işgal ettikleri her ülkeye demokrasi! götürmeyi amaçlayan ama petrollerini ve doğal kaynaklarını sömürdükten sonra, ülkeyi; iç karışıklıklarıyla birlikte göt gibi ortada bırakan devlet.
avatar'da bile adamlar yer altı kaynakları için; koca gezegendki ülkeye saldırıyorlardı. ulan dünya yetmedi, bari oraları rahat bırakın. sizin yüzünüzden dünya imajımız sarsılıyor, hepimizi kötü sanacaklar*.
Amerika halkı alt tarafı Avrupanın istenmeyenlerinden,orada başarı sağlayamayanlardan oluşmuş bir halk. Tehlikeli ve hilekar. Onlar ırk değil. Onlar bir kültür bile değil.Avrupa ziyafetinden kalan artıkların yeniden ısıtılıp sofraya konmuş hali onlar.
sanıldığı gibi dünyayı yöneten bir devlet değildir. dünyayı yönetenlerin yönettiği bir devlettir. bush , obama , clinton , nixon ... bunların hepsi birer kukladır. 1. dünya savaşından sonra oluşan dış politikası sayesinde , dünyaya acı çektire çektire bu konuma gelmiştir. bunları görmek için çok okumaya gerek yok , sadece çerçeveye geniş bakan mantıklı bir insan beyni lazım.
çok iyi yönetilmekte. medya sayesinde nabız yoklamakta ve ona göre davranılmaktadır. bakınız efendim son dönemden örnek verelim:
baba bush : sert , savaş manyağı , ülkesinin çıkarları için herşeyi yapabilecek bir başkan. icraat: körfez savaşı
clinton : matrak , skandallı , şirin gözükebilen , ama gerektiğinde sert politikaları olan bir başkan. icraat : monica
bush : yarım akıllı , savaş manyağı , ülkesinin çıkarları için herşeyi yapabilecek bir başkan. icraat : ırak - afganistan savaşı
yani dikkat ederseniz ne zaman savaş politikası yüzünden tepki toplansa , hemen sevimli bir başkan gelmekte. nabzı çok iyi ayarlıyorlar.
bush 'un müslüman dünyasında büyük bir tepki toplaması üzerine , hoop hemen obama gelir . herşey yatışır. diplomatik ilişkiler düzelir falan.. yalan işler bunlar.
bütün bunlara dayanarak obamanın iktidarından sonra büyük bir savaş bekleyebiliriz.
18.yy. sonunda ingiltere'ye karşı verilen bağımsızlık savaşı sonunda bugünkü topraklarının doğu ucunda kurulmuş olan ve şu anda federal yapıda örgütlenmiş 50 "devlet"("state")ten oluşan cumhuriyettir. günümüzde önemli bir dünya gücü haline gelmiş olup, emperyalizmin önde gelen temsilcilerindendir. cumhuriyeti oluşturan "state"ler içişlerinde bağımsız olmakla birlikte, federal devletin kısıtlamalarına tabidirler. "state" yöneticileri seçimle göreve gelir.
bi bok yok, gozunuzde buyutmeyin. bir yandan freedommm derken ardindan yapilan neo-conservative likleri gorunce kusasiniz geliyor. insani it gibi calistirip oldurmeyi amaclayan more equal insanlarin ulkesi. hele benim gibi eglenceye duskun biriyseniz cogu zaman zindan olur buralar. siktimin beyzbolu, amerikan futbolu her gun calan zenci rapleri, top pop sarkilar insani delirtir. siz de kendiniz gibi bir immigrant ile iyi anlasirsiniz ki bu buyuk ihtimalle eastern european veya latin american olur.
edit budut: nasil unuttum, yasaklar ulkesi!!!! burda ki yasaklar insani katil eder, yasamayan bilmez vala. en basitinden sokakta bira icmeye tak 50 dolar arti community service yazan polislerin oldugu ulke!!
ahh gozunu sevdigimin avrupasi...tasaklarina kurban olsun abd senin. ulan mis gibi futbol, asmis massive attack, portishead gibi ingiliz gruplarini herhangi bir yerde gorme imkani vs... racism? merak etmeyin abd'de de alasi var. siz hele im turkish deyin bakiyim. sonraki uc saat sizinde de diger avrupalilardan ki ozellikle yunanlilardan herhangi bir farkinizin olmadigini anlatmakla gecer...offfffffff offfffff...
