1982-1983 sezonunda 17 yaşında romanya liga 1'inde farul constanţa forması giydi 18 maçta 7 gol attı ve performansı ile sportul studenţesc kulübünün dikkatini çekmeyi başardı. 1983-1984 sezonunda 18 yaşında romanya'nın sportul studenţesc kulübüne transfer oldu. genç yaşına rağmen 3 sezon da 107 maçta oynadı ve bu maçlarda 58 golatmayı başardı. yetenekli futbolcu takibe alan steaua bucuresti romanya'nın güçlü takımlarından steaua bükreş 1987-1988 sezonunda hagi 'yi transfer etti. orta sahada oynamasına rağmen 97 maçta 76 gol atarak. tüm dünyanın dikkatini çekmeyi başardı.
hagi ülkesi romanya'da6 kez yılın futbolcusu ve son olarak da yüzyılın futbolcusu seçildi 1990-1992 sezonunda 25 yaşında ispanya'nın dünyaca ünlü kulübü real madrid'e transfer oldu. real madrid'te istenen başarıyı gösteremeyince 2 sezon sonunda i̇talya'nın brescia calcio takımına transfer oldu (1992-1994 sezonu).
1994 yılında amerika'da yapılan dünya kupasında romanya milli takımı ile gösterdiği performansla barcelona'nın hollanda'lu ünlü teknik adamı johan cruyff'un dikkatini çekti ve1994-1995 sezonunda tekrar i̇spanya'ya döndü ve 2 sezon barcelona forması giydi.
johan cruyff yıldızı barışmayan hagi 1996 avrupa futbol şampiyonası sonrası fatih terim'in ısrarlarıyla 31 yaşında galatasarayile sözleşme imzaladı. i̇mzadan hemen sonra yoğun eleştirler alan galatasaray kulübünün imdadına gösterdiği üstün performansla hagi cevap verdi.galatasaray'da 5 sezon forma giyen hagi, kariyerinde en çok forma giydiği ve en çok ikinci gol attığı takım galatasaray oldu.
hagi, futbol yaşamında %46 (513 maçta 237 gol) gol oranı ile oynamıştır .
bir de alex de souza ya:
ocukluğu kolombo şehrinde geçen genç futbolcu profesyonel futbol hayatına erken atıldığı için liseyi son sınıftan terk etmek zorunda kaldı. futbol'a 1995 yılında coritiba fc takımında başlamıştır. 2 sene oynadıktan sonra 1997 yılında palmeiras'a geçmiştir. 2001 yılına kadar palmeiras'ta oyanayan futbolcu buradaki performansıyla brezilya milli takımınada da oynamaya başlamıştır. ayrıca 1997 yılında tanıştığı daiane ile 9 mart 2000 tarihinde evlenmiştir. 2001-2002 sezonunda parma takımına transfer olmuştur. ancak 5 maça çıkabilmiştir ve ligin ikinci yarısında flamengo'ya transfer olmuştur. diğer sezon ise cruzeiro takımına transfer olmuştur. 25 nisan 2004'te daiane ile olan çocukları mario eduardo dünyaya gelmiştir. 2004 yılında ise fenerbahçe'ye transfer olmuştur.
coritiba fc
1995 yılında futbol'a coritiba fc'de başlamıştır. 2 sezon burada oynayan alex 124 maç oynamış 32 gol atarak iyi bir futbolcu olduğunu kanıtlamıştır.
palmeiras
1997 senesinde coritiba fc'den palmeiras'a transfer olmuştur. burada 5 sene oynayan futbolcu çok iyi bir performans göstermiştir. burada oynadığı 5 sene içinde brezilya milli takımına da seçilmiştir. palmeiras'ta 141 maçta 78 gol atarak avrupa kulüplerinin transfer listesine girmiştir.
parma
parma takımı tarafından 2001-2002 sezonunda transfer edilmiştir. ancak avrupa'daki ilk macerası pek güzel yürümemiştir. aşırı yabancılık çeken futbolcu ligin ilk yarısında 5 maça çıkmış ve 2 gol atıp 7 asist yapti. ligin ikinci yarısında ülkesine flamengo takımına geçmiştir.
cruzeiro
2003 yılında cruzeiro takımına transfer olan futbolcu burada yeniden kendini bulmuş 121 maça çıkmış 64 gol kaydetmiş ve 2004 copa américa için brezilya takımının önemli oyuncularındandı milli takımına seçilmiştir. 2004 copa américa'yı kazanan brezilya bu turnuvada birçok avrupa takımın transfer listesine girmiştir.
