anayurt oteli

entry153 galeri5
    51.
  1. Yusuf Atılgan imzalı romandir. Bir diğer baş yapıtı ise aylak adamdır.

    (bkz: aylak adam)
    0 ...
  2. 50.
  3. bir roman uyarlaması olarak 87 yılının şartları, sansür,askeri rejimden yeni kurtulunmuşluğun verdiği ürkeklik hali ve nereye gideceğini henüz kestirememiş türk sineması göz önüne alındığında yeterince iyi bir sinema filmi. roman ise kanaatimce filmin de birkaç tık üzerinde. rus edebiyatından etkilenilmiş diyenler var. ama bu filmde rus romanları gibi kalabalık, bir görünüp bir kaybolan her biri cakayla hayat dersi veren boyar ve mujikler yok. maupassant'ın katı gerçekçiliği, sonradan demirkubuz ve ustaoğlu'nun hatta kısmen nb ceylan'ın da değineceği kasaba sıkıntısı, yabancılaşma, her taşın altında iğrenç bir kurbağa gibi gizlenen üçüncü sayfa haberi misali hayatlar. nereden bakarsanız yusuf atılgan'ın kitabını oradan görürsünüz. natüralizm denir, bilinç akış tekniği var denip joyce ile mukayese edilebilir. ancak bence atılgan, kendi romanını yazmış ve müthiş bir üslupla bunu gerçekleştirmiş. 50'li yıllarda gündüz ırgatların başında ürün devşiren gece ise fransızca roman çevirisi yapan bu adam bana hep düşündüğüm şeyi bir kez daha dedirtti. o titrek gece lambası ışığında yalnız yaşayan ne cevherler var ve o beyinler neler neler üretiyorlar. filmde unutamadığım ve etkilendiğim bir sahne var ki çoğu kişi belki üstünde durmamıştır bile. muhtemelen nazilli veya başka bir ege beldesi olan mekanda pazar açılırken esnaf, köylü kadın ve erkekler hoparlörden yaptırılan bereket duasına el açıyorlar. zebercet de o sırada tabiri caizse duaya yakalanıyor. elini belli belirsiz kaldırıp sonra sessiz bir öfke ve tiksinme duygusuyla ceketinin yenine sürerek indiriyor. haneke'ye de yakışırdı ama ömer kavur çok güzel vermiş o yabancılaşma halini..
    0 ...
  4. 49.
  5. kitap filme tam olarak yansıtılamasa da her iki şekliyle de oldukça etkileyici eser. karakterin iç dünyasının rahatsız edici olması sizin kendi kendinizi tekrardan gözden geçirmenize neden oluyor. her ne kadar karakter itici görünse de yine de acıma hissi oluşuyor kitabı bitirdiğinizde.
    1 ...
  6. 48.
  7. Ne ölüyüm ne sağım.

    zebercet. Ne ölü ne sağ bir karakter.

    yusuf atılgan'ın bu kitabı, yalnızlık ve insan psikolojisinin en ücra yerlerine, saklamıycam, tam olarak içinizi sıkan bir halde götürmesiyle, türk edebiyatında çığır açmıştır.

    Ve kült bir yapıt olarak tarihimizdeki yerini almıştır.

    Evet tam anlamıyla iç sıkar bu roman. Ki vermek istediği de kanımca tam olarak budur. Bu iç sıkıntısı öyle birşeydir ki, kitap biter, zebercet gider, ama sizde kalıcı olarak yer edinir. Bulaşıcı bir hastalık gibi. Kitap tarafından yayılan bir hastalık. Etkisi uzun süreler geçmeyecek bir hastalık...

    Ah zebercet...

    Zebercet bir tutunamayandı. Bunu net olarak belirtebilirim ki, zebercet tutunamadığı için bu hallere geldi. Selimin kaderini sezdim ben burada birazda. Ah selim, ah zebercet... Tutunamadınız.

    Tutunacak ne var ki sanki,biz tutunuyoruz da ne oluyor. Siz, siz güzel insanlarsınız. Biz, bizse tutunmak için bokun içine batmış ve bu durumun farkında olarak yaşamak zorunda olan mahlukatlarız.

    Siz, siz güzel insanlarsınız.

