hani, perran kutman'ın bir filmi vardı. onu bunu dolandırıp, zengin oluyordu. sonra da ilk işi yaz sıcağında kürk alıp, yatta güneşlenirken onu giymek olmuştu. ya da kemal sunal'ın bir filminde, piyangodan para çıkınca karısı -yasemin yalçın- üzerinde kürkü, bir elinde kola kutusu, sahil boyunca koşarak "zenginliğin" tadını çıkarıyordu. bence bu adam da perran kutman'ın ya da yasemin yalçın'ın canlandırdığı o karakterin aynısı.
çok zengin, ok, süper zengin. hepimizin amına koyar.
ama bence bu adam bu görgüsüzlüğü ve parayı sindirememsi yüzünden köklü zengin kesimlerce kabul görmeyen bir insan.
hani zengin muhitine sonradan zengin olmuş ve biraz da görgüsüz bir insan taşınır, diğer sosyetik zenginler gibi oturmasını kalkmasını, yemek yemesini, yabancı sosyetik terimleri falan bilmez, sokakta herkes yüzüne güler, sonra da arkasından kıs kıs güler. işte bence bu adam böyle biri, dahası bunun farkında ve kendini kanıtlama çabası içinde.
garajındaki arabalarını sergiye açsa ve girişi ücretini de 10 tl belirlese bir 'my world' projesine harcayacağı kaynağı çıkarabilecek eleman, toplum olarak o kadar meraklısıyız gaza gelmeye.
son reklam filmleriyle kendisi sürekli taklit edilmektedir. özellikle "hep hayal ederdim 10.kattaki evde fındıklık olur mu?"- yaptım olacak! gibi geyiklere de yol açmıştır, bizi güldürmüştür. neyse artık zenginin malı züğürtün çenesini hesabı olmasın.
bizim çocukluğumuzda sakıp ağa vardı. tek kanallı trt zamanlarında televizyona çıkar, köyünden, anasından, tutumlu olmaktan felan bahsederdi. çocukluk aklımızla severdik. sevimli bir kişiydi çünkü. fakat sonra büyüdük ve gerçekleri gördük. evet sakıp ağa hakkatten de bu ülkenin gördüğü en sevimli zengindi ama nihayetinde kapitalizmin ve sömürü düzeninin ağasıydı. o programlarda zamanın müşteri ilişkileri yönetim şekli idi.
sonra devir değişti, çelik bile değişti, tabi zenginlerde değişti. artık tutumluluk önermek moda değildi. yeni moda kroyum ama para bende demekti. bu ilk zamanlar yüksek model arabalara yazılarak yapıldı. sonrasında da görgüsüzlük aldı başını gitti. ali ağaoğlu gibiler arttı. ağaoğlu, yeni kapitalist başarı modelimizdi ama sevimsizdi işte. bir de fütursuz bir görgüsüz idi. bir çok eski-yeni karşılaştırmasında olduğu gibi eski kapitalistler yeni kapitalistlerden daha iyiydi. biliyorum siz yaptınız bunu, olacak dediniz ama olmadı işte.
bu nedenle yeni kapitalistlerden ve kendisinden şiddetle iğrenmeye devam ediyor ve bir an önce batıp, 70lerde deniz kumundan yaptığı gecekondulara taşınmasını diliyoruz.