amerikan beslemesi alman yeşiller partisinin kurucusu ....
Petra Karin Kelly (29 November 1947 – c. 1 October 1992) was a German Green politician and ecofeminist activist. She was a founding member of the German Green Party, the first Green party to rise to prominence both nationally in Germany and worldwide.
Petra Karin Lehmann was born in Günzburg, Bavaria (then the American Zone of Occupation, Germany), in 1947. She changed her name to Kelly after her mother married John E. Kelly, a US Army officer. She was educated in a Roman Catholic convent in Günzburg and later attended school in Georgia and Virginia after her family relocated to the United States in 1959. She lived and studied in the United States until her return to West Germany in 1970.[citation needed] She retained her West German citizenship throughout her life.
Kelly admired Martin Luther King Jr., and campaigned for Robert F. Kennedy and Hubert Humphrey in the 1968 U.S. elections. She studied political science at the School of International Service at American University (Washington, D.C.), from which she graduated in 1970 with a bachelor's degree. She also graduated from the European Institute at the University of Amsterdam in 1971 with a master's degree.
Berlin Başsavcısı, Şansölye yardımcısı Habeck ve Yeşil Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock'a corona yardımlarını kendi zimmetlerine geçirdiği için soruşturma başlattı
Baerbock daha önce de intihal ve vergi kaçırmayla suçlanıyordu .
bu yılın başlarında uyuşturucu kaçakçılarından ele geçirilen 100 milyon euro değerindeki kripto parayı bir banka aracılığıyla nakit paraya çevirmiş ülke.
internet üzerinden Saksonya Eyaleti Başbakanı Michael Kretschmer'i öldürme planları yapanlara operasyon düzenlendiği ülke.
Konuyla ilgili yapılan açıklamada, aramalar kapsamında silahların yanı sıra çeşitli delillerin ele geçirildiği, grup hakkında soruşturmanın devam ettiği açıklanmıştır.
bir yolunu bulursam gidip yerleşmek istediğim ülke.
sadece ekonomik sebeplerden ötürü değil.
kavga gürültü yok, insanları daha medeni, sokakları daha güvenli, sakin, menfaatçi ve şekilci insanlardan uzak..
dert yok tasa yok,
yarın napacağım derdi yok,
para derdi yok,
nasıl yaparım derdi yok,
başıma iş gelir mi derdi yok,
saygısız apaçi ve kro tiplemeleri yok.
imreniyorum açıkçası.
ve bizim bir Almanya olacağımız inancında değilim.
sadece ekonomik yönden değil, hiçbir yönden.
ikinci dünya savaşı sonrasında büyük bir çöküş yaşayan, şu anda ise dünyanın en güçlü ekonomisine sahip ülkeler arasında olan, sanayi alanında gelişmiş bir ülke.
benim gibi çoğu türk gencinin hayalini kurduğu avrupa ülkelerinden biridir. ekonomisi, yaşam standartlığı, refah seviyesinin yüksek olduğu. eğitim kalitesinin yüksek olduğu, hanımların sarısın olduğu, yolların düzenli olduğu, her şehrin planlamasının iyi yapıldığı, modern bir memleket. toplanın gitmemiz lazım türkiye de hardcore survivor yasıyoruz.
Mısırlı bir arkadaşım 2019 yılının ortalarında dil okuluna gitti almanya'ya. sonra 2020nin ilk aylarında kendisine alman bir şirket bir iş bulma sitesinden ulaşıp iş teklifinde bulundu, kabul etti ve halen o şirkette çalışıyor (Söylediğine göre şirketler harıl harıl -vasıflı- işçi arıyorlarmış, bu da onu arayan 3.-4. Şirketti hatta). Akabinde dil okulu bitti, bir üniversitede lisans eğitimini bitirmeye başladı ve yurttan ayrılıp kendisine bir daire tuttu. Gül gibi geçinip gidiyor. Her hafta istediği aktiviteyi de yapıyor, hatta dünya mutfağından bir şeyler de deniyor. Kendisine en iyisinden bilgisayar da alıyor, eşya da alıyor.. daha neler neler.
O bunları anlattıkça aklım almıyor. Asgari bir maaşla bunları tek bir ayda yapmak ve buna rağmen paranı biriktirebilmek.. vay be.