okuduğunu götünden anlayıp, allah'ın kuran'da bahsettiği ilk emri olan ''oku'' kelimesinden bir haber yazarlar tarafından sidik zoruyla eleştirilmeye çalışılan yüce yaratıcı. sen gidip ilkokul kitabı oku çünkü mantığın anca ona yeter heh. ayıcıklar, böcükler ve böcük bilimi. :p
kendisine innamayanları ayrı bir komik vasıflara bürüyendir.
sen hem çalışma hem çabalama, koca gün yat, uyu, sıç kaşın kuşun, ondan sonra kalk hani bana hanai bana de! yapma ya hu? senin baban ananla cima ederken yanlarında tilki vardı da ona mı bakıyordu? a benim köylü kurnazım. sen ne kurniymişsin öyle. eferin len...
açıklamasız okunayamacak kitap yazdırmış olanmış. (bkz: #5560514)
araya bir açıklamacı girecek ise, bu tümden senin kendi dinini red etmen oluyor bebeğim. açıklayan bulamayacağım bir yerde yaşıyor isem, bu açıklamacının suçu mu, benim mi, senin mi bitanem.
allah; kendisinin varoluşuna ihtiyacı olan insanların recursive functionıdır.
biz okuduğumuzu anlarız bebeğim. kendi allahını okudukça değil birilerine yazdırdıkça allah sananlardır korkulması gereken.
kuran ı kendi başına okuyanlardır tehlike diyenlerdir tehlikeli olanlar. saçmalamak müslüman adetidir elbette.
ilkokul matematiği ile üniversiteye girmeye çalışan sözlükçü arkadaşlarımızın bugünkü sıkıntısı. evet evet allah 'tan bahsediyoruz.
sıkıntı olmuş! ama neden allah 'a karşı bu sıkıntı? neden annenin yaptığı künefeye değil? neden sevgiline zarf atan, laf atan terbiyesiz ama bir o kadar da çekici ve yakışıklı erkeklere değil? neden çaycılara değil? neden seni kazıklayan bankalara değil?
ulan anzavurlar! aklınız başınızda olsaydı önce adam olurdunuz sonra sorgulardınız. sen pısmışsın köşene yaşa bakalım. delikanlısınız hee. manitalarınıza yanınızda dik dik bakılınca "yav şimdi elimden bir kaza çıkacak diye korkuyorum" diyorsunuz ama. hani dünyanın selameti için "düşünen" gençler?
eline fotomaç iddia ekinden öte mürekkep bulaşmamış bir de kalkıyorsun tasavvufun derinliklerine bulaşıyorsun. yumurta, akıl;akıl, insan;can, yumurta;sarı, insan... (bkz: höö)
bu tanrıyla ilgili enteresan bir olgu da hiçbir yerde makul ve elle tutulur bir kanıtı olmadığı halde ben kitap gönderdim inanmayanı yakarım diyebilmesidir. iyi de bak nietzsche'nin de kitabı var, her kitapta yazana inanacaksak işimiz var değil mi? hangisini sen gönderdiysen ona göre bir yerlere bir kanıt koyacaksın. biz de ona inanacağız. bin şık içinden sallayarak nasıl tutturmamızı bekliyorsun bilmiyorum ki?
hepsini geçtim muhammed'e demişler ki madem allah var, bölsün ay'ı ikiye biz de inanalım.
muhammed dua etmiş, ay ikiye bölünmüş.
ee sınav?
gözetmen bazılarının kulağına cevabı fısıldıyor lan resmen.
bana da ay'ı bölen peygamber göndersin, inanmazsam bir milyar yıl cehennem kabulümdür.
neden demeyin öyledir. şeytan diye bir şey yarat önce, sonra buna irade ver. sana karşı çıkınca lanet et. cehennem diye bir yer yarat. insana da irade ver. sınav yapıcam ulan de. neden? çünkü sizin dedeniz cennetten atılmıştı.
napıyım lan atıldıysa? iradeyi veren sensin, hatayı yapan dedem. sınavı ben oluyorum.
