okuma yazmadan haberi olmayan dingillere göre çomarların başkentiymiş. hastaneye gittiğinde o çomar dediğin başkentte yetişmiş doktorlar kurtarır kıçını. anadolunun kalbidir ankara. sik kırıkları anlamaz.
bugünü ılık ve güneşli geçirmiş geceye doğru zıbımış ve kendini lodosun ıslık dolu kollarına bırakmıştır, havada dönüp duran sarı yapraklar da izlenilesi.
Kızılay sokaklarının aci verdigi sehir. Ben artık ne eylüle gidebilirim ne de sapkaya. Beni biraktigi duraga gidemez hale geldim. O asansorlu ust gecidin karsisindaki zafer dershanesinin onunde bana kendine iyi bak diyip gitmesi. Bi kerecik, son kez sarilmayi bile aklindan gecirmemesi.
Ankara hep boyle bi sehir belkide. Anıların aci verisi yuzunden soguk ve mutsuz bi sehir. insanların gülemedigi, sokakta yururken bile bi anda anilar yuzunden aglayabildigi bi şehir.
En az 3 4 sene daha burdayim. 2 hafta sorsalar kesinlikle burda yaşayacağım derdim. Suan burdan kacmak istiyorum. Olabildigince uzaga.
Sosyal medyada 10 kişi daha hakkında "gri şehir" yazarsa başkentliği düşecekmiş. Ben de ankara hayranı değilim de, bu ankara size ne etti kardeşim? Havası karanlık, denizi yok tamam da naapsın emekli olup sahil kenarına mı taşınsın şimdi bu şehir.
Bundan 600 yıl kadar önce ovası çubukta hezimete ev sahipliği yapan, bundan 100 yıl kadar önce nehiri Sakarya'da Yunan'a mezar olan, bugün islamın son sancağı ve Türk'ün bin yıllık bayrağını dalgalandıran Türk yurdunun kalbi, peyitaht, başkent. Gelecekte geçmişin istanbul'u.