gidenlerin bir zahmet gittikleri yerde kalmasını istediğim bugünlerde sakinliğin huzurun dibine vurmuş şehrim. ne insan gürültüsü ne araba klaksonu ne hayat telaşesi. gayet iyiyiz biz gelmeyin sakın.
arkadaşımın rol kabiliyetiyle ankarada denizde boğularak ölen arkadaşını anlatması sonucu acısını paylaşmamın ve 1 gece boyu üzüldükten sonra okulda arkadaşıma anlatırken durumu açıklayıp beni salak konumuna soktuğunu hatırlatan başlıktır. salak değilim sadece bazen direk konuya geçiyorum, gerisi teferruat.
aklıma ilk olarak (bkz: odtü) gelir. garip bir bağlayıcılığı vardır ve (bkz: istanbul)'a göre daha gerçektir.
yaşarken çok belli olmaz ama sonrasında hatırladıkça insanın özlediğini anladığı yer. tabii gittiğin zaman o eski ortamlarını bulamadığından, şairin dediği gibi en güzel yanı istanbul'a dönüş olan yer.
Kendisinden beş (5) yıl ayrı kalınca sofrada yüzüne bakılmayan kereviz gibi yalnız ve daha da berduş hissettiren şehir. Realizminden sokayım ankara, böyle sevilinir mi?