allah

entry3633 galeri417
    507.
  1. hayatımızda o olmasa neler olurdu hiç düşündünüz mü?
    bir yakınınız amansız bir hastalığın pençesine düşse, mesela anneniz. kime dua edebilirsiniz sabahlara kadar ? tıpta çare tükenmişse, doktorlar sorularınıza cevap dahi vermiyorsa, Allah olmasaydı kimden umut ederdiniz ? yüreği durmadan bir saniye öncesine kadar, bir mucizeyi nasıl beklerdiniz ?
    ve yüreği dursa... onun artık mutlu olduğuna, rahat olduğuna, kara bir boşlukta asılı kalmadığına, ruhunun doyduğuna ve size kavuşacağını günü beklediğine nasıl inanabilirdiniz Allah c.c olmasa ?

    hayat bu hep güllük gülistanlık değil, en kötü zamanlarımızda kime sığınabilirdik ki ?
    ben köpeğim kaybolduğunda anladım bunu, henüz çok küçükken. Annemle abimin askerdeyken uzun ve ağrılı telefon konuşmalarında anladım. kış akşamları, çoktan batmış olan güneşin altında oyun oynayan çocukların yerdeki ekmek kırıntılarını topladıklarını gördüğümde anladım. darda, zorda olan insanların " allah büyük " dediklerinde anladım.

    biliyor musunuz ? yukarda büyük birşeyin olduğunu bilmek çok güzel. yağan yağmurun sizi boğmadan dineceğini, kızgın güneşin akşam serinine esir düşeceğini bilmek gerçekten güzel.
    aslında en güzeli, içimizdeki tükenmeyecek olan umudun sebebi.
    4 ...
  2. 506.
  3. kendisiyle çelişen varlık ya da yokluk.
    Kendisine ibadet edilsin ,şükredilsin ,itaat edilsin diye birilerini yarat daha sonra yarattıklarına belli yasalar gönder bunun üzerine yarattıklarını cennet ya da cehennemle ödülllendir.senin yarattığın yaratılmayı istemedi ama yaratıldı.inanmayı istemedi ama bak inanmazsan sonsuza kadar yanarsın denildi inanmaya zorlanıldı,denildi ki inanç özgür iradenindir,yani senindir seni ilgilendirir,ama inanan insanın özgürlüğü olmaz iradeside olmaz,çünkü sorgulayamaz,karşı çıkamaz,kendisine ne söylendiyse onu yapar adı üstünde kul, benim içinse köle,ikisi de aynı şeyler...
    bu arada allah denen varlık ya gerçekten var ama bizim bildiğimiz gibi değil,ya da gerçekten yok ama yine bizim bildiğimiz gibi değil,ya da birileri bizimle gerçekten taşak geçiyo...
    0 ...
  4. 505.
  5. yaratıcıdır. tektir. rahmandır rahimdir. en güzel isimlerin sahibidir. kendisini inkar edenler, herşeyin tesadüf olduğuna inananlar, bu kadar kusursuz bir düzen nasıl tesadüf olabilir diye düşünemezler midir?
    2 ...
  6. 504.
  7. abiyogenez teorisiyle kolaylıkla rededilecek bir kavram.
    bir de akıllı tasarım çıktı halbuki o kadar akıllıysa hiç bir işe yaramayan kuyruk sokumumuzda bulunan kemiğin ne işi var?
    0 ...
  8. 503.
  9. 666 ncı entryn ben olayim dedim. (dedim ama olmadı, kaç günüdr 665 yazılsın diye bekliyorum, entryide bekletiyorum. haftasonu yokum ve nasılsa geçer 666 yı o sebeple yazayım.)

    toplumların sınıflandırılması ve bu süreçte ortaya konulacak olan kuralların tümü yani toplumsal ilişkilerin düzenlenmesi tamamı ile rasyonel bir süreçtir. bu süreç, insanlık tarihinde tarımla başlayan avcı toplayıcılıktan tarıma geçerken ortaya çıkan yediğinden fazlasını üretme durumunda artık değerin keşfedilmesi ve artık değerin paylaşımı sırasında oluşan mülkiyet hakkı mülkiyet haklarının düzenlenmesi, erkin bulunarak mülkiyet hakkının erke yönelik yönetici elitlere yönelik olarak baştan tanımlanması sürecidir.süreç içerisinde tanımların kendi içsel durumları, bir şekilde rasyonel ve pragmatik sunumlarla elitlerin kontrolünde gelişmiş ve toplum ilişkileri hukuk kavramı üzerinden 1 din üzerinden 2nci şekilde tanımlanmış bu sayede toplumun denetimi paralel iki şekilde kontrol altına alınmıştır. burada bireyi hem din hem kanunlar vasıtası ile kontrolün ortak merkezi ise adalet duygusu olmuştur. tüm bu rasyonel sürecin ortasında aslında din başlı başına irrasyonel bir olgudur. bu irrasyonelliği de yaratan bilakis kutsal kitaplarda anlatılan allah bilgisidir. islama kadar allah bilgisi irrasyonellik üzerinden hareket etmiş dinin bu irrasyonel çizgisi adalet kavramı üzerinden hukuk ile eş güdümlenerek toplum yönetici elitlerin egemenliğinde yönetilmiştir. çünkü toplum parçalarından olan bireylerin toplumsal ilişkiler dışında da yaşadığı ve doğal olarak kanunların ilgi alanına girmeyen ilişkileri de vardır. bunu da kontrol etmenin yolu bu rasyonel olmayan ilişkiler için ayrıca rasyonel olmayan tümevarımlar yaratmaktır ve din bu şekilde Birey yaşamına dahil edilir. islama kadar irrasyonel olan din ve Allah bilgisi-tanrı bilgisi, islamda rasyonelleşmiştir. Ya da çalışmıştır diyelim. islam diğer dinlere nazaran daha rasyonel olan ilişkilere de değinmiş; kadın erkek ilişkilerini toplumsal ekonomik ilişkileri miras hukukunu düzenlemeye de çalışmıştır.

