aynaya bakışımda, nat geo wild'ı izlediğimde, yazılı veya sözlü olarak sınava girdiğimde, sınavımın sonunda alacağım not açıklanacağında, yuvasına yemek taşıyan karıncaların intizamını farkedişimde, camiden yükselen ezan sesinde, bir kuş yavrusunun yumurta içindeki gelişimini hızlı çekimde youtube'da izlediğimde, kur'an-ı kerim'in türkçesini okuduğumda, uydu fotoğraflarından dünyaya bakışımda, dünyanın işleyişindeki rutini gördüğümde ve her cenazede varlığına olan inancımı kuvvetlendiren "mutlak güçtür".
en büyük değildir, "tek" büyüktür.
--spoiler--
Allah diyelim daim, Mevla'm görelim neyler.
Yolda duralım kaim, Allah görelim neyler.
Sen sanmadığın yerde şayet açıla perde,
Derman irüşe derde, Allah görelim neyler. yunus emre
--spoiler--
her zamanki allah işte.
kimisi için ya varsa? diyip inanılan. kimisi için çaresiz olunca baş vurulan. kimisi için aşk, kimisi için yok, kimisi için yaratan, kimisi için adam öldürme sebebi, kimisi için para dağıtma ve kimisinin umrunda değil.
ona inanmak için sadece ilahi adalet kavramı bile yeter.insan her şeyinden sorumludur ve ödülünü de alacaktır,cezasını da çekecektir.
ateistler buna diyor ki; efendim siz dünya üzerindeki bu haksızlıklarla mücadele etmek yerine, daha kolay olan yolu seçip işi allah a, yani öbür dünyaya bırakıyorsunuz. bu sizin güçsüz ve korkak olduğunuzu gösterir. mücadeleci değilsiniz.mücadelenizi bu dünyada yapın.
bizde diyoruz ki; allah a inanmak mücadele etmeye engel değil. hatta bu inanç mücadele ederken insana güç ve güven veriyor.ve mücadele esnasında gözden kaçan şeylerin bile; gün gelip hesabının sorulacağını biliyoruz.
insan ne kadar adil olursa olsun,birisinin hakkı gözden kaçıyor, birisi öldürülüyor, birisinin ekmeği elinden alınıyor. bu adaletsizliklere karşı biz dinsel propaganda yapıyoruz diyelim. siz ne yapıyorsunuz. sizi mücadele meydanında neden göremiyoruz. belki kalabalık olmadığınızdan, belki insana o kadar değer vermediğinizden, belki de varoluşsal yaşadığınızdan.bu varoluşsal yaşamda insanın 21. yüzyıl kabusu.