Alevilikle ilgili birşey öğrenilmek isteniyorsa bunun en doğru yolu bi aleviye sormaktır. Bi yerden okunulan bilgiler paylaşılmaya çalışılırsa işte böyle saçmalanır.
Hıristiyanlık üzerinden etkilendiğini düşündüğüm mezhep mi tarikat mı başka birşey mi çözülememiş inanç. Hırıstiyanlardaki 12 havari, alevilikteki 12 imam. Hıristiyanlardaki baba-oğul-kutsal ruh, alevilikteki Allah, Muhammed, Ali. Hıristiyanlıktaki mukaddes koku ile yağlanılan konfirmasyon ayini ile, cem ayininin gülsuyu ile yapılması. Hıristiyanlıktaki Hz. isanın beden ve kanını temsilen ve ölümünü anarak aynı mukaddes ruha ermek için Hıristiyanların sembolik olarak kullandıkları ekmek ve şarap ile, Hz. Hüseyinin ölümünü sembolize eden ve cemlerde içilen şarap. Hıristiyanlıktaki günah çıkarma , alevilikte baş okutma erkanı. piskoposluk tacı ile Alevi babalarının elifi tacı .Hıristiyan keşişinin kuşağı ile tığıbent, gibi örnekler sayılabilir. Tahminimce daha birçok inançtan etkilenmişlerdir. Neyse efenim Türklüklerini korumuşlar, ancak Hz. Ali efendimizin Arap olduğunu unutmuşlardır.
Hayat tarzı olarak,90-70 cm aralığında bir langırt masası içinde bir o yana bir bu yana yuvarlanıp, gelenin 1,gidenin 2 vurduğu bir langırt topu rutinliğinde nefes alıp veren ruhsuz kişilikler-ayıplamayın afacanı,alanı dar,yoksa daha nitelikli olabilirdi- tarafından tarihin ırzına geçilerek yapılan değerlendirmelere tabi tutulan bir ahlaklılık yolu;özellikle genel bir algının eleştirisi olarak yansıtılan ''piç'' sıfatını kendine en yakışan elbise olarak kabul eden bünyeleri ortaya çıkarmak konusunda ihtisas sahibi olanları ortaya çıkaran yoldur. tosun,niye alındın la üstüne?
Kendinde barındırdığı insaniyetlik paradigmasının ibresi sıfırın altında bir sayıyı gösterirken bile tarihin,sosyolojinin ırzına geçmeye devam etmekte bir sakınca görmeyen , ''piç''sözcüğünü gördüğünde '' ağabeyler beni tanıdılar,siz kaçın''şeklindeki repliği söyleyen fıkra karakteri mizacına bürünme refleksini ölçülemez bir hızda gösteren sözlük maskotlarının ,ağızlarından salyalar akıta akıta küfürler döşemesini yüzünde acı bir tebessümle izleyen-yazar burada kendinden bahsetmiş- bireyleri içinde bulunduran spontanellik ve sistematikliğin harmanı olan ahlaklılık yolu.
Yavrum benim,''beni tanıdılar,siz kaçın arkadaşlar'' repliğinin yazıldığı an, sayfanın kuru kalmış son bölümünü oluşturması açısından tarihi bir öneme sahip; zira sayfanın geri kalan tüm bölümleri salyadan geçilmemekte; bakın tosun paşa nasıl bir argo potporisi döşemiş: yavşak,o.ç,sapkın,köpek...vs... tosuncağızın argo terminolojisi yüksek irtifalarda uçmakta, bildiğin uçsuz bucaksız bir gökyüzü.
Evet bende farkına vardım,alışılmış bir durum değil, normal insan anlığının ve kapasitesinin üstünde bir niteliksizlik donanımı mevcut, ama google yardımıyla ufak bir araştırmadan sonra bu tip prototiplerin allahın özel yaratımları olduğunu öğrendim, batılılar bunlara isim bile vermiş; signature series of god(tanrının imzalı modelleri. Fenderin ürettiği marcus miller jazz bass gibi özel model bunlar...
