daha iki gün önce büyüklüğünü bir kez daha anladığım lütuf ve kudret sahibi. şöyleki: sınav dönemi... millet bitkin ve sıkkın. eve dönme vakti yaklaştığından kimsede doğru düzgün para yok... dolap tam takır...
ee ne olacak şimdi? gittik biraz zeytin bi koli yumurta aldım. koyduk dolaba oh dedik hiç olmazsa kahvaltılık oldu evde.
akşama kapı çaldı, kapıda bir kadın.. yaa dedi biz tatile çıkacağız evde yemek ve erzak var bunları size versek. yoksa bozulacak yazık olacak bunlara...
ne dersiniz? tesadüf mü? bunun tesadüf olduğuna ben inanmam arkadaş beni inandıramazsınız. en başta ben tesadüfe inanmam zaten.
yeter ki şükredilsin, şükrettikçe nimeti katlanmakta olan bir yaratıcıya sahibiz.
vardir ya da yoktur. bunu bilemeyiz, sadece fikir yürütebiliriz. kimisi var der, kimisi yok der, kimisi bana ne aq der...
ben hicbiriyle ilgilenmiyorum. ama zeitgeist izleyip de önüne gelen dine sallayan, bir bucuk saatlik din ve inanc bilgisiyle millete satasan hiyarlara götümle gülüyorum.
insanoğluna verdiği söylenilen özgür irade kendisinde var mıdır merak ettiğim hayal kahramanı. yani kendisinin kötü olanı seçme yalan söyleme vs gibi kötü olarak addedilen şeyleri yapmak istemesi gibi bir durum olabilir mi? fikrini değiştirmez mi hiç? değiştirmiş midir? olur da bir gün eh yeter be artık kötü olucam kötülük istiyorum derse o güne kadar kendisi var diye iyi olmayı tercih etmiş insanlar ne olacak tümden kayıp mı bunlar? ceza mı çekecekler iyi oldukları için? yoksa hepsine kötülük yapmaya başlamaları için bir süre mi tanınacak? hepsinden bu sefer kötü mü olmaları beklenecek?
yani sonuç olarak acaba bu allahın kendisinin de özgür iradesi var mıdır? ve fikri değişebilir mi? yoksa idealize ettiği kavramlar onda bir kölelik algori,tması olarak hep var olmak zorundadır da çok özendiği için mi insanoğluna özgür irade vermiştir.
Dedim: "Çok yalnızım."
Dedi: "Ben sana çok yakınım." (Bakara, 186)
Dedim: "Bunca günahım var, hangisinin TÖVBEsini yapayım?"
Dedi: "ALLAH bütün günahları bağışlayandır." (Zümer, 53)
Dedim: "Yine bağışlar mısın?"
Dedi: "ALLAH'tan başka günahları bağışlayacak olan yoktur." (Âli imran, 135)
Dedim: "Rabbim benim senden başka kimim var?"
Dedi: "ALLAH kuluna kâfi değil mi?" (Zümer, 36)
sözü edilen ayetta tema "dünyevileşmeyin, dünya malına sarılmayın, dünyaya sıkı sıkı sarılmayın çünkü dünya bir sınavdan ibarettir, kendinize ait olmasını istediğin eşyalar sonuna kadar asla sizinle birlikte olmayacaktır, çünkü yerlerin ve göklerin tek sahibi benim, elçim muhammed, iman ediniz" diyor tam olarak.
ayrıca isteyen istediği gibi bu mal mülke sahip olabilir, allah engel olmaz. allah insanlara irade vermiştir kanaat getirmeleri için. yol çizenindir. insanındır. o ganimetler senin olabilir. bu senin seçimin. ya da olmayabilir.
eğer senin olacaksa gün geldiğinde allah yolunda onları harcamalısın diyor.
bir müslüman öldüğünde arkasında mal/mülk bırakmamak zorunda. bunu emrediyor allah.
şimdi geniş bir perspektiften bakacak olursak, allah iyiliğimiz için bilzeri uyarıyor mu? yoksa bir despotizm mi uyguluyor? bira düşün derim.
allah ve dostlarına ayar vermek için kuran-ı kerim'de çukur arayan maddecilerin anlayamayacağı tanrı. halbuki bu tanrı anlamaları için ibretlik hadiseler sunmuştur.
"sana savaş ganimetlerini soruyorlar. de ki: ganimetler allah ve peygamber'e aittir. o halde siz (gerçek) müminler iseniz allah'tan korkun, aranızı düzeltin, allah ve resûlüne itaat edin."
burada ayeti iyi tercüme etmek gerekiyor. allah burada kullarından ganimet mi istiyor, yoksa yerlerde ve göklerde olan her şeyin sahibi benim mi diyor?
tabii ki ikinci şık. bunu zaten söylüyoruz; yerlerin ve göklerin tek sahibi allah'tır. bunu biz kendimizce söylemiyoruz, ayetlerde belirtildiği üzre.
ayetten nasıl öyle bir anlam çıkardınız anlamış dğeilim.
kuran-ı kerim'de kendisi için ganimet istediğini iddia eden yazarlar var.
öncelikle; allah-u teala "sizleri dünyevilikle sınıyorum" diyor zaten. dünyevi hayata önem vermiyor allah. kullarının da önem vermemesini istiyor. önem verenler ve vermeyenler diye ikiye ayırıyor. nefse hakimler ve nefse hakim olamayanlar. günahkarlar ve günahkar olmayanlar.
birincisi allah'ın ganimete ihtiyacı yoktur. yerlerin ve göklerin sahibiyim diyen allah'ın neden kullarının ganimetine ihtiyacı olsun ki? biraz mantık yürütelim lütfen.
ikincisi böyle bir ayet yok. kutsala sövmeyi halt bilen zevatın iftiralarından biri. umursamıyorum bile.
merhametlidir. haklıya hakkını verir. ( yanlız yanlış anlaşılmasın, ahirette hakkı verilir asıl insanların). affedicidir ve affetmeyi severdir. bu da dinimizi güzelleştiren husustur. elinde sonunda allaha inanan ve ona sığınan kişi affedilir.
dünyadaki herşeyden daha çok sevilmediği takdirde imanınızın bir kısmının hep eksik olacağı haber verilmiştir.
ayrıca, sanırım kendisini düşünmekten beni engelleyebilen tek kişiyi benden uzaklaştırmaya çalışıyor bu aralar... tabii ki önce seni seviyorum allah'ım ama onu düşünmeden de duramıyorum. senin sevdiğin pek çok kulun var belki ama benim sevdiğim tek kişi... onu da benden alma lütfen. ona da yardım et bu aralar. ya da al beni de yanına... duramıyorum.
neden bilinmek için bize yaratması gerektiğini kavrayamadığım realitesi tartışılmaz derecede açık olan yaratıcı. her şeyi anladım da şu sorulara cevap bulamadım.
1) bu dünya insanlar için bir sınav. sınav bitti sen cehennem sen cennete onu da anladık peki ya sonra allah köşesinde otutup yazılı sınav kağıtlarını mı inceleyecek. yoksa hoppa 2.nesil insanı yaratayım da ilkinden farkları ne anlayayım mı diyecek?
2) allah ezeli ve edebiyse neden bizi yaratmaya aniden karar verdi? öyleyse onunda az da olsa egoları var.