bu sezonki performansında, sezon başı planlarında ve kurduğu oyun şablonuyla kendisini istemediği izlenimini veren aykut kocaman'ın büyük etkisi var. sezon başında yapılan stoch, dia transferleriyle aykut hoca, kanat akınları odaklı bir takım kurmayı planlayıp alex de souza dönemini sonlandırmak istiyordu belki. alex'in yeteri kadar insiyatif almadığını, mücadele etmediğini düşünen aykut hoca'nın onu bu yüzden fenerbahçelilerin alışmadığı biçimde oyundan aldığına da tanık olduk. lakin sezona yapılan kötü başlangıç, aykut kocaman'ın alex'siz fenerbahçe devrimine engel koydu. aykut hoca'da devrini henüz tamamlamamış olduğunu gördüğümüz futbol profesörü alex'den yararlanma kararını almış, ona diğer oyuncuların yaptığı gibi insiyatif alması gerektiğini belirtmiş ve bu da biz fenerbahçelilere en verimli alex'i izleme olanağı sunmuştur. alex'in bu performansı 2004 copa amerika'da brezilya kaptanlığı yapan alex'in performansına en çok yaklaştığı sezon içerisinde gerçekleşmekte. geriye sadece onu şampiyonlukla taşlandırmak kaldı.
alex resmen kavgadaki sakin adam. hani bir grup kavga eder. aradan birtane herif yumruğu çakar ve o kadar süre yıkılmayan adamı yıkar. işte bu alex. 19 oyuncu maç boyunca koşuyor, çabalıyor, golü istiyor. ama işte kralex o kadar koşmasada ne zaman nereye koşacağını bilip defansın arasına giriyor ve meşin yuvarlağı ağlara gönderip işini bitiriyor.
brezilyalı gibi davranmayan adam. takım otobüsünde arkadaşları birbirleriyle şakalaşırken, biri müzik dinlerken, biri psp ile oyun oynarken bu futbolcu dostoyevski okuyan bir adam.
birileri büyük maç atmosferi altında ezilip 10 yaşındaki çocuk gibi hareketlerde bulunurken, alex hiçbir zaman olgunluğundan ve centilmenliğinden ödün vermeyen bir adam.
birileri mağlup olduğu maçtan sonra hakemden girip, teknik direktörden çıkarken, alex 'tüm suç bizde, kötü oynadık ve kaybettik' diyen bir adam.
birileri anelka'lara, kezman'lara, güiza'lara paraları akıtırken, alex 'türkiye'nin en teknik futbolcusu semih' diyen ve bunda da haklı çıkan bir adam.
birileri kelepçeli fanteziler peşinde koşarken, o bar senin bu bar benim dolaşırken, alex gözlüğünü takıp eşi ve çocuklarıyla mazbut ama gururlu bir hayat yaşayan adam.
birileri 1 maç oynatılmayınca küsüp tüm sezonu heba ederken, alex 33 yaşında olmasına rağmen daha çok çalışıp yine takımının maestrosu olmaya devam eden bir adam.
maç sıkıştığı anda heyecanına yenik düşüp saçma hareketlerde bulunanların sırtına vurarak onlara güven veren ve bir maç nasıl çevrilir bunun dersini veren bir adam.
türk futbol tarihine geçen ve rakiplerin de saygısını kazanan bir adam. rakiplerin bu kadar çok canını yakmasına rağmen hala daha nefret edilmeyen sadece korkulan ve 'keşke bizde oynasaydı' denilen bir adam.
istatistiklerine hiç değinmedim bile. çünkü attığı gol ve yaptığı asistler buz dağının görünen yüzü sadece. yukarda yazdıklarımın doğal bir sonucu.
2 yıl daha bizimle ol, ülkene gidip futbolu bırak ama yine dön gel alex..
"Eğer elinizde oyun bitti derken başlatan,
takım düştü derken kaldıran,
umutlar tükendi derken çoğaltan,
üstelik bunu vakur bir eda, asabi olmayan bir klasla başaran bir oyuncu varsa;
değil taraftarlarla, o arena aslanlarla dolu olsa gene bir yol bulursunuz.
Bu derbiyi de kazandırdı ya, artık onun da kitabı yazılmaz, anıtı dikilmezse
kimin yazılacak, kimin dikilecek?
Kabul edelim, bu kadar etkili bir oyuncu bu ülkeye hiç gelmedi"
candır ya. bir fenerbahçeli olarak söylüyorum ki, bundan sonra gelecek hiçbir yabancı oyuncuyu bu kadar sevemeceğim. çoğu fenerbahçeli de böyle düşünüyordur, diye düşünüyorum.
18 mart 2011 galatasaray fenerbahçe maçında kazım'ım gol attıktan sonra yaptığı terbiyesizlik için "ben olsaydım böyle bir şey yapmazdım, ben alex'im, o da kazım" gibi mütevazi ve yalın bir yorum yapmış bir fenerbahçeli futbolcu, kralex.
mesleği futbolculuk değil de başka bir meslek olsaydı bile o mesleğin sayılı adamlarından olacağına eminim. o kadar zeki, kültürlü, işine son derece saygılı ve ahlaklı ki... fenerbahçe nin cruyff u olabilecek bir adam. otursun şeref tribününe futbolla ilgili herşeyle o ilgilensin.
(bkz: seni kaybetmeye göze alamam)
tekrar tekrar söylüyorum ki kendisi efsanenin yanından geçemeyecek bir futbolcudur. fakat türkiye'ye uygun yapısı sayesinde tutunmuş ve iyi futbol oynuyor. benim gözümde nobre'den 2 adım önde o kadar.
beynini kullanan, sakin, becerikli, oyunu okuyabilen klasik bir on numaradır. takımı oynatan, takıma artı motivasyon sağlayan fenerbahçe adına efsane olacak futbolcudur.
yaptığı bunca şey attığı goller yaptığı asistler takıma katkısı yaşattığı şampiyonluklar, fenerbahçenin tarihindeki en büyük başarıyı yakaladığı şampiyonlar liginde çeyrek final oynadığı sene şampiyonlar liginde asist kralı olması büyük maçlarda oynamıyor diyenlere verdiği cevapla büyük takımlara karşı attığı sadece (galatasaray ve beşiktaşa attıkları 20 golün üzerinde)hala ona laf söylemek kıyaslamaya çalışmak isteyenlerin taş olacağını düşündüğüm futbolcu fenerbahçenin bu adamı hiçbir futbolcusunu korumadığı kadar koruması gerekli ve şükrü saraçoğlu stadının girişine heykelini bile dikmelidir.
dün yaptığı konuşmayla; türkiye'nin gelmiş geçmiş en başarılı, mütevazi, sabırlı, dayanıklı, sıcakkanlı futbolcusu olduğunu kanıtlamıştır. tek kusuru fenerbahçe'de oynaması olsa da, onun için bir seferlik fenerbahçe atkısı öpmeye hazırım.