merhameti o kadar yüce ki hiç kapatmıyor bize kapıyı. hep affediyor, rızık veriyor bize. gönlümüze huzur veriyor. bize öyle güzel bir peygamber göndermiş ki. iyi ki varsın rabbim. keşke sana layık kullar olabilseydik, keşke pişmanlıklarımdan vazgeçebilseydim. yazıyorum buralara ki hesaba çekilirken belki bir melek bir kağıt getirir rabbim bu kulun seni çok sevdiğini yazmış der bir yere belki. hakkımızdaki kararın boynumuzun borcu. seni seviyorum ya rabbi. şükürler olsun verdiğin her şey için.
insanları adaletsiz bir biçimde sınayan tanrı. bu sınavda kimi kuluna zor sorar, kimine en basitinden. şöyle ki; anadan doğma müslüman birisi hayata 1-0 önde başlarken, anadan doğma ateist birisi hayata 1-0 geride başlar. doğum yoluyla kullarının ahiretine bilet kesmek, ne adalet ama!
evrende her şey sebep ve sonuç ilişkisi içinde gerçekleşir. sebep-sonuç denkleminde elemanlar ne kadar çoğalırsa olasılıklar da o derece çeşitlik kazanır. işte bu olasılıkların hepisinin yaratıcısı olan ve hepsini bilen ezelden beri var olan ve her zaman var olacak olan allah'tır. allah sebeplerin sahibidir.
allah 1'dir; ona denk olan başka hiçbir şey yoktur, o her şeyin üstündedir. bugüne kadar olan her şeyi biliyordu ve onun emretmesi ile olmuştur her şey, o istemezse hiçbir şey olmaz. ileride de var olacak olan her şeyi bilen sadece o'dur.
her şey ve herkes ona muhtaçtır. o ise hiçbir şeye muhtaç değildir; "ol" der ve olur.
dine bağlı kalmaksızın da inanılabilir insanın yaratıcı hakkında kesin yargılarla konuşmaması gerekir her şeye gücü yeter cümlesi çok tehlikeli ve mantıksızdır. Yetebilir de yetmeye de bilir mükemmellik insan algısı ile sınırlıdır.