    Biz, değiliz.
    4 ...
  8. 47.
  9. okuyanı bunalıma sürükleyen yusuf atılgan eseri. tam da kar yağışlı melankolik atmosferde hiç iyi olmadı okuduğum.

    güzel kitaptır vesselam. otelin soğuk koridorları,
    gecikmeli ankara treni... beni benden aldı o bekleyiş, o umut, o bunalımlı ruh hali...
    1 ...
  10. 46.
  11. filmide gayet iyidir.. özellikle zebercet'i oynayan macit koper harikalar yaratmaktadır.
    0 ...
  12. 45.
  13. en az bir kere okunması gereken yusuf atılgan şaheseri.
    1 ...
  14. 44.
  15. ne çok yalan söyleniyordu yeryüzünde; sözle, yazıyla, resimle ya da susarak..

    yusuf atılgan _ anayurt oteli
    4 ...
  16. 43.
  17. ana karakteri zebercet olan yusuf atılgan'ın psikolojik yalnızlaşma temalı romanı. Anayurt otelinin müdürü olan zebercetin müşteriler ve otelde çalışan kadınla etkileşimi anlatıyor, kitapta erotik bölümler sıkça var zebercet sürekli otelde çalışan kadına uykusunda tecavüz ediyor, bir seferinde uyandırıp ilişkiye girmek isterken sinirlenip kadını boğuyor sonra otele kimseye almıyor falan en sonunda da intihar ederek hayatına son veriyor kitapta böylelikle bitiyor. Kitap bence çok iyiydi okumak isteyenlere tavsiye ederim uzun değil zaten 100 sayfa falan var yok bir şey kaybetmezsiniz bence okumayı deneyin arkadaşlar.
    2 ...
  18. 43.
  19. dönemde aylak adam'ın gerekli ilgiyi görmemesinden dolayı, kusursuz bir teknikle yazılan roman. ama yusuf atılgan kusursuz bir dil kullanayım derken içeriği kaçırmış ve yine -benim gözümde- aylak adam'ın gerisinde bir roman yazmıştır.

    rus edebiyatına bayılanlar için ilaçtır.
    2 ...
  20. 42.
  21. Ben daha çok filmden ziyade, roman üzerinden gideceğim. En iyisi bu!

    Çok boğuucu, kasvetli bir ambiansı var otelin. Atılgan, duvarların betimlemesini yaparken ykık dökük diyor ya, zebercet’in arada düdüklediği kadının yattığı odayı tasvir bile edemiyorum (filminde serra yılmaz canlandırıyordu bunu) Herhalde edebiyatımızda ilk kez manip depresif şizofreni teması işlenmiş bu eserle. Gerçi, çok psikanalitik dolaylama çıkar bu filmden. Ee romantik atılgandan, aşkı da veya aşk sanılan duyguları da içerisine katmasını beklemek gerekti zaten. Adam bir gece yapmurda evine gelen kadını arıyor, özlüyor. Fena bir durum. Hep bi umut var ama, gelmek bilmiyor.. temizlikçiyle yatıyor, tad alamıyor, aklında o yabancı kadın. Ahh siğarasını ben yaksam diyor. Cinsel dürtü cinayeti bile tetikliyor. Emanet aldığı otel ona dar geliyor; sonunda ruhu da bedenine dar geliyor.
    1 ...
  22. 41.
  23. ne yazık ki okuduğumda tam anlamıyla kavrayamadım. zaten okuduğum sıralarda aklım da biraz karışıktı, kitap da iyice bulandırdı. almak istediğim zevki tam olarak alamadım. incecik kitap ben daha kitabın içinde yer edinemeden, kitap bitti. oysa büyük umutlarla okumuştum, çok beğeneceğimi ummuştum, ama yok öyle yağma, ben bir daha okuyacağım. çünkü o karmaşanın ve anlaşılmazlığın içinde ben zeberceti, gecikmeli ankara treniyle gelen kadını sevdim.

    bence inceliğine rağmen hemen kendini veren, kaptırıp gidebileceğiniz kitaplardan değil bence anayurt oteli. tekrar okumanın bana çok şey kazandıracağını düşünüyorum.
    0 ...
  24. 40.
  25. Filmi memleketim nazilli'de geçen roman.

