varlığı-yokluğu çokça tartışma konusu olan varlık. şöyle bir fikrim var:
bir yaratıcının var olduğunu ve her türlü varlığı onun yarattığını var sayarsak, nerden biliyorsunuz bu "ilahi" dinlerin kendilerinin bir sınav olmadığını? nerden biliyorsunuz tanrının insanları inançlı - inançsız olarak değil de "kendi iradesiyle, vicdanıyla günah işlemeyen, akıl ve vicdan yoluyla doğruyu bulabilen - akıl ve vicdan yoluyla doğruyu bulamayıp bir kutsal kitaba ihtiyaç duyan" şeklinde ayırmadığını? nerden biliyorsunuz kutsal kitapların maksadının insanların vicdani yeterliliklerini ölçmek olmadığını, esas cennetliklerin "dinsiz olup da günah işlemeyen, iyilik yapanlar" olmadıklarını?
dünyada yada hiçbir yerde insanların olmadığını düşündüğünüzde allah ın varlığının da saçma olacağını hepiniz kavrar gibi oluyorsunuz. allah insanlar için vardır, insalar da allah için. insanlar allaha muhtaçsa allahta o derecede insanlara muhtaçtır. aslında burada muhtaçlık kavramı saçma duruyor. çünkü yokluk söz konusu. eğer sen yoksan hiç bir şey yoktur senin için. her insan allahın bizzat bir parçasıdır. öyle bir parça ki eğer biri bile olmasa mükemmellik yitirilecekti ve allah olmayacaktı. yani her insan allah kadar değerlidir, aynı zamanda milyarlarca olan insanların sayısı kadar değersiz. ayrıca da böyle düşünmenin dinsiz olmak yada allah a hakaret etmekle alakası yoktur.
insanların kendilerini aciz hissettiklerinde sığınacakları bir liman, zor durumda kaldıklarında yardım dileyecekleri bir yaratıcı. karşılığında da sadece ona inanmamızı ve şükretmemizi ister. aslına bakılırsa insanlar için yaptıkları ve onlara verdikleri karşılığı ödenemeyecek kadar çoktur. tek mesele sana verileni nasıl kullandığındır.
kendisini inkar edenlerin dahi rızkını gönderir. eğer böyle yapmasaydı kanımca kimse inkar etmez bu da sınav olmazdı. zaten allah katında dünyanın bir sineğin kanadı kadar değeri olmuş olsaydı inkar edenlere hiç bir şey vermezdi.
ayetleri okuyup açık açık inkar denler zaten o ayetlerde de geçiyor.
(bkz: siz takılın kafanıza göre takılın)
ayetlerde inkar denlerin "rabbim geri gönder de sana iman edelim" diyecekleri de yazıyor. aklına var mı? düşüne biliyor musun? o zaman şu an elindeki fırsatı değerlendir. bir daha gelmeyecek çünkü.
duygusal ergenler felsefeye el atınca vasıflarını kaybetmeyen tanrı. allah varsa beni niye şimdi çarpmıyor sorusunu soranları görür gibiyim.
(bkz: he çocuğum)
(bkz: he evladım)
insanları sormadan iğrenç bir hayatın içine atıp başımıza ne felaket gelirse gelsin daha kötüsü gelmedi diyerek kendisine şükretmemizi bekleyen. real dünyada o kitaptaki iyiliklerini gördüğümde bir gün dayanamayacak olsan kullarını cehennem korkusuyla secdeye kapatan ve daha da iğrenci zamanında şeytanı da kullarına secde etmediği için yakan ve ne kadar merhametli olduğunu and içe içe kitabında övünerek anlatan ve sizin sonunuzda secde etmesseniz böyle olur diyerek hepimizi kendine secde etmeye zorlayan varlıktır. ve öyledir ki 40 secde değil 40 bin secde bile etseniz gökten bir cumhuriyet altını düşürmez. ananı babanı sağlıklı kıldım buna şükret diyip nasılsın diye sorulduğunda bile ahmak kullarının "allaha şükür" demelerine neden olmuş olan varlıktır. varlığına %100 inandığım halde adaletine merhametine ve bonkörlüğüne inanmadığım ayrıca kirlendiğinde yenilenebilir bir dünya bırakmayarak ilk insanın yaptığı pisliğin günahını 21. yy de çekmemizi sağlayan ve herşeyden öte ısrafın en büyük günah olduğunu zırvaladığı halde evrende milyarlarca gereksiz gezegeni yaratarak ısrafın ağlasını yaptığını düşündüğüm. kullarını kendine kenetleyerek uğrumda ölen cennetliktir diyerek intihar bombacılarının artmasına neden olmuş sözde kullarını çok seven varlıktır. dua etmemizi istesede hiçbir duanın somut karşılığını vermeyen varlıktır.