avrupanın diğer ülkeleri ile kıyaslandığında, sanatın etkilerinin en az olduğu ülkedir. ancak bir türk için yaşaması en kolay ülkelerden biridir zira özlenen bazı şeyleri bulmak mümkündür ülkedeki türk nüfustan dolayı.
gurbetcilerimizden on kat daha vefali, saygili, yardimsever, sagduyulu ve kültürlü topluma sahip ülke. Kizlarini ayri yaziyorum, zira kac misli olduklarini hesaplamak biraz güc.
yaşanılası bir yer olup tır şoförlüğü için idealdir. fena da para kazanmaz buradaki tır şoförleri. orta avrupa'ya açılmak isteyenlerin kullanabileceği stratejik nokta.
Zamanında her sarı saçlı ve kalıplı insan gördüğümde "Alman herhalde" diye düşünmeme sebep olan Avrupa ülkesi. Çok acılar yaşamışlar çok zorluklar çekmişlerdir ama yılmamış ve gelişmiş ülkelerin arasında yerlerini almışlardır. Saygı duyulası memleket, gurbet..
ne yazsam ne söylesem boş..
anlatacak olup , aklıma bi anda çok şey gelmesinden mütevellit anlatamadığım..
savunmaya başladığım nefret ettiğim ,
saygı duyduğum ,
kıskandığım ,
küçümsediğim ,
kıyasladığım ,
kendimi 3 seneden beri ihanet ediyorum gibi hissettiren..
ülke
robotlaşmış almanların ülkesi. zira, iş dünyasına acayip bağlı, ve de dürüst biçimde iş dünyasına atılmış olan almanların ve de tabii ki onlara, bu hız ve tempoya uydurabilen çeşitli milletlerden insanların yardımıyla almanya'nın almanya olmasını sağlamış bir iş gücüne sahiptir. sabahın 06.00'ında bile, neredeyse tamamına yakını dolu olan trenlere rastlayabilirsiniz. bizim ülkemizde, insanların götünde pirelerin halay çektiği vakit, insanları işlerine yol alırlar, 18.00 sularında da, insan görmek zordur yollarında.
özellikle yazin bittigi, kisin cok kisa bir süre sonra baslayacak olacagi zaman diliminde * yasanmasi gercekten izdirap cektiren, ve yine özellikle bu zaman diliminde * neredeyse her gün bulasik suyu kivaminda gökyüzüne sahip, birbirinin kopyasi insanlardan meydana gelen sevimsiz ülke.
her gün onlarca tır kaldıran ülkedir. dünyanın dört bir yanında görülebilir arkasında gociman deutschland yazan tırlar. hatta heil adolph hitler! diye bağırırsanız alman olup olmadıklarını da anlarsınız. *
Roma Germen imparatorluğundan itibaren başlayan tarihsel devamlılığı Mayıs 1945'te son bulmuş ülkedir. Ülke baştan aşağı işgal edilmiş, ikiye bölünmüş, elde edilen parçalar sahiplerince kendi çıkarları doğrultusunda yeniden şekillendirilmiştir. Halen dünyanın en büyük Amerikan üslerinden birini barındırmakta olan Almanya üstüne üstlük geçmişine özlemle bakan bir ülke de değildir.
Gidip yerleşmeyi düşündüğüm, o nedenle de bu aralar yoğun bir şekilde hakkında bilgi topladığım Orta Avrupa ülkesi.
Topladığım bilgiler aslında birbirini tutan şeyler. Herkes Almanya'nın düzenli oluşunda, insanlarının kurallara uyuşunda, güneşin nadir yüzünü gösterdiğinde falan hemfikir. Ancak buna rağmen konuştuğum insanlar neredeyse "asla yaşanmaz" ve "harika memleket" diyenler şeklinde iki kısımdan oluşuyor. Anlamadım değer mi gidip yaşamaya yoksa değmez mi. En iyisi gidip dünya gözüyle görmek herhalde.
şu sıralarda gübre kokusu * nedeniyle ingiltere kendisinden bir özür beklemekteymiş. Londra büyükelçisi ise; ne münasebet (!), diyerek almanvari bir bir çıkış yapmış ve yarılmama neden olmuştur.
ilginç olmasa eklemeyeceğim haber şu şekilde;
Almanlar gübreliyor ingiltere kokuyor
Almanya'da kışın uzun sürmesi üzerine çiftçiler tarlalarını gübrelemeye geç başlayınca, bahar rüzgarları nedeniyle tüm Avrupa önceki gün "felaket" bir kokuyla uyandı.
ingiltere'nin güneyinde yaşayan binlerce kişi, sabah saatlerinden itibaren polis, itfaiye ve kanalizasyon müdürlüklerini arayarak "Bu koku da ne" diye sordu. Çoğu uzmana göre cevap tuhaf, ama basit: Almanya'dan gelen gübre kokulu hava kütlesi.
Normal şartlarda Atlas Okyanusu üzerinden gelen "temiz" rüzgarı alan ingiltere, hava koşullarının değişmesi üzerine Alman gübresiyle tanıştı. Hükümetin belirlediği yönetmeliklere göre 1 Şubat'tan beri tarla ve meralarını gübreleyebilen Alman köylüleri, soğuklar bitene kadar beklemeyi tercih etti. Gübreleme işlemi henüz başlayınca, bahar rüzgarıyla birleşen koku Ruhr bölgesindeki sanayi tesislerinin de üzerinden geçerek tüm Avrupa'yı sardı. Bild Gazetesi, Almanya'nın kuzey limanı Hamburg'da kokunun dayanılmaz olduğunu perşembe günü yazmıştı. Belçika ve Hollanda'daki çiftçilerin de "destek verdiği" koku cephesi önceki gün ingiltere'ye kadar ulaştı. ingiliz Kraliyeti'ne evsahipliği yapan Windsor Şatosu'ndan, BBC'nin Londra stüdyolarına kadar ülkenin güneyi, "metan gazı aromalı domuz ve inek gübresi" kokmaya başladı. Daily Mail Gazetesi, salı gününe kadar ingiltere üzerinde kalacağı bildirilen koku kütlesi nedeniyle Almanya'nın Londra Büyükelçiliği'nin "özür dilemek niyetinde olmadığını", hatta bir yetkilinin "Suçlayacak birini arıyorsanız Fransa daha yakın" dediğini yazdı. * http://www.hurriyet.com.t....asp?gid=229&sz=32725