eskiden batı almanya için bonn neyse türkiye için de ankara odur. yani çakma başkenttir. nitekim almanya birleşir birleşmez ilk fırsatta eski başkentine dönmüştür.
türkiye'de de elitist ve kaymak tabakası yıllardır istanbul'u sömürmüş ve kaymağını yemişken, iş, işin adını koymaya, yani istanbul'un başkent olduğunun teyitine gelince yan çizmişlerdir.
evet, ankara lafta başkenttir ve idari birkaç kurumu çıkarırsak başkent'lik tüm ağırlığın istanbul'da olduğu görülür. maalesef, bu böyledir.
Öyle yalnızdır ki bu şehrin insanları, öyle mutsuz, öyle büyüktür ki mutsuzluğun, yalnızlığa sarılışı.
Sancı şehridir.
Yalnız bir kadın ankara.
Cebinde şiir taşıyan bir adam ya da.
varsa bir derdiniz, büyük bir yaranız, aşk acınız. darlaştıkça darlaşır insana. ankara insanın acılarını toplayan, savrulan rüzgarla birlikte yüzüne yüzüne bırakan şehirdir.
bu sabah bizlere serin anlar yaşatan şehirdir. böyle de merhametlidir Ankara, ama kırılırsa kimseler umurunda olmaz. Dünyanın en güzel yerlerinden dahi özlenen gri şehirdir. Renginin önemi yoktur, bağımlılık yapmasıyla meşhurdur.
Aşk, Memleket, hüzündür. Bir de tren garı vardır ki hayallerini sevdiğinin kollarında bıraktığın. Gençlik parkı, kızılay, turkuaz, trafik lambalarıyla inatlaşmak, arabalarla kavga etmek. Ankara demek aşk demektir azizim.
18 yıldır içinde yaşadığım halde hakkında pek fazla bi şey bilmediğim şehir. ben ankarayı sadece metro durağı olan yerlerden ibaret sanıyodum. hamamönünü, tunalıyı felan geçen sene öğrendim. ilk arabamı alıyım gezmedik yer bırakmayacağım ankarada.
dediysem de çok zor çünkü üniversite tercihlerimden hiçbiri ankaradan değil. özleyeceğimi de hiç sanmıyorum.
çocukluğumun gri şehri. ankara da yaşamayanlar bilmezler o şehrin büyüsünü. o şehirden ayrılma vakti geldiğinde anlarsın, o şehri aslında ne kadar sevdiğini. sokakların denize çıkmasa da seviyorum seni ankara.