şimdi en önemli ve çarpıcı noktaya geliyoruz. sen daha ne ortada şeytan varken, ne insan varken, ne cin varken bunların hepsinin olacağını biliyordun.
ben bile "bu kadar aklımla" bir defa izlediğim bir filmi ikinci defa izlemiyorum.
biliyorsan tatsızlık çıkacağını yaratmazsın şeytanı olur biter.
derdin nedir yani?
edit: insan* kendi yarattığıyla münakaşaya girer mi lan?
sınava dair hiç bir şeyden haberi olmayanların tek derdi.
sen koca gece msn 'de takıl, tuvalette kemik dergi oku, yemek ye, yaz çiz boz ve sonra okula gittiğinde sınavın olduğunu arkadaşlarından öğren. e olacak iş mi? sınıfta kalınca da e ben şeyy,ööö, hööö , ööhööö diye boğazını temizle dur. e be evlat, sen senelerce göt büyüt sonra da çalışmadım ama allah bana yardım etmesi lazım aslında galüba, sanursam, eminim, kesin olarak de! yok canım.
siz ne akıllıymışsınız be arkadaşlarım benim.
he bir de şu kuran 'ın açıklamasız okunmasının tehlikelerini burada görebiliyoruz; (bkz: #5560440)
ulan iskender evrenesoğlu 'ndan en ufak bir farkınız yok. o da arapça bilmezdi siz de, bir de alimlik taslıyorsunuz.
puahahahahahhaha!! saf yahu bu sözlük yazarları. allah, şeytanın belasını verecek olsa, neden insanlara seçim yapma şansı versin ki ? zaten insan seçecektir, allah'ın yolundanmı gideceğini yoksa şeytanın yolundanmı gideceğini. e sizin bu kadar kafanız çalışmıyorsa, yazarlığı bırakın bülent uygun'un çiftliğinde otlayın.
cevabı geçtim, soruları bile sormayan sınav gözetmeni.
boş cevap kağıdı dağıtıyor. a-b-c-d sıkıyorsun kafana göre. şıklar da sonsuz, ister buda de, ister ulu chu chu de, ister michael jackson de, ister ra de ister zeus. ya da e-hiçbiri. hatta boş bile bırakabilirsin.
tuttuysa ne ala, tutmadıysa sen tuttun.
biraz garip bir sınav sistemi bence.
bunun kulları var bir de, kimin neden haberi olduğunu adı soyadı gibi bilir.
vahiy mi geldi nedir? benim ne okuyup ne okumadığımı biliyor lan adam.
çocukluğumda çok korktuğum, beni yarattığını ve kulu olduğumu zannettiğim varlık. sonra bir fark ettim. meğer biz yaratmışız lan. asıl allah bizim kulumuzmuş. istersek yaratıp istersek yok edebiliyormuşuz. bu durumundan dolayı arada bir allah'a da acımıyor değilim.
kendi yarattığı insanlara bela okuyan, kendi yarattıklarını ölümle tehdit eden,
...Sonra siz ey sapiklar, yalancilar; elbette bir agaçtan, zakkum agacindan yiyeceksiniz... üstüne de kaynar sudan içeceksiniz; susamis develerin suya saldirisi gibi içeceksiniz; iste cezâ gününde onlara sunulacak ziyafet budur...; (K. 56, Vâkia sûresi, âyet 51-56).
kendi yarattığı insanlar hakkında küfürlü konuşan;
...kendi haline biraksan da, dilini sarkitip soluyan köpegin durumu gibidir. Iste âyet'lerimizi yalan sayan kimselerin durumu böyledir. Sen onlara bu kissayi anlat, belki üzerinde düsünürler...; (K. 7, A'râf 175-176)
...hevasinin ardina düstü, artik onun meseli o köpegin meseline benzer: üzerine varsan dilini salar solur, biraksan yine dilini salar solur; bu iste âyetlerimizi tekzib eden o kavmin meseli; kissayi kendilerine nakl eyle, gerektir ki bir düsünürler...; (K. A'raf, 175-176)
1,2. Kendisine o âmâ geldi diye Peygamber yüzünü ekşitti ve öteye döndü
kendi yarattıklarını cennet diye bir yalanla yola getirmeye çalışan, kendi yarattıklarına övünmeyin deyip kendi ile super övünen bir peygambere sahip olan; cehennem diye bir şey yaratıp kendi kendine orayı insanlarla dolduracağına yemin eden
"(Ey Muhammed!) ... seni yalanlayanlari Bana birak... Süphesiz katimizda onlar için... Cehennem... can yakici bir azab var" (K. Müzemmil sûresi, âyet 11-13)
Andolsun ki cehennemi, cinlerle ve insanlarla dolduracagim'- diye kesin bir söz çikmistir benden (K. 32, Secde sûresi, âyet 13)
tanrıya verilen isim.
aynı tarihlerde daha kuzeyde, suriye taraflarında tapılan ay tanrısı ve dağın tanrısı anlamlarına gelen -ki dağın tanrısı aynı zamanda yahvehin de karşılığıdır- el-ilahtan import edilen isim.
