istanbul'un yanında gerçekten de biraz sönük kalan, dün hayatımda ilk kez geldiğim şehir.*
yalnız kime bir adres sorsam bilmiyor, buranın insanları aynı bizim hadımköy'dekiler gibi herhalde...
kötü şehir değildir. yazın boş, kışınsa sınırları zorlayan bir kalabalığa ev sahipliği yapar. türkiye'ye gelen turistlerin pek bir ilgisini çekmemesi epey üzüntü vericidir.
bok atmış olmak için sallamıyorum ama, hele de burada doğup büyümediyseniz, yani sizi buraya bağlayacak çok kuvvetli argümanlar yoksa, hiç ama hiç yaklaşmamanız gereken şehirdir. yani 2-3 aydır bulunduğum (mecburen mecburen) şu şehre hiç ön yargılı gelmedim ama burası gereksiz bir kent arkadaş. üstüne üstlük arkadaş çevrenizi, düzeninizi, alışkanlıklarınızı, her şeyinizi şehr-i stainbul'da bıraktıysanız, geçmiş olsun.
Yani imkanları ortalama olan biriyseniz tercihiniz ankara olmasın, bişey yok burada, var diyen yalan söylüyordur, ankara gecelerinden güzellemeler, ankara sisine methiyeler kasan bebelere inanmayın, onlar da kendilerini kandırıyorlar zaten.
intihar şehridir.
öldürmez, acı verir. kışın daha çok yapar bunu, bu yüzden diğer tüm şehirlerden ayrılır.
edip'in yalnızlığını okur her sabah, selim ışık gibi tutunamayıp bu şehre düşersiniz. her sabah eksik, küçülmüş olarak uyanmak; bir gün o kadar küçülecek ki içimiz marmara'nın yoluna kuş olacağız, edip'in kitaplarına yalnızlık.
Butun ego, dolmus, otobus soforlerının kendını f1 pılotu zannettıgı sehır. Altı aydır burdayım daha eve gıttıgımde bugun de ölmedım anne demedıgım gun gormedım. Her kullanısımda yuregım agzıma gelıyor.