fenerbahçe
birçok avrupa koklu takimlarin bile kendisini istemesine rağmen, 20 haziran 2004 tarihinde fenerbahçe'ye transfer olmuştur. türkiye'ye 2004 copa américa'yı kazanan brezilya milli takımının kaptanı olarak gelmiştir ve fenerbahçe'de harikalar yaratmıştır. 2006-2007 sezonunda fenerbahçe'nin 100. yılında şampiyon olan takımda yer alarak tarihe geçmiştir ve 2006-2007 sezonunda turkcell süper lig'i 19 golle tamamlayarak, fenerbahçe tarihinde gol kralı olan ilk yabancı futbolcu olmuştur. fenerbahçe tarafından 2007-2008 sezonu başında kaptanlığa getirilmiştir. 2008-2009 sezonundan itibaren 10 numaralı formayı giymeye başlamıştır. fenerbahçe ile 2007-2008 uefa şampiyonlar ligi'nde asist kralı olmuştur. ayrıca fenerbahçe'nin avrupa kupalarında en çok gol atan yabancı futbolcusu olmayı başarmıştır. fenerbahçe'yle turkcell süper lig'te 3 kere de asist kralı olmuştur.
(wikipedia kaynak)
editto: şimdi arkadaşlar, eğri oturup doğru konuşalım alex'in sayfasına da yazdım. tenzih ediyorum her iki futbolcuyu da bu tartışmadan. alın karşınızda istatistikler, ekonometri okuyorum diye değil yani * araştırmacı her ruh bulur bunları. 5 dakikanızı almaz. boşuna konuşulmasın. milli takım kariyerlerini eklemeye gerek bile duymadım. alex barça, real forması mı giydi? sizce hagi şansı ile mi oralarda oynadı? Lütfen yapmayın. Eğer hagi alexten sonra türkiyeye gelmiş olsaydı, yani ikisinin doğum tarihini değiştirin, ve düşünün. sizce şu an alex'in esamesi okunuyor muydu?
ünlü kanal neyşınıl coğrafik der ki: "tink egeyn." (tekrar düşünün)
ama sezarın hakkı sezara. Alex fenerbahçeyi taşıyan kaliteli bir futbolcudur. Ve iddia ediyorum ki, alışınca tabata da beşiktaş için aynı şey olacaktır. Alışınca elanocuğum da bir hagi olamasada takımını kaldıracaktır.
alex haginin kramponunu giyemez.o ağırlığı taşıyamaz.haginin kıyaslanacağı adam zidanedır figodur.uluslararası ve ulusal çapta takımı alıp sürükleyen , hakanı hakan yapan ,emreyi(!) emre yapan *, 35 yaşına geldiğinde bile hala her idmandan önce 45 dk , idman sonu 45 dk çalışan adamdır hagi.4 şampiyonluk 1 uefa 1 süper kupa getirmiştir.fatih terimi bile o fatih terim yaptı.bana kalkıp alex le kıyaslıyorum diyip şaka yapmayın.
anlamıyorum lan alex gibi şu dönemin kalburüstü bir oyuncusuyla tüm zamanların en iyi oyuncuları arasında gösterilen hagi nasıl kıyaslanabilir? kalburüstü dediysem bu ligde oynayan uzun zamandır en takdir ettiğim futbolcu olduğunu da belirteyim alex in.
türkiye deki performansları, takımlarına katkıları filan tamam. 22-23 yaşında steau ile şampiyon kulüpler kupasını kazanan winner özelliği, hem real madrid hem de barcelona da birinci adam olmaya çalışırken takımdan dışlanmasına neden olan karakter yapısı, tüm oyuncuları yıldız olan romanya milli takımına hükmeden liderliği, ikinci defa doğduğu galatasaray daki performansıyla bile formunun zirvesindeki zidane ile aşık atabilecek durumda oluşu...
ha; alex te çok iyi topçudur, lincoln gibi aniden parlayan istikrarsız adamlarla karşılaştırılması elbette bazı fazlaca gaza gelmiş galatasaray taraftarlarının gafleti olsa gerek. ancak bugün alex i kıyaslayacaksak wendel ile yahut lucho gonzalez gibi oyuncularla kıyaslayabiliriz.
alex i hagi ile kıyaslamak nihat kahveci yi hristo stoichkov ile ya da kennet anderson u jurgen klinsmann ile kıyaslamak gibi bir durum. arada ciddi klas farkı var.
ikiside hem futbolları hem de türkiye'ye gelmiş en iyi yabancı futbolcu olmaları açısından birbirlerine benzerler. ikisi de takımlarına büyük başarılar kazandırmışlardır. ancak galatasaraylı da olsanız fenerbahçeli de olsanız hagi'nin daha büyük bir yıldız olduğunu çekinmeden söylemeniz gerekir. bunu fanatikliğe bağlamaya hiç mi hiç gerek yok.
