidiyorduk hala onu da anlamış degilim.
Keşke tekrar kar yağsa dediğim şehirdir. 2 gün önce kar yağmasına rağmen şuan inanılmaz soğuk. geçen yıl 30 Aralıkta yılın en derin karı yağmıştı umarım yine yağar.
Bence yaşanabilir bir şehir. Antalya'da yasayanlar deniz yok diyebilir ama istanbulluların bu nedenle burun kıvırması çok saçma. Istanbulda yaşıyorum evim de denize 6 7 km ama metrobusle karşıya geçiyorsam denizi görüyorum ancak. Zaten yüzemiyorsun da kodumun şehrinde.
yaşadığım hatta büyüdüğüm şehir. seveni çok sevmeyeni daha çok. şahsen seviyor muyum, sevmiyor muyum ben de tam bilmiyorum aslında. çoğu şehre göre güzel, bazılarına göre çok kötü tabii onu inkar edemem. ama bir garipsin ankara, keşke daha iyi açıklayabilseydim..