bizim çocukluğumuzda sakıp ağa vardı. tek kanallı trt zamanlarında televizyona çıkar, köyünden, anasından, tutumlu olmaktan felan bahsederdi. çocukluk aklımızla severdik. sevimli bir kişiydi çünkü. fakat sonra büyüdük ve gerçekleri gördük. evet sakıp ağa hakkatten de bu ülkenin gördüğü en sevimli zengindi ama nihayetinde kapitalizmin ve sömürü düzeninin ağasıydı. o programlarda zamanın müşteri ilişkileri yönetim şekli idi.
sonra devir değişti, çelik bile değişti, tabi zenginlerde değişti. artık tutumluluk önermek moda değildi. yeni moda kroyum ama para bende demekti. bu ilk zamanlar yüksek model arabalara yazılarak yapıldı. sonrasında da görgüsüzlük aldı başını gitti. ali ağaoğlu gibiler arttı. ağaoğlu, yeni kapitalist başarı modelimizdi ama sevimsizdi işte. bir de fütursuz bir görgüsüz idi. bir çok eski-yeni karşılaştırmasında olduğu gibi eski kapitalistler yeni kapitalistlerden daha iyiydi. biliyorum siz yaptınız bunu, olacak dediniz ama olmadı işte.
bu nedenle yeni kapitalistlerden ve kendisinden şiddetle iğrenmeye devam ediyor ve bir an önce batıp, 70lerde deniz kumundan yaptığı gecekondulara taşınmasını diliyoruz.