Alex daha Hagi'nin Galatasaray'a geldiği yaşa gelmemiştir. Hagi futbolun nasıl oynanacağını Türkiye'ye göstermiştir ama Barcelona'da ya da Real Madrid de oynamasından bize ne? Ben güzele güzel demem o yar benim olmayınca demişler ve de ne de güzel demişler. Biz de Ailton'u Alman ligi gol kralı diye aldık adam Türkiye'ye gelince cıvıttı. Eğer kıyaslamayı bir de takıma olan katkılar arasında yapacak olursak Fenerliler yakın gelecekte üstün duruma çıkabilir. Şu bir gerçek ki hemen her maç Fener'i sırtında taşıyan tek isim Alex... Futboluna da futbolculuğuna da saygı duyuyorum. Hagi Avrupa Kupası kaldırmıştır, süper kupa kaldırmıştır Galatasaray forması altında ve bilinçli olan her türk'Ün bu sayede gururu okşanmıştır. Ama şu da bir gerçek ki Hagi varken Galatasaray'ın kadrosu nasıldı? Hakan Şükür en verimli zamanındaydı... Hakan Ünsal, Ergün, Arif, Popescu, Fatih Akyel, Taffarel, Filipescu, Bülent Korkmaz, Emre, Okan Buruk. Şu isimlere bir bakın Allahaşkına. Hagi galatasaray'a kupa kazandırdı demek bu adamlara da bir haksızlık olmaz mı? Hagi'li Galatasaray bir takım olarak çok iyiydi. Kolay mı şampiyonlar liginden Uefa'ya katılıp ta hiç yenilgi yüzü görmeden o kupayı kaldırmak? Ne kolay ne de tesadüf. Fenerbahçelilerin bunu kabul etmesi şart ve saygı gereği öncelikle. Ama Alex'in ayarında fenerde kaç futbolcu var. Gelip giden isimler oldu ama Alex hep kaldı. Hojidonklar, Guiza ve Roberto Carlos bile Alex'in gölgesinde şu an. Teknik direktör bile kim olursa olsun ona sarılıyor ilk önce. Onun için kulüp başarıları ile oyuncu başarılarını kıyaslamak çok adil değil. Alex'e büyük haksızlık öncelikle. Alex'in de iyi bir oyuncu olduğunu, takımına müthiş fayda sağladığını ve gerektiğinde hırslı bir yapıya bürünebildiğini de Galatasaraylıların kabul etmesi gerek. Ülke olarak hiç bir başarı kazanamamış olsa dahi futbolu ile parlamış isimler ne yapacak öyle olsa? Litmanen, Giggs, Shevchenko'yu örnek verebiliriz. Bunlar gittikleri kulüp itibarı ile büyük futbolculardır. Aksi olsa milli takımlarını da sırtlarına alır ve oynadıkları takım ile aynı seviyede bir yerlere taşıyabilirlerdi.
Hagi büyük bir futbolcudur. Onun gibisi şu ana kadar gelmedi bence. Ama Alex'in önünde daha çok yıllar var ve haksızlık yapmanın alemi yok. Üstelik bu satırları yazan da bir Beşiktaşlı...
alex tek kelime türkçe öğrenmemiştir, hagi ile bayağı bayağı türkçe konuşabilirsiniz. biri paramı alırım işimi yaparım bunların dili bana lazım değil derken dolaylı, diğeri bizden biri olmuştur adeta.
edit: ulan eksileyen ibneler, alex türkçe konuştu da biz mi görmedik? ne saçma insanlarsınız ya.
alex'in iyi oynadığı zamanlarda önümüze gelen baymış karşılaştırma.ikisininde ayrı bi futbol mantalitesi vardır,ayrı bir karakteri vardır.bence böyle bi karşılaştırma yapmak yersizdir.
futbolu bırakma kararı almasına rağmen galatasaray camiası ve yöneticilerin ısrarlarına dayanamayıp bir sene daha futbol oynamaya karar vererek son senesini onlar için oynayan hagi ve her sözleşme yenileme döneminde acaba kontratını yenilesek mi yenilemesek mi diye kırk takla atılan alex'in kıyaslanmasıdır.