    Bunun sebebi islamın hedef kitlesinin, 1400 yıl öncesinin Arabistan çöllerinin hala kabile ilişkileri yaşayan çöl bedevisi olan bir pazarlama şaheseri olmasıdır. Bu çöl bedevisini rasyonel ilişki düzeyine çekmek yani bir şekilde devlet, erk altına çekmek için kutsallığına atfen kitaba toplumsal rasyonel ilişkiler de yerleştirilmiştir. Var olan yine her insanda bulunan adalet duygusu üzerinden eşgüdümlü bir sömürü yaratmaktır.

    Öte yandan Muhammed bunları yaparken, kendinden öncekiler gibi hayal gücünü de etkileyebilmek adına; mucizeleri de kitaba eklemiş bu sayede ilk kez rasyonel bir din yaratılmaya çalışırken aynı zamanda irrasyonelliğinde dibine vurulmuştur.

    işte bu karmaşa bugün islamlı toplumların karmaşasıdır. insanların adalet algısını irrasyonellikle günümüz dünyasında etki altına alma imkanı yok.

    Bu durumda kontrolü sağlamanın yolu, hedef kitlesi çöl bedevisi olan bir din için, raf ömrünü doldurmamanın tek yolu, o irrasyonellik üzerinden rasyonel ilişkilerde hala söz sahibi olmasının tek yolu, inananları hala çöl bedevisi formatında tutabilmek.

    Hedef kitlen bedevi ise ve sen 1400 yıl sonra insanları hala çöl bedevisi formatında tutabiliyorsan, o zaman kuran hala toplum üzerinde etkili kalabilir.

    Bu formasyonun, rasyonellik ilişkisinin devamı ise bir çok yoldan mümkün. En basitinden toplumsal ilişkiler üzerinde genişleme etkisi herhangi başka bir kuruma göre daha low level bir profili olduğundan dolayı daha fazla olan tarikatlar kullanılabilir, kitabın kendi dilinde okunması engellenebilir, açık dolanan kadınlara tacizde bulunulup kapalı olan kadınlara bak kapalı olmayınca bana ait olamayınca başına bunlar geliyor denebilir, binlerce insan tek bomba ile öldürülüp sonrasında din değiştirerek bu kokudan kurtulmaları beklenebilir.

    Kısaca, Allah bilgisi toplum kontrolü için, tarımla açığa çıkan yeni toplumsal ilişkilerin ve artık değerin paylaşımının düzenlenmesi için egemen elitlerce tasarımlanmış bir bilgidir. Ve bu bilgi irrasyonel tanımını islamla değiştirmiştir. Bu yeni tasarımın devamlılığının tek yolu da tasarımın hedef kitlesinin değişmemesini, ya da hedef kitle prototipinde yeni kitlelerin yaratılmasıdır.
    2 ...
  10. 502.
  11. 501.
  12. semavi dinlerin kitapları okunduğunda, özetle bir "çıkışta görüşücez" havası yaratmayı becermiş yüce yaratıcı. sonsuz başağrısını geçirmek için insanoğlunu yaratmıştır. yani herhangi bir anda başlayıp sonra biten bir başağrısı varsa o zaman; zamana angaje oluyor içinde bulunduğu devamlılık hali. ama tanrısal özellikleri itibari ile zamanın dışında olduğundan hareketle o zaman başağrısı da sonsuz-ebedi olmalı. sonu başı belli olmayan bir şey tam olarak felsefi anlamda bilinemeyeceği için aslında o başağrısının farkındalığı da olmayacaktır elbette ama buradan gidersek iyice dinsiz ateist allahsız komunist oluruz çünkü, sonu başı olmayan şey bilinemez ise allahın kendi kendisinin farkında olmama durumu vardır. bu da neden diğer heşeyi yarattığı sorusuna bir yanıt olabilir. yani belirgin bir ihtiyaç. daha doğrusu alalhın yaratma opus operatum u ve bunun modus operandisi ex opere operato olmalıdır diyor isek bu durumda bir ihtiyaç olmalı demeliyiz. bu ihtiyaç işte kendi kendisinin varlığının farkına varmak olabilir. kendisini tanımlayacak şeyleri yaratmış olabilir. yanına koyduğunda o öyle ben böyleyim diye fiziken belki başlayıp çok çok bilmediğimiz süreçlerde farkındalığa varmak adına bir yaratım süreci yaşatmış olabilir.

