Yağmurlu havalarda çok sevdiğim sıcak günlerde ise nefret edip bir köşeye çekildiğim şehirdir. Bir yıl yaşadım ankarada yaşarken sevmezdim kendisini ama şimdi bakıyorum da hakikaten kendince ayrı bir albenisi varmış.
beni sucuğa çeviren şehrim. ulan benim öğlen yemek yediğim çok nadir görülmüştür ki bugün öğlen yemeğine çıktım ve restorana gidene kadar sucuk oldum. ayakkabılarım ıslandı pantolonum ıslandı. çok sinir oldum olum ankara bugün sana.
kıymetini bilmeyenlerin denizi yok, kış soğuk, yaz sıcak ve hayat yok gibi bahanelere sığındıran şehirdir benim şehrim. bu söylemleri gerçekleştiren kişiler genelde beklenti manyakları, ağzınla kuş tutsan yaranamayacağın kişilerdir. ankara sizin yolunuza hasret değil beyler! bilin istedim.
birkaç aydır yaşadığım acayip bir şehir. tespitlerimden en ilginç olanı ise "yol tarifi" verirken gerçekten zevkine yanlış yerleri söylediklerine inanmış olmam. bir değil iki değil. nedir yani?
i. melih ile bütünleşmiş yegane şehirdir. yakınları ve çevresinin son derece varlıklı olduğu duyumlar arasındadır. (bkz: ankara daki 25 yıllık iktidar)
dışarı gidince özlediğim , içindeyken mutlu olmadığım şehirdir. diğer şehirlerin havasını , suyunu , insanını hep garipseyip kendimi dışlanmış görmeme neden olan şehir. sadece burada yaşayabilecekmişim gibi. hapsolmuşuz aq.