Laiklik kavramının ne olduğu hakkında bir bilgisi olmadan, ister evrensel laiklik paradigması olsun,ister local laiklik manifestosu olsun laiklik kavramının temel ön koşulları hakkında hiçbir okuma yapmayıp, laikliği magazin programlarında arz-ı endam eden Nihat doğan ve türevi adamların söylemlerinden hareketle kafasında canlandıran ve kavramsallaştıran tosuncağızın,yapmış olduğum laiklik irdelemesini gri hücrelerinde -tabi varsa- barındırdığı nöronlarla yakalayıp,objektiflik jargonuyla kafasında betimleyebilmesinin mümkün olmadığının bende farkındayım,ne yapayım yani sözlük, adamın doğası ve çapı bu kadar, buda bu şekilde ölecek...istediğiniz kadar b6,b12 vitaminleriyle bünyeyi doldurun,bu saatten sonra o gri hücrelerde bir canlanma ve insansal bir tavır benimseme refleksi yaratmak bilimin doğasına aykırı olup, Thomas moore amcanın utopiasında bile görülemeyecek tinsellik ötesi bir beklenti olur.
Yavrum benim; senin herhangi bir gazeteden 30 kupon karşılığında almış olduğun''tarihin ve hümanizmin ırzına geçebilme ehliyeti'' ne sahip olman, çitayı bu kadar düşürebilme hakkını sana vermemekte, özgürlük,demokrasi,insan hakları...vs.. gibi kavramlardan bahsederken böyle laçka, niteliksiz bir dil kullanımını terk etme şansın olmadığının bende farkındayım, muhtemelen yetiştiğin çevrenin sana kalıtımsal bir miras olarak aktarıp genlerine naklettiği bir vasıfsızlık, ama yinede şu laiklik denen olgu hakkında kelam etmekte fayda var, yazılanları Nihat doğan hocanın söyledikleriyle karşılaştırmak bugünkü ödevin olsun.
Yavrum benim; anayasasında laik olduğu belirtilmiş bir ülkenin uymakla yükümlü olduğu şablon şu şekildedir,
-laik bir ülkenin anayasal kanunlarla benimsenen bir dini olmaz
-laik bir ülkede dini bayramlar resmi bir bayram olarak kabul edilmez
-laik bir ülkede inançsal tüm azınlıklar aynı temel haklara sahiptirler
-laik bir ülkede ibadethaneleri devlet açmaz, burada görev yapan din görevlilerini memur olarak atayıp, maaşlarını bizlerden topladığı vergilerle vermez. Laik toplumlarda ibadethaneler belli başlı insanların bir araya gelip oluşturdukları fon ile yapılır, bu topluluk orada görev yapan din görevlisinin maaşını kendileri verirler,devlet aygıtı bu işe karışmaz.
-laik bir ülkede devlet dini okullar açıp,burada eğitim veren öğretmenlerin maaşlarını ödemez, yine aynı şekilde bu işi bir araya gelen topluluklar yapar, ama bu okulun ders müfredatı milli eğitim bakanlığının kontrolünde yapılır.
-laik bir ülkede eğitim müfredatında din kültürü ve ahlak bilgisi dersi bir zorunluluk olarak sunulmaz, ulan sen ahlak denen olguyu devletin insana aşılayabileceğini düşünüyorsan zaten git kendini denize at, ama ayağına taş bağlayıp at. Ahlak denen olgunun temel normlarını insan yaşadığı toplumda kazanır ve deneyimler, din kültürü ve ahlak bilgisi adı altında eğitim veren bir dersin hocası sana hazır bir şablon olarak ''alın çocuklar bu ahlak paketiniz, gerekli olan tüm kurallar burada var,ihtiyacınız olduğunda açıp bakın''diyemez.
-laik bir ülkede farklı farklı etnik gruplardan alınan vergiler tüm inanç grupları arasında ihtiyaçları oranında pay edilir,. Bu ülkede yaşayan Müslüman olmayıp bu devlete vergi veren hangi inanç grubuna diyanet işleri başkanlığı ödenek yardımında bulunmuş, ulan senin başbakanın cem evlerine ucube demiş, devleti yöneten adam bile bunu açık bir şekilde dile getirirken, Alevilere ayrımcılık yapılmıyor,bunların hepsi paranoya demek apoletli şerefsizlik korosunun son bestesi mi,yoksa potpori devam edecek mi!
Oldum olası Aleviliği islamın dışında,islamla uzaktan yakından bir ilişkisi olmayan bir yapı olarak gördüm;
-alevinin toplandığı yer cem evidir.
-alevinin doğaya ve hayata minnettarlığını ve şükranlarını sunduğu tören cemdir.
-cemin olmazsa olmaz argümanları semah dönen canlar ve saz çalıp deyişler söyleyen dedelerdir.