    inanmıyorsan neden eleştiriyosunculara yanıtı vereyim acil: nuryüzlüm nurgözlüm nurlara vesile nurcu topum nurtopum; didik edilen allah varlığının bilgisidir. o bilgi de hergün yaşamdadır karşımıza çıkıyordur çıkar. öte yandan entrye başladığımda kafamda başka bir şey vardı ama nereden nereye.
    0 ...
  13. 500.
  14. onu bulan , neyi kaydeder?
    onu kaybeden , neyi bulur ?...
    4 ...
  15. 499.
  16. isim; yaratıcının 99 tane adından biri. Allah; kendi nefesiyle bizleri yarattığına, yok-tan var ettiğine inandığımız yaratıcı. tüm canlıların * ebeveyni.
    0 ...
  17. 498.
  18. soyut bir form.

    - "allah, ben istediğim zaman varolan bir formdur."

    chi chi smurf / Mandeville, 1996
    3 ...
  19. 497.
  20. nasıl kelimelere sığdırılabilir ki diye düşündüğüm, her şeyin gerçek ve tek sahibi, şah damarımızdan daha yakın olan kalplerimizde hissettiğimiz, merhamet sahibi, o'nun dinine inanmayı bize nasip eden, huzuru bulduğumuz, kimse olmasın sadece o olsun yeter.
    1 ...
  21. 496.
  22. varlığın düşünülmesi durumunda korkutan yaratıcı.
    0 ...
  23. 495.
  24. genel olarak allahsız bir yer olan dünyayı yarattığı kurgulanan.
    0 ...
  25. 494.
  26. dinimizde tanrı'nın ism-i hassı.. yani özel ismi.. allah bütün sıfat-ı cemaliyeyi mündemiç bir isimdir.

    mesela bir sahabe var çok sadık olduğu için "sıddık" demişler.
    o kişi aynı zamanda vefanın bir numaralı timsali olduğu için de "vefa insanı" diye bir isim koymuşlar.
    aynı zamanda o yanından hiç ayrılmadığı kişi tarafından "dost" olarak adlandırılır.. bunları artırabilirsiniz.. ama o kişinin özel bir ismi vardır ki o da hazreti ebu bekir radiyallahu anh tır. sizin isminiz hasan size hasan yerine "hey insan nasılsın" denmesini istemezsiniz; bu sebeptendir ki allah'a tanrı demek pek muvafık düşmez. allahtan başka tanrı yoktur denilebilir.
    1 ...
  27. 493.
  28. yaradılışın ve varlığın tek sahibidir.
    2 ...
  29. 492.
  30. hiçbirimizin inancının kendisi için hiçbirşey ifade etmemesi gereken yaradan.
    1 ...
  31. 491.
  32. nedense ateistlerin bu kelimeyi cümle içinde kullanmasını bazı kesimlerin inanç kanıtı olarak olarak gördüğü kelime.
    çocuk küçüklüğünden beri bu kültürle büyüyor, büyüyünce düşünüyor ve reddediyor tabi ama dilinde o kelimelerin kalması doğal.
    şimdi allah için yapmayın böyle şeyler desem inancıma yorar bunlar.
    0 ...
  33. 490.
  34. yerin, göğün, kainatın, yaratılmışların sahibi, yaradan. varlığının sorgulanması kıyamete dek süregelecek.

    gayba pek meraklıyız bildiklerimize isteksiz
    bilmediğinden korkan dalaksız yüreksiziz
    şeytan bal sürdü dudağa hoşumuza gitti tadı
    kandırıldık anladık bal değil de külmüş adı.
    1 ...
  35. 489.
  36. en dinsiz imansız adamın ağzından bile günde en azından 20 defa çıkan "evet-hayır" kadar sık kullanılan, cümle içinde kullanıldığı zaman etkisini kaybetse de tek başına kullanıldığında etkisini ve gizemini ortaya koyan sözcük.
    0 ...
  37. 488.
  38. 487.
  39. GÜc ve kudretinin sınırı olmayan bı seyin olmasını ıstedıgınde sadece ol demesi yeterli olan alemlerin rabbi hepimizin rabbi en yüce .
    2 ...
  40. 486.
  41. fikrime ve yüreğime sahip, düşündükçe büyüdüğüm, asla yalnız kalmayacağımın kanıtı erişilmez yüce varlık.
    3 ...
  42. 485.
  43. 484.
  44. Herşey Allah'tan gelmiştir ve yine ona dönecektir...
    1 ...
  45. 483.
© 2026 uludağ sözlük