evet insanlık açısından alex iyi bir çocuğa benziyor gerçekten iyi de topçu allahı var. ama işte saha içinde de kavgacı olan hagi bağırır çağırır adamın makatından kan alır. sahada miskinliğe yer yoktur.
hagi galatasaray'ın tarihindeki en iyi yabancılardan biridir, alex fenerbahçe'nin tarihindeki en faydalı transferdir.
ha illa bunlar birbiriyle kapıştırılacaksa, hagi 44 yaşında olmasına rağmen alex'i top niyetine 34 metreden fenerbahçe'nin ağlarına sokar volkan da kalkıp niye soktun diyemez.
""ben sporcunun zeki çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim"" *
alex: zekidir, çeviktir ve ahlaklıdır. kendi taraftarını sever ve sayar.
hagi: zekidir, çeviktir ama ahlaksızın önde gidenidir. kendi taraftarına hepiniz hirsizsiniz diye bağıracak kadar hemde. hakemlere yaptıklarını söylemiyorum bile.
alex'le kıyaslanması, hagi'ye hakarettir. kim ne derse desin.
ikisinin yaptıkları, takımları için unutulmazdır ama hagi'nin yeri hep başkadır. sadece galatasaray'lı taraftarlarca değil, diğer takım taraftarlarınca da sevilir ve takdir edilir. (fenerbahçeliler hariç.)
fenerbahçemin alex vasıtasıyla 5 puan farkı koyduğu şu sıralarda hagi'nin övülmesi, 6-0'lık galibiyet sonrası ''ama... ama biz de sizi 7 kişi ile 7-0 yenmiştik'' palavrasını aklıma getirdi nedense.
hagi'yi maradona, pele ayarında gösterenlere gülmeden önce, oradaki futbolcular arasında real madrid'de 2 yıl oynayıp brescia gibi bir takıma gönderilen tek futbolcunun hagi olduğunu, real madrid ve barcelona'da asla bir xavi, guardiola, roberto carlos, raul, ya da zidane gibi efsaneler arasına giremediğini söylemeden geçemeyeceğim.
aradaki farklardan biri, alex'in hagi ile beraber galatasaray'da oynamış bütün iyi oyuncularla kıyaslanmış olması, hagi'nin ise sadece alex'in rakibi olarak gösterilenlerden biri olmasıdır. sadece kariyer bazında alex'i hagi'nin yanına yanaştırmayıp arda, lincoln vs. oyuncularla kıyaslayanlar olursa, hagi'yi aynı mantıkla dimas, appiah gibi oyuncularla kıyaslamak caiz oluyor.
hagi'nin avantajı doğru zamanda doğru yerde olmasıdır ve hayatının oyununu galatasaray ile romanya milli takımında oynamıştır. türkiye ligi'ni sallamayıp hagi'yi şampiyonlar ligi'nin tesellisi olan uefa'da güzel şeyler başardığı için alex'ten üstün tutanlar ve neden alex küçümsediğiniz uefa'da birşey yapamadı diyenler, hagi'nin basit türkiye liginde neden alex'in yanından bile geçemediğini nasıl açıklayacaklar? alex'in avrupa'da tek başına kurtardığı maç olmadığını söyleyen - ki aslında şampiyonlar ligi'nde bile var - ahmet çakar kafalı bünyeler bana şampiyonlar ligi'nde tek başına maç kurtarmış bir türk takımı oyuncusu örneği verebilirler mi?
bu tartışma alex - hagi tartışmasından çok fenerbahçe - galatasaray tartışmasıdır. ancak bilinmesi gereken bir gerçek vardır ki, alex hala futbol oynamakta ve istatistiklerine yeni rekorlar eklemeye devam etmektedir.
sizin alex gibi bir futbolcunuz asla olmadı ve olamayacak.
edit: 5 yılda 4 lig şampiyonluğunu kimin kazandırdığını çok iyi biliyoruz. galatasaray uefa maçları yaparken ertelenen ve lig bitiminde, motivasyonunun en tepede olduğu ve diğer takımların dağıldığı sıralarda teker teker hepsini elden geçirme kolaylığı sağlayan ex-federasyon yöneticilerinin annelerinin ellerinden öpüyoruz, dayağın kralını yedikten sonra hala bizi dövmeye çalışan pehlivanlara selamlarımızı yolluyoruz.
ayrıca edit: o avrupa değil, uefa kupası olacak. şimdi avrupa dersek içine balkan kupası da girer de mi?.