-hz.alinin aleviler tarafından benimsenmesinin temel nedeni, yaşadığı dönemde uğramış olduğu haksızlık ve katliamlardan dolayı,alevi halkıyla benzer süreçler geçirdiği için alevi halkı tarafından empati kurulduğunda kendine yakın bir figür olarak görmesinden dolayıdır, zira hz.ali nin saz çalıp,türkü söylediğine şahit olmadım tosunum!
Hay Allah, çocuğun elindeki'' madem hz.ali ye inanıyorsunuz,neden namaz kılmıyorsunuz'' şeklindeki, pokerde en yüksek el olan royal flush ayarındaki kozu almış olduk, yavrum benim şimdi masaya blöfte yapamayacak. Gerçi rest diyerek masaya tüm bedenini koysa, karşılığında masaya koyacağım en yüksek miktar bir sakız parası olur, haksızlık yapmamak adına,değerince bir karşılık olsun diye,böylede insaniyet doluyum hani...
Yavrum benim, aleviler hakkında küçük yaşlarda ailesi,çevresi tarafından maruz bırakıldığı bilinçsizlik ve iftiralarla oluşturulmuş Alevilik terminolojisine sırtını yaslayıp burada işkembe-i Kübra edebiyatı yapıp, sanal masturbasyon peşinde koştukça daha bir afacan ve sevimli olmaktasın.yüzyıllardır kendinden olmayana tahammülü olmayan, tüm anadoluyu inim inim inleten, çoluk çocuk demeden insanları katleden bir anlayışın egemen olduğu bir iktidarın şemsiyesi altında bulunmanın vermiş olduğu ''mevsimlik,gelip geçici ,altyapısı deniz kumu ve kerpiçten oluşturulmuş çürük bir özgüvenle'' burada Aleviliğe yönelik iftira ve sapkınlık iddialarının yasal bir suç olduğunun farkında bile değil, çünkü güç ve iktidarın yanında olmanın verdiği rahatlıkla as,kes,katlet ve rahatla,bu senin devletin tarafından sana verilmiş,ananın ak sütü gibi helal bir haktır ...şeklindeki modern fetvayı tüm hücrelerine kadar hissetmenin vermiş olduğu bir insanisizleşme refleksi. Anadolu halklarının yüzyıllar önce kılıçtan geçirildiği,dar ağaçlarında katledildiği '' alevi öldürmek helaldir, 3 alevi öldürenin yeri cennettir,bunlar kafirdir, katledilmeleri Allahın emridir'' şeklindeki fetvalarla yavuz ve ardılları tarafından katledilen halkın,modern zamanlardaki iz düşümünün imgesi olan bir refleks.
Ve utanmadan,bu ülkeyi sırtından vurdunuz, oyunlar çevirdiniz, bu katliamları hak ettiniz şeklindeki alçakca ithamı ve tarihsel olguların katledicisi misyonunu utanmadan taşıma kansızlaşmasını göstermektir; ama adama soruyorsun,yavrum benim, senin bu katliamlarına eş değerde karşılık olabilecek, aleviler tarafından yapılmış bir katliam var mı diye sorulduğunda, yine olay işkembe-i Kübra edebiyatının simsiyah kumlarla örülü,güneşsiz ve denizsiz kumsalına takılıp kalıyor, tosuncağız kumsalda siyah kumlardan kumdan kale yapmaya çalışıyor; var,var,ben biliyorum, buraya yazamıyorum ama kesin var,ben biliyorum..şeklinde bir türküyü çığıra çığıra kale yapmaya devam ediyor; hemde yanlış gam ve makamdan, ama etrafındaki yardakçılarına bu ses, bu türkü bülbül sesli biri tarafından okunan bir neşidmiş gibi geliyor... bu yardakçılara huzur veren bu ses, insanlıktan yana olanları sağırlaştıran bir sessizlik kütlesinde...
Yavrum benim,küfür ettikçe, salya akıtabilme kapasitesini tam devirde çalıştırdıkça, insansal ses desibelini aşabilme adına kendini yırtarcasına bağırdıkça haklı olduğum ortaya çıkar diye düşünüyor...hehehee bırak insanlaşmayı tosunum, git sırtında bulgur tanesi taşıyan bir karıncanın yanında çırak olarak işe başla, o konumdan filizlenerek büyümeye ve hayattaki farklılıkları keşfetmeye çalış,utanma bende bir marangoz çırağı olarak hayata atıldım, odunlar hakkındaki bu bilgi ve ihtisasım o ustamdan gelmekte, şuan zaten bir odun tahlili yapmaktayım.
