varlığını bilim ispatlayamıyormuş.
bilim yokluğu ispatlasın o zaman.
madem inananlar 'sus öyle soru mu olur, ateist misin' savunmasını yapıyor, inanmayanlar da 'olsa bu kadar karmaşa olur muydu' ezberinden başka bir şey söylesinler.
Göz müthiş bir organdır.
Allah gözü yaratacak kudrete ancak sahip olandır inanışlarda..
Eeee o zaman bende allah gibi gözü yaratabilen bir varlığın yaratıcısı olduğunu düşünürüm..Bu böyle uzar gider.
Boku bokuna inanmayın.
Adam gibi sebeplerden inanın bari Allah a.
vay babam vay. madem insan aklıyla kusursuz bir nizam yaratabilmiş allah'ı yaratabiliyor, bir tane göz yapın bütün akıl sahipleri. toplanın hepiniz ve sadece tek bir tane göz yapın.
ben işte o zaman vareden yüzünden ezilmelerimden vazgeçeceğim.
aslında insanlar onu kendileri var etmişlerdir. şimdi burda iki kelam etmek isterim tabii dinlerseniz.
yolda giderken birine sorun "bana allah'ın varlığını kanıtlayabilir misin ?" diye muhtemelen. "siktirgit ateist misin nesin" diyecektir. hiçbir şekilde varlığı ispatlanamayan mucizeleri sadece safsatalardan ibaret olan bir varlığa inanıyorsunuz.
biraz örneklerle açıklayalım çoğu fizikçi allah'a inanmaz ne için ? çünkü yoktan hiçbir şey var edilemez. cern diye bir deney yapıyorlar yoktan var edebilmek için eğer başarılı olursa. allah'ın varlığına inanacaklar gayet mantıklı gerçekten bilim sonucunda ortaya somut bir kanıt çıkıyor; ama şu an hiçbir kanıtın gerçekliği kesin değil.
"biz allah'ı anlayacak kadar zeki değiliz" evet çoğu dindar insanlardan bu lafı duyuyorum. adamların dogmatik inancı yetmezmiş gibi. kafasına bir şey takıldığında veya çelişkiye düştüğünde. "biz onu anlayamayız" deyip geçiyor. geçen gün biriyle konuşuyordum. aramızda şu diyalog geçti;
adam: hava koşulları gayet musait yağmur neden yağmıyor ?
whipper: ne bileyim meteoroloji uzmanımıyım ben ?
adam: çünkü allah istemiyor
whipper: ne alakası var ?
adam: ateist misin lan sen ateist misin ? (gayet sinirli bakışlarla)
nasıl olsa kendi içinde onu düşünsede anlayamaz. tüm sebepleri allah'a havale ediyor. körü körüne inanıyor. hiçbir şeyi yargılamadığı ve düşünmediği için de kafasında soru işareti kalmıyor. bir şeyi anlayamadan nasıl onun varlığından emin olabilirsin ki.bu resmen beyin yıkama başka hiçbir şey değil.
bazı insanların düşünceside şu yönde oluyor. "allah'a inanırsam hiçbir şey kaybetmem; ama inanmazsam çok şey kaybederim" bu nasıl bir düşünce tarzıdır. hani içimde ufak bir göt korkusu var ama inandığımda söylenemez. bu aynı şeye benziyor. hani insanlar 50'sine kadar hiçbir şeyi sikine takmadan yaşarda. ölüm korkusu bastırınca saç sakal bırakıp hacca, cuma ve bayram namazlarına gider. bu zamana kadar hiçbir şeyi umursamadım. bundan sonra hani varsa belki bir umut cennet denilen yere giderim. sen gençliğinden beri o kadar boku ye bir kere bile namaz kılma, ölüm korkusu etrafı sardım mı dincinin kralıyım triplerine gir. aferin. neyse, fazla takılmayacağım bu hususta.
insanlar allah'ı yarattılar. çünkü çoğu insanı kötülüklerden uzak tutacak bir sebep gerekliydi. her insan dindar olursa ahirete inanmak zorunda kalacaktı ve herkes yaptığının bu dünyada olmasada diğer tarafta cezası olduğunu bilecekti. insanların ahiret inancı onları hırsızlıktan, cinayetten, tecavüzden ve aklıma gelmeyen daha nice kötü davranışlardan koruyacaktı. evet, gayet mantıklı neden ihtiyaç duyulduğu.
ülkeler bir ara din ile yönetiliyordu şimdi o çağlara karanlık çağ diyorlar. neden ? dindar insanlar hiçbir şeyi yargılamayıp, düşünmeyip dogmatik şekilde allah'a inandıkları için. aklını zerre kullanmadığı ve tabii ki daha zeki insanların himayesi altında kaldıkları için. böyle yaşamaya devam edin. dindar olmaya devam edin sizi temin ederim ki hep ezileceksiniz.