bilim insanı bilimden yola çıkar. anlatabileceği en kalabalık cümleler tarih kokar. zanneder ki ilk ve son peygamber hz muhammed 'dir. öyle zanneder ki 4 kitabın adı da furkan değildir. furkan muhammed 'dir.
hem gireceğin sınavın sorularını, cevaplarını bil, gideceğin yeri istediğin gibi seç hem de sınava girdim de! e olur mu böyle şey?
kafir taifesi hep dini sorgular zira kaldıramadığı bir o kalmıştır. banu alkan 'a bile kaldırmışlardır oysa. ama din 'in sorgulama sahası bu kendini aydın zannedenlerin ufkunu dürüm gibi yuvarlar, arasına da bunları koyar, yer.
arapçadan haberin var da dünyadan haberin var mı? dinden haberin var mı? tek taraflı savunmanın yanında karşı taraftan haberin var mı?
e peki tasavvyutan haberin mi var? ilimden haberin mi var? neyden haberin var? habertürk? haberler, haberler, haberler...
bu arada yalnızca islam'ın tanrısı değil, aynı zamanda bütün arapların tanrısıdır bu.
mesela arap bir hıristiyan da allah'a allah der, aynı şekilde yahudi de. islam'dan önce kabe'deki en büyük puta da allah denirdi. hatta enteresandır muhammed'in babasının adı abdullah'tır. aileleri de hıristiyan ya da yahudi kökenlidir diye biliyorum.
kısaca "el ilah" yani. fazla üzerinde durup kutsallık atfedilecek bir şey değil.
allah vardır. inanmak için birazcık samimi olmak yeterlidir. evet şu an için göremezsiniz. ama inanmak isteyenler bir zaman sonra öyle bir seviyeye gelirler ki allah ın içtikleri sudan daha somut olduklarını farkederler.
bu kadar inanan insan aptal değil. bu insanların azımsanmayacak sayıda olanları hayatlarının bir döneminde allah ın varlığını sorguluyorlar. zaten allah da bunu istiyor sizden.
zihinlerine sığdıramadıkları onca şey varken kendisine tutunanların sahibidir. bakınız nasılda kolay kolay tanımlar, entryler çıkıyor. sizin sıkntınızı ben dahi karşılıyorsam, cevap verebiliyorsam siz gidin kendinizi asın! akıllıyım diye geçiniyorsunuz üstelik!
bir amerikan emperyalizmini bile tahlil edememiş kişiler var. 5 milyar insan inanmıyormuş! breeeeeee! son zamanlarda duyduğum en müthiş sığınmadır bu.
kim bu 5 milyar peki? asya! evet asya olmasın sakın? köpek, fare, salyangoz, hamam böceği, kıl yün tüy yiyen, pornolarında bile ya birbirlerinin ağzına sıçarlar ya da nasıl ishal olduklarını gösterirler, bukkake mukkake, hintliler kas modelinden devam...
lan algılayacak akıl bende yoksa beni neden yargılıyorsun? herhalde inanmayacağım değil mi?
o değil de şimdi islam tanrısı olmayan bir din mi oldu? allah başka, tanrı başka tabi. bir budist gelse dese ki tanrıya inanır mısın, doğru cevap hayır olmalı.
denmiş ki biz insan zihnimize bu varlığı sığdıramazmışız. o zaman sorarlar adama tek akıllı sen misin? 5 milyar insan bu varlığa inanmıyor şu anda ve milyarlarcası geçmişte inanmamış. sen mi sığdırabildin bir tek? ortadoğu'daki insanlar mı anlayabiliyor sadece? sadece bakmak yeterliymiş. japon neden bakınca göremiyor?
hüseyin üzmez 'i yarattığı gibi yılın annesi porno yıldızlarını, içip içip hem kendisi hem dostlarına annesini ve kız kardeşlerini düdükleten kimseleri de karşımıza çıkarmıştır.
sen bunlardan bir şey anlamak istiyor musun über yaratık?
-abi dikkat et direğe çarpacaksın?
-hangi direğe lan?
-iki metre kadar önünde abi.
-direk yok ki oğlum önümde.
-direk yok dediğine göre direğin varlığını kabul ettin abi.
-direk var deseydim kim bilir neyin varlığını kabul edecektim demek.
mantık böyle bir şey işte.
hey gidi hey.
tanım: muhammed'in tanrısı, güzel de bir kitabı var siyah kapaklı.