güzeldir ankara, neresinden tutsan elinde kalır. yazın sıcaktan kulakların soyulur, kışın gelsen götün donar, dışarı adım atmak istemez insan.
malum kış önümüzde, kış deyince normal bir kış beklemeyin bu gudik şehirden. en olmadık ayın ortasında başlar bu illet kış.
ne zaman biteceği hiç belli olmaz
mart kapıdan baktırmaz burada, bizzat eve ziyarete gelir. bir çayını içmeden de asla kalkmaz.
keskin bir soğuktur buranın soğuğu, ama ankara'ya özgüdür. dışarı çıktın mı ankara'da olduğunu kafana kafana vurur.
yine de karla kaplanınca bu heybetli şehir ayaklarınız altında, ayak izlerini takip ederek mutluluğu bulabilirsiniz.
baharı olmayan şehir. arkadaş ilk defa bu sene bi bahar havası oldu direk hastalık geldi ya. 21 senede hatırladığım kadarıyla 2 kere hasta olmuş bu bünye yataklara düştü. artık kış gelsin de rutinimize dönelim ankara.
baba gibidir.ayazı sertlik katar mizacına,otoritedir.kravatlıdır.
sıkar,bunaltır bazen.küfür edersin,hep gideceğim dersin ama bi yere gitmezsin istemezsin.gidersende özlersin.
çiğdem mahallesinde yaşayanların özel ilgi ve şefkatle işkence gördükleri, otobüs beklemekten, bindikten sonra inememekten analarının bellendiği şehir.
köprüsü olmamasına rağmen trafik konusunda istanbulla başa baş giden, dolmuşları sabit ücretle çalışan, yarım saat gitsen de indi bindi yapsan da aynı parayı verdiğin, altyapısı yok denecek kadar kötü, sürekli olarak üzerine üzerine gelen devlet binalarının bulunduğu, bulunmayı hiç mi hiç haketmediğin lanet şehir...
yavaş yavaş kışın kendini gösterdiği şehirdir. her haliyle güzeldir.
tamam lan tamam istanbul izmir daha güzeldir belki ama özlüyoruz olum işte ankarayı. siz nereden bileceksiniz ankarayı özlemenin ne demek olduğunu?