üstü örtülmüş ve unutturulmuş, büyük nüfuslu bir yerli soykırımı sonrasında kukla amaçlı olarak bir çok yeniliğe imza attırarak nihayette liberal-kapitalist bir dünya oluşumunun fitilini yakmayı gayesindeki ingiliz soyluları tarafından kurulmuş ve hala da koskocaman bir projenin kukla ülkesidir. görünen, israille ortak çalışma yürüten bir memlekettir, zira öylesine müthiş hazırlanmış bir kurgunun parçasıdır ki, amerikan ingilizcesi(!) dili ve özgürlükler ülkesi, eşitliğin ve adaletin koruyucusu suretleriyle bağımsız bir ülke görünümündedir. nazi imparatorluğunun, ilişiği olmadığı halde sonunun getirilmesinde kıçıkırık bir destekte bulunmuştur. iki rakibinden komünist rusya'yı propaganda ile kapitalizm lehine kullanmıştır, ikinci rakibi japonya'yla nükleer saldırıda bulunarak sonlanmasına sebep olan soysuzca bir savaş süreci geçirmiştir. göründüğü kadarıyla iplerin elinde olduğu değil, bizzat ip olduğu bir isimden ibarettir. bir kuklacı olan ingiltere'nin sahnede görünen uzantısıdır. yanısıra mortgage adlı s.kindirik bir ekonomik metodun icat edildiği toprakları yüzünden dünya çapında bir krize sebep olmuştur. hala da kendi piyasaya süreceği evrensel ve tek para birimi hakkında yoğun çalışmalar sürdürmektedir. yıllık 1.4 trilyon dolar borç faizi ödediği söyleniyor. fakat ihracat devi bir ülkenin bile dış borcu varsa, bunca ülkenin nereye borcu vardır sorusunu akıllara getirir. savaşa gitmeden savaşmasıyla meşhurdur. afganistan'sa, başka ülkelerden asker toplar, ırak'sa, 100 tanesinin öleceği 150 kişilik bir ordu gönderip, kalanları yakın ülkelerden ödünç alır. sadece seçim kazanmak için zenci ve işe yaramaz bir başkanın etekleri altında saklanır. kenedi gibi, kendisini adam edecekleri öldürür. rezil bir yerdir. sadece betondur, yüksek binalardan ibarettir. özgürlük anıtı meşhurdur. sanki yüzyıllar boyu zamboçya sömürgesi altında yaşamış da, günün birinde bağımsızlığını kazanmıştır. şimdilerdeyse türk insanını, türk askerini yıldırıcı faaliyetlerde bulunmaktır. hiroşima'da, navazaki'de, teksas'ta, san fransisco'da aldığı canları unutmuş bir vaziyette soykırım taslakları sunar dünya huzuruna. vaktiyle alman halkını yahudilere karşı zorunlu bıraktığı gibi, bizleri de ermenilere tazminat ödemeye zorunlu bırakacaktır yarım kalmış aklıyla. barışçıl demeçler, hareketlerde bulunduğu izlenimini televizyonlardan yayarken, insana feci bir ölüm yaşatacak olan uranyum mermileriyle uğraşmaktadır. sürekli şarkıcılarının baldırlarını soyarak, aptal saptal diziler yayınlayarak kendi milletinin dahi aklını kurutmuştur, dünya için de aynısını uygulamaktadır. ordu giderlerini koka kolayla, mekdanıldsla karşılamaktadır halktan aldığı vergiler dışında. insanları da günaha sokuyor aldıkları hamburgerlerden gelen gelir yoluyla sıktıkları kurşunlar yüzünden. türkiye cumhuriyeti'nde de akp şubesi mevcuttur. insanların bilinç altlarıyla ayakta kalmaktadır, zaaflardan istifade etmektedir, özgürlüğün temsilcisi kılığında insanlığı yok edendir.
4 temmuz 1776'da George Washington tarafından amerikan bağımsızlık bildirgesi'nin yayınlanmasıyla bağımsızlığı ilan edilen ülke.
tematik bir tanım yaparak başlamak istedim.
eğitimli olduğumu düşündüğüm bir bir insan olarak, tabii ki amerika birleşik devletleri'nin göründüğü kadar basit bir ülke olmadığını sanıyorum. yani, gizli planları, dünyayı yönetme çabası vs. bunlar vardır sanırım. ama bu kadar da basit değildir ya? öyle midir? bence değildir.