Herkesin dininin, yaşamının,inançsal sorumluluklarının kendine has olduğunu, iktidar yalakası olunduğunda tüm bunların ırzına geçebileceğin düşüncesinden vazgeç,ortaya piç denildiğinde ''beni tanıdılar, siz kaçın '' şeklindeki aşağılık dürtüsünden vazgeç.
Yavrum benim,istanbulun tüm fırınları 24 saat sana çalışsın, 40 fırında yetmez bu niteliksizliğe, iş ekmek yemekle olmazsa Erzurum-kars platosunun tüm verimli çayırları kulun köpeğin olsun, çare yeşilde.
Hayatındaki tek ölçütün Sünni islam paradigmasının temel normları olan bir bünyeye kamusal alan düşüncesiyle ilgili kısa bir brifing vermenin ne gibi sonuçlara yol açacağını, bunun boş bir insani çaba olduğunu, bu çaba sonunda arzulanan amacın ortaya çıkmasından ziyade bir yanılgının ortaya çıkması olasılığının daha yüksek olduğunu tecrube edebilme talihsizliğini yaşamış olan bendeniz, bu kadavra üzerinde yapmış olduğum otopsi sonucunda ortaya çıkan sonuçları en kısa zamanda pdf formatında düzenleyip, tez konusu arayan vatandaşların yararlanabilecekleri bir kaynak olarak kamusal bilgi bankasına yatıracağım...rahat olun, sözüm söz. odun.rar diye aratın çıkar..
Alevilerin,Kürtlerin,tüm azınlıkların bu topraklarda yaşayabilmesini Sünni algının izin vermesiyle, Sünni hoşgörünün eseri olmasıyla tarif eden bünyelerin dışında, emeğe,aşka,sevgiye,alın terine,kolektivizme, aslolan din değil insanlıktır.diyebilen gözü gönlü ahlaklılığı bol olan sayısız Sünni vatandaşın olması,bu algının tam devirde çalışıp, haftalık katliamlar yapmasının önüne geçmekte, bu toprakların öz kültürünü arap sermayesine peşkeş çekip, toplumu arap kültürüne biat ettirmeye çalışan algı,bu insanlar oldukça elbette başarılı olamayacaklar...
Tüm azınlıkları bahçesinde yetiştirdiği meyva gibi görüp, nereye ne şekilde ne kadar ekileceğine, kaça satılacağına kendilerinin karar vereceğini düşünen iktidar yalakaları utanmadan '' yatın kalkın dua edin,sizi burada barındırıyoruz'' diyebilme cüretini katliamcı atalarının yansıması olan din tüccarlarından almakta, bu şüphe götürmez bir olgu; ama yavrum, Sünnilik dışında kalan tüm etnik azınlıklar yüzyıllardır bu topraklarda kök vermekte, asılsalarda, yakılsalarda, katledilselerde hep burada oldular ve olmaya devam edecekler.
Tarihi çarpıtmakla bu devinimin önünü kesebileceğini sanan, jetonlu salyamatik tosunlar rahat olsun,asayiş berkemal..
lütfen tarihten ve alevilikten haberi olmayanlar yazmasın artık dedirttiniz. nasıl asimile edilmiyorlarmış, nasıl sadece tek parti döneminde zulüm görmüşler laf da laf. Yahu siz tarihi nereden okudunuz? nasıl bu kadar abes laflar edebilirsiniz. resmen daha düne kadar toplu şekilde ortadan kaldırılmaya çalışılan bir toplulukken, daha gazi olaylarının görüntülerini istdeğiniz zaman izleyebilecekken nasıl bu lafları edebiliyorsunuz?
Gidin anadoluya nerde kuş uçmaz kervan geçmez dağ köyü varsa bilin %80 i alevidir. bu insanlar bilmiyormuydu verimli topraklara göçmeyi? bilmiyor muydu deniz kenarlarına konmayı? nasıl bu kadar anlamsız sözleri üstelik tarih uzmanıymışçasına edebiliyorsunuz?
toplumları sağdan soldan duyduğunuz laflarla değil bilimsel göstergelerle değerlendirebiliyorsanız buyrun tartışalım. sosyolojik olayların toplum hafızası üzerindeki etkilerinin neler olabileceğini biliyorsanız tartışalım. yoksa sağdan soydan duyduğunuz lokması yenmez, namaz kılmaz, hiç zulüm görmedilerki safsatalarıyla bilgiçlik yapmayın.