    izlemedim ama, romana baktığımda, mekan olarak Nazilli hiç de uygun değilmiş izlenimi uyandırıyor, belki o yüzden filmini izleyesim gelmiyor.
    0 ...
  26. 40.
  27. film biçimi o kadar karanlık o kadar iç karartıcıdır ki; indirdiğimden beri ne zaman izlemeye kalksam beş dakika sonra kalkıp bir işime bakarım. ne zamandır ertelediğim bir şeyi yaparım. üç gün açık kaldığını biliyorum izlenmiyor. bir senedir yarısına gelemedim.
    0 ...
  28. 39.
  29. arafta kalmışlık daha önce hiç bu kadar sert bir şekilde işlenmemişti. günümüzde hakan günday ve türevlerinin yapmaya çalıştığı şeyi yusuf atılgan yıllar öncesinden o kadar güzel yapmıştır ki hayran olmamak elde değil. zebercet karakteri yaratılmış hem en basit hem en komplike karakterlerden birisidir. filmini de ayrıca tavsiye ettiğim bu kitabı her edebiyat sever okumalıdır.
    0 ...
  30. 38.
  31. romanın kahramanı zebercet tekdüze,sıradan,saplantılı ama bir o kadar da açık seçik,dolambaçsız ve net bir karakter...tasvirler midenizi bulandıracak kadar gerçekçi.. yazıldığı döneme göre çok cesurca kaleme alınmış,marjinal ve başkaldırı niteliğinde bir roman.
    1 ...
  32. 37.
  33. sinema tarihimizin en ilginç , en gerçekçi ve en film gibi filmidir. ticari kaygısı olmayan bir kitap uyarlaması olarak anayurt oteli ömer kavurun usta rejisi ve macit koperin performansı ile türk sinema tarihi sanatının en başarılı filmidir.
    0 ...
  34. 36.
  35. gözleri, ağzı açık, bacakları gerilerek, çırpınarak sallanırken kollarını kaldırıp başının üstünden ipi tutmaya çalıştı. ne oldu? yapmayı unuttuğu bir şeyi mi anımsadı birden? ya da yeryüzünde tek gerçek değerin kendisine verilmiş bu olağanüstü yaşam armağanını korumak, her şeye karşın sağ kalmak, direnmek olduğunu mu anladı giderayak? yoksa bilinçsiz canlı etin ölüme kendiliğinden bir tepkisi miydi bu? başı öne eğiliyordu. kolları iki yana sarktı. yukarıdan, sallanırken tahtaya sürtündüğü yerden ip çatırdadı.. (sayfa 108)
    1 ...
  36. 35.
  37. çok çok iyi bir kitaptır ama bu aralar hiç sevmiyorum. sebebi de üniversite kütüphanesinden aldım ve kaybettim. artık masaaltı mı yapacağız, bulaşık mı yıkayacağız bilmiyorum.
    0 ...
  38. 34.
  39. piskolojiden * az çok anlayan biri olarak söylüyorum: kürk mantolu madonna ile sıkıcılıkta başabaş gider.
    1 ...
  40. 33.
  41. insanı derin bir melankoliye sürükleyen, yaşadığı hayatı sorgulatan, yer yer mide bulandıran, çok kez bırakılmak istenen fakat bir türlü bırakılamayan kitap.
    2 ...
  42. 32.
  43. izlediğim en iyi türk filmlerinden biridir.

    aylak adam kitabı da şimdilerde okunmaktadır.
    1 ...
  44. 31.
  45. 30.
  46. kitabı ayrı bir güzel filmi ayrı bir güzel olan müthiş eser.
    1 ...
  47. 29.
  48. kitabın kahramanı zebercet in yaşadıklarıyla yer yer hüzünlendiğim yusuf atılgan ın müthiş eseri. psikolojik sorunları had safhaya gelmiş bireyin yaşadığı ruhi bunalımlar, geçmiş ile yaşanılan anın karmaşası, işlenen bir cinayetin meşruiyetini okura sorgulatır. mutlaka okunması gerekendir. not: zebercet in 10 kasım da intihar etmesi yeni farkettiğim güzel bir ayrıntı olmuştur.
    5 ...
© 2026 uludağ sözlük