yani bu ülkenin gerçeklerini uludagsozluk.com'da yazan bir kaç adamın ifşa edebilmesi sanki bu kadar da kolay değilmiş gibi geliyor. kuklanın allahı olduğunu dahi varsaysak, 72 trilyon dolar iç piyasa döngüsünden bahsediyorum yıllık. bu parayı kendi içinde döndüren bir ülke, cia , fbi ve daha benzeri ne varsa, bu tip gizli planların "gizli" tutulması için bu kurumlara para yığmıyor mudur? benim düşüncem, sıradan insanlar olarak bizler, her gün basında yer alan haberleri takip eden bizler, çeşitli "satılan" kitaplar alan bizler, ne bileyim, televizyonun karşısına geçip trt1 falan izleyen bizler(trt1 devlet televizyonu olduğu için verdim reklama girmiyor*) sanki o kadar kolay bilemezmişiz gibi geliyor komploları falan. yani bizim bildiklerimiz bu 72 trilyon dolarlık güçlü devletin, bilmemizi istedikleridir belki. "oyuna gelmeyeceğim, benim bir aklım ve iradem var, bu adamlardan nefret ediyor ve karşılarında duruyorum ve işte bunlar da gizli planları" derken, bu sanki amerika'nın bizden yapmamızı istediği şeydir gibi geliyor. çünkü inanıyorum ki hiç bir kukla, kukla olduğunun farkında değildir. o anda onu yapması gerektiğine inandırıldığı için onu yapmıştır ve bunu komuta eden birileri, onun bu durumda ne tepki verebileceğini kestirebilmişlerdir. kaldı ki ellerinde çok büyük bir istatistik bilgisi olduğunu bildiğimiz bu adamlar, dünya üzerinde yaşayan insanların psikolojik yapılarının bir şablonunu çıkarmış ve medyaya bu psikolojik yapıları kendi lehlerinde hareketlendirebilecek yayınlar sürmüş olabilirler. bunu yapmak için en iyi yönetmenleri, oyuncuları, yazarları kullanmış olabilirler. yani belki hepimiz amerika'nın tam da istediği gibi hareket ediyor olabiliriz. her birimiz.
ya da,
amerika sadece kendi çıkarlarını korumak adına son dakikayı bekleyip kaba kuvvet kullanan bir ülkedir. esasında bizlerin neyi düşündüğü umurlarında değildir. ne yapmak istediğimiz umurlarında değildir. tek bildiği, eğer seslerini çıkarırlarsa ezerizdir. bu da bir fikir. ama öyle geliyor ki bu iki fikir diğer tüm fikirlerden daha mantıklı. yani eğer "komplo"larda çıkan o dehşet verici güç gerçekse, senin "komplo"n da bu gücün izninde hayat buluyordur. yok değilse komplon zaten çürümüştür.
dini inanç barından tüm arkadaşlarımdan özür diliyorum ama bu konu biraz "tanrı kaldıramayacağı taşı yaratır mı" paradoksuna benziyor. (teşbih'de hata olmaz, lütfen tanrı inancı taşıyan arkadaşlar kendi inançlarının sorgulandığını hissetmesinler. burada amerika birleşik devletlerini tanrı'ya benzeten bir yapı bulunmuyor, sadece paradoksu tanımlamak için kullandım.)
şimdi de sosyal yapısına gelelim amerika birleşik devletleri'nin;
gidenlerden çok memnun dönenler, nefret ederek dönenler, hiç dönmeyenler mevcut. gerçek şu ki; bunların hepsi normal.
ilk olarak insanın yetiştiği büyüdüğü yer, ilk güzel anıların canlandığı yerler olduğundan genelde cennet köşesi gibi gelir. alışkanlıklarınız çevrenizin alışkanlıkları ile benzerlik gösterir ve alışkanlıkların farklı olduğu bir yere gidince alışamaz, huzursuz ve mutsuz olursunuz. amerika birleşik devletleri 50 eyaleti ile 250 milyon'dan fazla insana ev sahipliği yapan büyük bir ülkedir. 3 farklı zaman dilimi sınırları dahilinde kullanılır ve 2 adet okyonusa kıyısı vardır. burada bir yere gittiğinizde, ırkçılıkla karşılanmanız, samimiyetle karşılanmanız, tedirginlik ile karşılanmanız gayet normaldir. aynı şekilde türkiye'de de bir türk olarak diyarbakır'a gittiğinizde farklı, çorum'a gittiğinizde farklı, edirne'ye gittiğinizde farklı karşılanır, farklı tatlar alırsınız. ki türkiye nüfus yapısı açısından amerika birleşik devletleri kadar heterojenize bir yapıya da sahip değildir. ortak bir kültür ve geçmiş halkın büyük bir kesimini kapsamaktadır. gel gelelim amerika'da ortak bir kültürden bahsetmek farklı eyaletler için pek mümkün değildir. eyaletten eyalete, sözcük gruplarının kullanımı bile değişebilmektedir. böyle bir ortamda, bu ülke içerisinde farklı tutumlarla karşılanmanız gayet normaldir. ama her şeye rağmen, amerika birleşik devletlerinde bulunan herkes, her ne kadar bazıları, bazı olaylardan ötürü kabul etmek istemeseler de en az bir kez hayran olurlar. nefesleri kesilir. dünya'nın en gelişmiş ülkelerinden biri olarak bu durumu ziyaretçilerde yaratmak, amerika için ilginç bir şey olmasa gerek. özellikle türkiye'den giden türkler'in, doğu kültürü ve avrupa kültürüne aşina bizlerin, orası hakkında hissettiklerimiz gayet normal olsa gerek.
