kimsenin kendisine kul olmasına ihtiyaç duymayan, bazı insanların insanları kendisine kul etmek için kullandığı tanrı. ben varlığına inanıyorum ama çoğu insanın inandığı gibi değil. aslında benim inancım islam görüşlerinin dışına da çıkabilir ama biz türkler tanrıya allah deriz. o yüzden ben de inandığım tanrıya allah diyorum.
eski arap mitolojisindeki bir tanrının adı. sonra terfi etti kerata. bir numara olunca da burnu kalktı, geldiği yeri unuttu, kovaladı eski iş arkadaşlarını. hayırsız işte, nolacak...
yazdigi tek kitapla milyon satmis bir varlik. din gondermek disinda hobileri olsa bence bu kadar sinirli olmayacak. birde iyiki tanri yoksa hakkinda irkcilik homofobi ve tehdit etmekten dava acilabillirdi.
Allah (c.c) size şah damarınızdan daha yakındır ama siz bunu gözlerinizdeki perde yüzünüzden göremessiniz.
ilahımız Rabbimiz herşeyin yaratıcısı Allah (c.c)'dır.
sanırım bana öyle öğretildiği için çocukluktan beri tonton bir dede gibi hayal ettiğim, hatta çocuklukta allah dede dediğim tanrı. sonra başkalarının hayalindekini görünce biraz hayalkırıklığına uğramıştım. ama hala aklımda allah dede olarak kalmıştır.
sevgilidir.
yolcu eden ve yolun sonunda karşılayandır.
bir ilüzyonun içinde yürüdüğümü bildiğim halde unuttum mu ne? eyvah! dedim ölecek miyim! apansız başlayan yaz yağmurlarını ve de kuru patlıcan dolmasını bu kadar severken hem de.
dünyanın baharları vardı gördüm. binbir çiçekli ve rengarenk. usta bir yönetmenin kuş cıvıltısı video klipleri gibi oynadılar gözlerimin önünde.
soğuktu kışların. ama hep erirdi kardan adamlarım. annemin gözlerinde sevgini gördüm ilkin, babamınkinde merhametini.
mevsimler yürüdükçe yollar azaldı. ve her kilometresinde içimizden biri geride kaldı.
prefabrik sevdalardan geçtim sonra. sevdim ve hak etmediğim kadar sevildim de.
dünyanın sapsarı yazları vardı. masmavi denizleri. sırılsıklam bir düştü içinde yüzdüğümüz. saçlarımızda tuzu kaldı sade.
ve bugün artık ölüyorum.
dünyanın sonbaharları da varmış gördüm. kimi zaman fazla kaptırdım kendimi bu oyuna. ve arkamda mahkemede aleyhime delil sözler bıraktım. ama bilirsin her akşamüstü ben, bu sonbaharı hatırlardım.
evet bugün kupkuru bir yaprak gibi eline düştüm.
ey sevgili!
taptaze bir tohum yap savur beni.