allah'ın antropomorfik biçimde, bedenen görüleceği ve tahtının melekler tarafından taşındığı iddiası, islam'a hristiyanlıktan geçmiştir. hristiyanlığa göre isa mesih, tanrı'nın maddi bedene bürünüp tecessüm etmiş suretidir.
yahya, yuhanna 1 de bunu doğrular ve der ki, başlangıçta sadece logos-söz vardı, logos tanrıyla beraberdi. ve logos bedenlendi, aramızda yaşadı.
"Sina Dağı baştan başa duman içindeydi, çünkü RAB ateş içinde onun üzerine inmişti. Dumanı fırının dumanı gibi yükseliyor, bütün dağ şiddetle sarsılıyordu."
hz Musanın ricası üzerine yüce Allah gölgesini dağa yansıtmış ve o dağ anında parçalamıştır.
Araf suresi 143 de bu anlatılır.
Yüce Rabbimizin gölgesi bile dağları yerinden oynatır.
Rivayet o'dur ki;
Cennet ehli her cuma günü, yüce Allah'ı görecektir. Ve bu belkide cennetin en güzel hediyesidir.
Yalnız cisimler gözle görülür eğer sizin inandığınız Allah cisimse buyurun görün. Fakat şüphesiz Allah cisim değildir ve gözler onu idrak edemez. Maksat kalp gözü ile görmek ise yarattıklarına bakın görürsünüz zaten.
labaratuarda, erlenmayer tüpünün içinde aramakla gerçekleştirilemeyecek eylem. ulan zaten atmosferin içindesin daha hangi atmosferi arıyorsun, görmeye çalışıyorsun?
Allah c.c. Hazretlerini onun ilmine,iznine ve kudretine dayalı bir göz ile nazar edebilmektir.
ilahi sıfatlarını görmektir.bu görüş iki çeşittir.biri,öbür dünyada vasıtasız olarak Cemal sıfatlarının tecellisini görmek, diğeri bu dünyada kalb aynası aracılığı ile ilahi sifatlarının tecellisine ermek.
Diri bilici işitici beka sıfatlarına sahip olan allah c.c hazretlerini dünya nazarıyla görmek imkansızdır.Fakat vuslat bunun için vardır. vuslat allah'ı görebilme anı için vuslattır.