amerika birleşik devletleri bazen sadece amerika birleşik devletleri'dir. devletlerin sahip olduğu güçlerin karşılaştırılması ve yapılması gerekenler hakkında şöyle düşünelim, piramitin alt bölümlerindeki devletler, yukarı çıkmak için uğraşırlar ama kaybedecekleri bir şey yoktur çünkü alttadırlar. ortadaki devletler, nispeten iki kesime göre de daha rahattır, yukarı çıkmak için uğraşırlarken, yukarı çıkana kadar kendi seviyelerindekilerle iyi geçinirken, yukarıdakine gülümser paçasını çekerler, alttakiler ise onlar için, yukarı çıkabilmek adına herşeyi yapmaya hazır askerlerdir. onları aç kalmamaları için beslerler. piramitin en üzerindeki ise yalnızdır. ve kaybedecek çok şeyi vardır. en kötü planı, bir gün aşağı ineceği kesinleşince, herkesi yok etmek için elinden geleni yapmaktır. ve ilk günden itibaren, o gün herkese en çok zararı verebilmek için çalışır.
bu adamlar kendilerini çok zeki veyahut dünyanın diğer milletlerinde yaşayan insanları çok salak zannediyorlar herhalde. zamanında kafana göre oraya buraya nükleer bomba atıyordun tabi. şimdi herkesin nükleer bombası var.
herkesin nükleer bombası olunca ne oluyor ? herkes bu kendini zeki zanneden denyolara uyuz olduğu için, nükleer silahlar bu arkadaşlara tehdit oluyor. daha sonra da ''nükleer silahlanmaya son'' gibisinden kurnazca fikirlerle, tüm dünya da nükleer silahlanmayı bitireceklerini zannediyorlar. yemedi değil mi ? ne sanıyordunuz ? sadece sizin mi nükleer enerjiye sahip olacağını ?
amerikanın son çırpınışları bunlar. büyük bir güç olduğu konusunda şüphem yok. evet büyük bir güçtür ama teknolojinin sayesinde. artık diğer ülkelerde teknolojide ilerliyor.
kuzey amerikada 15. yüzyılda şekillenen kolonilerin 1776'da ingiltere'ye siktiri çekerek bağımsız olmalarıyla kurulan federal devlet.
novus ordo seclorum ve annuit coeptis gibi latince söylemleri armasında barındırır, buradan da anlaşılacağı gibi abd bir dünya imparatorluğu olma amacını taşımaktadır. kurucuları pek ünlü masonlardır. (yok "masonlar kötülerdir, tüü onlara" diye söylemiyorum harbiden böyledir)
20. yüzyılda ve günümüzde kendi önderliğinde kurduğu nato adlı küresel terör örgütüyle birlikte dünyanın canına okumakta ve imparatorluğunu ortaya koymaya çalışmaktadır.
yapılan bir araştırmaya göre türk halkının güvenmediği ülke. işin komik tarafı ise, türk halkının, güvenmediği ülkeye güvenen partiye oy vermekten çekinmemesi.
You know i'm getting real sick and tired of my politicians making excuses for your ridicoulous use of force with OUR(AMERICA) weapons.
biliyor musunuz ben gerçekten amerikan silahlarıyla yaptığınız gülünç güç gösterilerinin ardından sizin adınıza politikacılarımızın dilediği özürlerden bezdim.
tiredamerican
Extremely aggressive approach toward Israel by the turkish jihadists is nothing but a play with the fire.They shouldn't be surprised when kurds and armenians take back their lands.
türk cihadistlerden israil'e karşı bu inanılmaz agresif yaklaşım ateşle oynamaktan başka birşey değil. kürtler ve ermeniler topraklarını geri kazandıklarında şaşırmamalılar.
american
shame on us the children of Holocaust survivals how can we be proud of our army who could not face the hizballah in lebanon and now wants to show its might
holocaustta hayatta kalanların çocukları nasıl böyle bir orduyla gurur duysunlar. hem de lübnan da hizbullah'la yüzleşememişken. şu anda kuvvetlerini göstermeye çalışıyorlar.