insanları yaratıp sonra da bana itaat etmelisiniz diyen zat.
itaat etmezsiniz cehenneme atarım diye tehdit eder.
Benim anlamadığım diğer nokta tüm canlıları o yaratmadı mı?
Mesela hayvanlara niye bana itaat etmelisiniz demiyor?
Niye sadece insanoğluna diyor?
Akıl ve düşünme yetisi ile yarattıklarına bana itaat edin diyor. Malum hayvanlar akılları ile değil iç güdüleriyle hareket ediyorlar. Senin gibi tıpkı.
kurduğu düzene karşı gelenlerin ellerinin ve ayaklarının çapraz şekilde (sol el ve sağ ayak bilekten) kesilmesini (ayrıca bu cezayı daha önceden firavun uyguluyormuş) emreden bir tanrı.
de ki, o allah tektir
allah eksiksiz, sameddir(bütün varlıklar o'na muhtaç, o hiçbir şeye muhtaç değildir)
doğurmadı ve doğurulmadı
o' na bir denkte olmadı.
ihlas s 1-4 .ayet.
Allah (C.C.) : "Eşi benzeri olmayan, bütün noksan sıfatlardan münezzeh tek ilah, Her biri sonsuz bir hazine olan bütün isimlerini kuşatan özel ismi. isimlerin sultanı."
Etimoloji çok büyülü bir şeydir. Ses benzerlikleri bulunan iki sözcük arasında bir de mutlaka etimolojik yakınlık bulunur. Mesela sakız ile sakal köken itibariyle çok alakasız gorunur ama bi bağlantı vardır. Mesela sakız Moğolca sagsay'dan gelir ve ağaç kabuğunda bulunan reçine demektir. yani ağaç kabuğunda bulunan bir şey ile sakal arasında bir anlamsal yakınlık var.
Bu bağlamda Allah ile de silah arasında da gizli etimolojik benzerlik olduğu kanısındayım.
şayet allah'a iman etmeseydim, bir dakika bile bu aşağılık dünyada durmazdım. benim hayatımın en önemli sorusu, ''tanrı var mı?'' sorusudur. çünkü bu sorunun cevabı, aynı zamanda benim hayat paradigmamı da belirler. eğer tanrı yok ise her şey altüst olur, baştan aşağı değişir; benim için hayatın hiçbir anlamı kalmaz...
tanımı girdik madem gelelim bu yazının asıl amacına:
diğer dinlere de aşina bir adamım. onlardaki tanrı tanımlarını, kuralları falan en az ortalama bir müslümannın dînini bildiği kadar bilirim. yaa ben bu kadar ağır işsiz tanrı tanımını ne gördüm ne duydum.
yaaa düşünsenize, koca evreni yaratıyorsunuz; galaksiler, kara delikler, yıldızlar, gezegenler falan her şey sizin eseriniz. ama tüm bunlar içinde bizim dünya dediğimiz ve yaşamı barındırabilmesi dışında pek bir özelliği olmayan tırt bir gezegendein milyonlarca yılında gelip geçmiş milyonlarca tür arasında zekâsı dışında gayet de tırt olan milyarlarca insan arasında yalnızca 60 yıl yaşamış bir adamın yüzü suyu hürmetine yapıyorsun her şeyi. yani galaksiler falan hiçbir şey değil. onlar muhammed bin abdullah için yalnızca. geceleri canı sıkılınca kafasını kaldırdığında karanlık bir gökyüzü olmasın da orada parlayan minik minik şeyler olsun. cırcır böcekleri cırlasın, kuşlar ötsün, yel essin falan... ama bunların tümü yalnızca müslüman türkler'in hz muhammed dedikleri adamın "yüzü suyu hürmeti" için olsun.
sen milyarlarca galaksi, yıldız, gezegen yarat ama işin gücün kimin ne içtiği ne giydiği olsun. "kim bana, benim emrettiğim şekilde tapınacak" diye insan mı yaratılır?
her şeyi insan için yarat ama çoğunu yasakla. kalanlardan çoğu da zararlı olsun. birkaç yüz metre bile yüzemeyen insanlar için yarattığın dünyanın yalnızca küçük bir bölümü insanların hayatta kalabilecekleri şartlarda olsun. uzayı zaten hepten geç, oksijen koymayı unutmuş.
demem o ki;
bir tanrının varlığına inanabilirsiniz. onun her şeyi yarattığını da düşünebilirsiniz. gelin gelelim onu bu kadar tırt bir varlık olarak tanımlamak nedir?