hala seni bazıları lojman duvarlarının griliği gibi parçalı bulutlu ve boğuk zannediyor ya, olsun diyorum. herkes seni sevseydi, benim değerimi bilmezdin..
güncel bir espri yapmak gerekirse, aşk bazıları için altı harflidir derim..
hiç bir özelliği olmayan paranız olsa bile yapabileceğiniz aktivitenin az olduğu yok güvenparkta simit çay ne bileyim tunalı da salak salak gezmeler bunlar fakir adamların işi yani boş hatta bomboş bir şehir meclis, anıtkabir sil geriye hiç bir şeyin kalmadığı betonarme şehir yığını.
Ilk kez bir otogarda elektronik müzik caldigina sahit oldugum sehir. Daha önceden bir arkadasimin anlatimina göre kasvet demistim. Simdilik öyle bir sey sezmedim. Ha bir de evler güzel. Giristeki atlantik city miydi neydi. O manyak olmus.
Doktorlar tarafından Kalp hastalarına uzun senelerdir yaşanılması tavsiye edilmeyen, hatta ankaradan hızla uzaklaşmaları salık verilen şehir.
kötü havası insanı yorar. oksijen bakımından türkiyenin en kıt yerlerinden biridir. hatta en kıt yeridir.
sağlam adamı hasta eder havası. hayatımda bir defa gittim. ve resmen akşamına otobüsle geri, istanbuluma kaçtım.
allahım kabus gibiydi. kızılay çöplerle dolu. deniz yok birdefa. deniz olmayan şehirde yaşanılmaz be arkadaş. (gitmeden biliyordum tabii ki deniz olmadığını, öyle bir yazmışım ki, sanki gidince öğrenmişim sanmayın)
ne ağır karbonmonoksit havası olan biryerdir orası yahu.
sonra şehirlerin şehri istanbuluma geldim. kadıköy sahilindeki(otobüs duraklarının orası, haydarpaşa garının orda)çay bahçesinde bir ince belli çay keyfi satın aldım.
daha sonrasında moda çay bahçeleri(yine denize nazır)
o devasa maltepe sahili - yenikapı sahili.
eğer imkanınız varsa, sağlığınız için başka biryere taşının. zira havası çok ama çok kötü ve sağlıksız. bunu ben söylemiyorum, düzinelerce kalp doktoru söylüyor.
misal; canımdan çok sevdiğim (ne kadar sevdiğimi anlamanız için ya tanrı olmanız, yada ben olmanız gerekir) attila ilhan'ım; kalp hastası olduğu için doktor tavsiyesiyle izmire taşınmıştı.
birçok(başka şairlerin) şiir'de de havasının kötülüğünden bahsedilir. kurşun gibi ağır ve oksijen fakiri bir havası var.
boğuluyorum sandım gerçekten. ayrıca benim gittiğim gün; kızılay ve etrafı diz boyu çöptü. yemin ederim. hiç böyle bir olayla karşılaşmadım.
belediye sanırım hiç çalışmıyor.
gerçi imkanım olsa istanbulda da durmam. giderim izmir karaburun'a. sadece türkiyenin değil, dünyanın en temiz havasının olduğu söyleniyor (çoğu)uzmanlarca.
28 ağustos 2012 saat 12.30 da türk jetlerinin uçuşunu izlemiş şehirdir. o değil de savaş çıktı zannettim lan, nasıl bir psikolojiye giriyor insan, hemen mutfağa gidip bıçağımı aldım kendimi korumak baabında.
ankara nın en meşhur yerlerinden biri olan kızılay dan geçen son otobüs saatinin 12 olan şehir. en azından 541 için bu geçerli. bu olay sanki küçük ilmiş gibi 12 den sonra eğlenceyi kısıtlıyor. eğer son otobüsü kaçırırsanız arabanız yoksa taksicilere kaldınız demektir.
not: kısacası melih gökçek e göre 12 de yaşam biten şehir.
eryaman semtinin planlı ve yeşillikli bir şekilde kurulmuş planlanmiş il. ankaranın hiçbir semtinde görmediğim kadar planlı. yollari 3 şeritli -şimdi öyle böyle bir trafik olmamasına rağmen geleceği düşünmüş adamlar- ve hep site site yuksek bloklar olduğundan arabalar yollara park etmiyor. herboşlukta yemyeşil ağaçlar çimenler harika. şahsi arabanızla da merkeze 25 dk.