mutlaka gidilip görülesi ama yaşanmayası şirin şehir.ama alacağınız tat gezinizin nerelerden ibaret olacağıyla doğru orantılıdır.eğer ben kültürel ağırlıklı bir gezi yapıcam derseniz memnun kalırsınız.yok aga ben her bi haltı yiyip dağıtmak istiyorum derseniz iki kat memnun kalırsınız ama yaşayacağınız macera dua edin de size en az zararı veren cinsten olsun.ayrıca iş için gidiyorsanız yanınıza ekstra para alın,verilen harcırah, müze,coffeshop,red light district vs. ziyaretlerinize yetmeyebilir.ama diyorsanızki benim şirket bonkördür,harçlığımı da cebime koyar o ayrı.bisiklet yolundan yürümeyin,zira orası sadece ve sadece bisikletliler içindir ve eğer siz o yolda yürürken size çarparlarsa hiçbir şikayet hakkınız yoktur,onlar haklıdır.burdaki kapkaç olayları kadar saldırgan olmasa da amsterdam da hırsızlık yaygındır.eğer küçük bir dijital kameranız varsa aman cebinizde dolaştırmayın,çarparlar,kendimden biliyorum.hollandanın doğru dürüst bir yemek kültürü olmadığından fast food tercih edin.türk lokantaları genelde fabrikasyon yemek yapıyor,pek lezzetli değil.ama kötünün iyisi için eski kraliyet sarayının arkasındaki caddede mevlana hotel-restaurantı tercih edebilirsiniz.öğrenci iseniz hesaplı hostelleri araştırın derim.ama öğrenci değilim,çalışıyorum yada öğrenciyim ama para gani diyorsanız da nh hotels'in herhangi bir otelini tavsiye ederim,çok temiz ve düzenli oluyorlar ama biraz tuzlu haliyle.özetle amsterdamı imkanınız varsa gidin görün ama bağlanmayın derim...
hostellerin fiyatı 18-25 euro arasında değişen güzide kenttir. merkeze uzak bir hostelde kalmıştık interrail maceramızda hem gecelik 18 euro idi, hem de çok teferuatlı bir kahvaltı vermişlerdi. daha sonra yürümekten yorulan backpacker ruhlu bünyemiz neticesinde aynı paraya merkeze yakın bir hostelde kalmıştık ama burda kahvaltı bile vermemişlerdi lakin hostelimizin hemen altı coffee shop ve redlight çok yakındı.
herkesin birbirine bu kadar yabancı olup bu kadar içiçe olduğu başka bir şehir olabileceğini düşünmüyorum. sıradan bir haftasonunda bile insanı eğlendirebilen bir şehir. marjinal takılan insanların cenneti, muhafazakarların pisliği olup, özgürlüklerin diğer metropollere göre ucu daha açıktır. ancak yaşayanları yerlileri bunun bokunu çıkarmaya niyetli de gözükmüyorlar.
super8 & dj tab denen hayvanatların yaptıkları remix ile birlikte 4. boyuta geçen luminary parçası. aşağıdan dinlenip "ohaa haklıymışsın ne kadar güzelmiş" diyebilirsiniz.
insanlarının anlamsız bi mutluluk içinde sokaklarda dolaştığı şehir, sebebi açık marijuana, etrafa gülücükler saçan herifler piyasada bol, aynı zamanda duvara yaslanmış güneş gözlüğünün ardından insanları izleyen sert duruşlu pezevenkleride tırstırıcı.
adı amstel nehrinden gelir. hollandalı çalışkan amcalar amstel nehrine tonla bariyer yapmışlar su baskınlarını önlemek için şehrin adıda amste dam olmuş. dünya üzerinde yaşayan 190 farklı miletten 177'sini burada bulmak mümkün son derece karışık olmasına rağmen sokakta yürürken tek bir rahatsız edici tını duymak mümkün değil. sokaklarında yürürken akla tek bir şey gelir *
gece kulüplerinde özel tekila geceleri olur. çıplak bir karı kucagınıza oturur. bir memesi tuz, diğer memesi limon suyu içerisindedir. tekilanızı shotlar iki memeyi sırasıyla yalarsınız. bu eylem için ortalama 8 avro verirsiniz.
kahkaha krizine yakalanan insanların normalde başka bi şehirde toplaması gereken dikkatlerin onda birini toplamadığı, zerre yadırganmadığı şehir. uçmuş bu normal gözüyle bakıyorlar, o kadar alışmışlar. dünyanın bambaşka bir bölgesi gibi zira et * ve otun bu kadar yasal oluşu, her şeye cinsel anlam yüklenmesi açısından rakibi yok.
yurdum insanları tarafından, sahte mutluluklar şehiri olarak anılan şehir. türkiye deki şehirlerde çok mutluyuz biz, dünyanın en mutlu insanlarıyız evet.