kardeşimin doğum haberini aldığımda, anneannemin ölümünde, annemi üzdüğümde, bir kızdan red cevabı aldığımda, beni seven kızı incittiğimde, yolda yürürken hiç tanımadığım ve belki de hiç tanımayacağım o küçük kızın gülümsemesine anlam veremeyecek kadar kör olduğumda, sevdiğim şarkıyı dinlerken, ağladığımda ve güldüğümde, hata yaptığımda ve de bazen gerçekten doğru işler yaptığımda, babamı anladığımda, dolmuşta ayakta giderken oturan o güzelle bakışmalarımda, okulda servis beklerken, yolda kayıp düşerken, şu anda bu entry'i girerken yanımda olan tek varlıktır, tektir, birdir.
sanılanın aksine ilk defa islamla birlikte insanlara bildirilmemişdir bu yaradan adı, hristiyan araplarda ibrani dinlere mensup arapların tümüde yaratıcılarına Allah der ki kendileri islam öncesindede bu coğrafyada bulunmaktadırlar hatta hristiyan araplardada bismillah lafı kullanılır, putperest araplarda lat uzza menat gibi tanrıçaların el-ilah'ın kızları olduğu gibi değişik bir inanç vardı. islamiyetde ise eşi benzeri olmayan, doğmamış doğrulmamış 99 adıyla tanımlanan yaratıcıdır.
sevgilidir.
yolcu eden ve yolun sonunda karşılayandır.
bir ilüzyonun içinde yürüdüğümü bildiğim halde unuttum mu ne? eyvah! dedim ölecek miyim! apansız başlayan yaz yağmurlarını ve de kuru patlıcan dolmasını bu kadar severken hem de.
dünyanın baharları vardı gördüm. binbir çiçekli ve rengarenk. usta bir yönetmenin kuş cıvıltısı video klipleri gibi oynadılar gözlerimin önünde.
soğuktu kışların. ama hep erirdi kardan adamlarım. annemin gözlerinde sevgini gördüm ilkin, babamınkinde merhametini.
mevsimler yürüdükçe yollar azaldı. ve her kilometresinde içimizden biri geride kaldı.
prefabrik sevdalardan geçtim sonra. sevdim ve hak etmediğim kadar sevildim de.
dünyanın sapsarı yazları vardı. masmavi denizleri. sırılsıklam bir düştü içinde yüzdüğümüz. saçlarımızda tuzu kaldı sade.
ve bugün artık ölüyorum.
dünyanın sonbaharları da varmış gördüm. kimi zaman fazla kaptırdım kendimi bu oyuna. ve arkamda mahkemede aleyhime delil sözler bıraktım. ama bilirsin her akşamüstü ben, bu sonbaharı hatırlardım.
evet bugün kupkuru bir yaprak gibi eline düştüm.
ey sevgili!
taptaze bir tohum yap savur beni.
google'de arattım ki her şeyi bulurdu bana; seni bulamadı. "yok musun acaba" dedim; içimden bir ses "neden korkuyorsun" dedi, sustum. varsın be ama nerdesin? varsan neden tecavüze uğruyor 9 yaş altı çocuklar; ve madem buluğ çağına gelmemiş insanlar günahlarından sorumlu değil; bush 9 yaşında olsaydı beyni parçalanmış bebelerin kol kemikleri girmeyecek miydi diger tarafta bush'a?
tanrım diyorum sana ve biliyorum ki "allah" eskiden bir puttu; ve ibrahim kırdı bütün putları sen neden saklandın? korkuyordun belki unutulmaktan ve "enaniyet tavan yapmıştı" ve "bilinmek istedim" diyebiliyordun. madem ibadetime ihtiyacın yoktu neden eğdin günde beş kez belimi? eğmeyince neden yaktın belimi?
saklanma ey tanrım! yeter! ibrahim değilim; muhammet değilim şiir söyleyemem, nuh değilim gemi yapıp şerrinden kaçamam... inanamam sana görmeden isa'nın gökte olduğunu. kurtar beni, yeter! eğer dedem olan adem'e nefesini üflediysen ve onu sadık meleğin azazel'den çok sevip aslı çamur olan topraktan yaratdıysan...
kaldı ki topraktan geldim ve toprağa gideceğim. kaybım ne; kazancım ne? şaraptan ırmaklar akıyorsa cennetinde, bu dünyada dalmışım o ırmaklara çok mu?
evet! çok bence de neden? çünkü oraya beni sen koydun; buraya ise bir elma... ama tanrım "büyüksün bazen" derim de kızar bana sevidiğim; ama tanrım büyüksün gene sen! say onu yarım elmaya da gönül alma'ya kıyma! ki bilirsin bence elmanın yarısını adem dedem havva nineme vermiştir. eğer vermediyse ne skime yaşıyoruz bu dünyada? "başkalarının aşkıyla başlıyor hayatımız" tamam da; eğer cenneti adem elma için terkedip yarısını havva'ya vermedi ise ben böyle aşkın...
aşığım sana tanrım da nerden belli. seni seviyorsam kendimi sevmem gerekmez mi? "allah'ı sevmek ali'yi sevmek" ise ve ali'yi yıllarca ata baktırıp veli'ye top attırdılarsa günah beni mi? "kâdir"sin tanrım, ali'yi bağışla. muhammet'e de selam.
birden ortadan kalksa kimsenin farketmeyeceğidir, dünyanın düzeni zaten kendiliğinden gidiyor efendim. allah gayet rahat bence şu an, emekliye ayrılmış gibi.