Yetti artık cahilliğiniz, kitap okumazsınız, araştırmazsınız ve değişmeyeceksiniz de ama düşün artık bu toplumun yakasından.
Ya da gidin cemevlerine ve bir de onlardan dinleyin. Korkmayın sizi -asimile- etmezler.
dindar geçinip, iktidar yalayıcılığını kar getiren bir yaşam tarzı olarak kendine ilke edinmiş sıfatsızlar tarafından, kıt bir sosyoloji,tarih ve felsefe jargonuyla değerlendirilmelere tabi tutulmaya çalışılan ahlak yolu...
bu sıfatsız yalayıcılar sivasta,maraşta,çorumda sünniler daha fazla zarar gördü, çok ölümüz oldu...gibi gerçeklikle ilgisi olmayan namusuzca iddialar ortaya atıp,tarihin gerçeklik alanının ırzına geçmeye çalışsalarda bir arpa boyu kadar yol alamayacaklar....adama sosrarlar ulan piç, maraşta sen mi boğazlandın,senin mi kızlarının ırzına geçildi, kadınlarının karınları deşildi,sivasta sen mi yakıldın, çorumda sen mi ateşlere atıldın... işkembeden tarih yazmak konusunda bile bu kadar çapsızken hala ısrarla kinini sıçmaya devam ediyorsun...
adama sosrarlar lan piç, milletin müslümanlığından,hristiyanlığından sana ne?
lan piç, hani senin dininde inanç özeldi, kul ile allah arasındaydı?
lan piç, hani senin dininde zorlama yoktu?
lan piç,hani senin dininde allahın verdiği canı allah alırdı?
lan piç, yüzyıllardır bu topraklarda alevilere yapılmış onlarca zulüm ve katliam örnekleri varken, şu yazdığın şerefsizlik argümanlarını destekleyen aleviler tarafından yapılmış bir katliam yazmaya yüreğin var mı?
lan piç, bu ülkede alevisinden,sünnisinden,ermenisinden,hristiyanından vergi alıp,bu vergilerle diyanet işleri başkanlığına bütçe ayırıyorsun, bu bütçenin kaçta kaçını sünnilik dışındaki bir inanca hizmet olarak yansıtıyorsun?
lan piç, sünni olmayanlardan aldığın vergiyle cami,imam hatip açıyorsun, cami hocasının ve öğretmenlerinin maaşını veriyorsun, peki bu inancın dışında kalanlara tek yardımın ya da desteğin oldu mu?
lan piç, hani senin ülken laik bir ülkeydi, laik bir ülkenin egemen bir din anlayışı olur mu?
lan piç, hangi laik ülkede dini bayramlar resmi bayramlar olarak kabul ediliyor?
lan piç, yüzlerce yıldır dar ağaçlarıyla, ateşle,kılıçla asimile etmeye çalıştığın bu kültürün çocuklarının benzer bir yaklaşımı sana uyguladığını hiç gördün mü?
lan piç, bir sünni namaz kılmayıp,oruç tutmayıp,içki içtiğinde '' hata yapıyor'' diyerek olayı geçiştirirken, bir alevi sözkonusu olduğunda ''bunlar zaten alevi,bunlarda ahlak yok zaten'' demek apoletli şerefsizlik değil mi?
lan piç,bu ülkede yaşayan farklı kültürleri sünnileştirdin diyelim, ne olacak,yani ne olacak, bunun sonucunda eğitimde,teknolojide,demokraside,insan haklarında çağ mı atlayacağız?
lan piç, farklı kültürlere saygı göstermek kamusal alan denen ortak yaşam hacimlerinin bir gerekliliğidir, sen ve senin gibi it köpek gelip bu sözlük altında havlasa kaç yazar!
din hizmetlerinin aynı zamanda bir kamu hizmeti olduğunu bilmeyen, bilse de zaten işine gelmeyen dallamaları içinde barındıran topluluk.
babadan oğula mı? ne lan o devlet mi yönetiyonuz. derinliği nedir? eğitimleri ne bu heriflerin.
bir pos bıyık ve sekiz köşeyle dede olunuyosa, ohooo!
okuduğum yorumlardan anlaşılıyor ki bazı insanlar hala at gözlüklerini çıkarmamakta ısrar ediyor. tarihe , geçmişe bakarak soruyorum aleviliği kötüleyen dangalaklara yezidin yanındasınız. yezidin soyusunuz. şerefsizlikle aldığınız hilafeti mi destek alıp kendinizi dindar olarak görüyorsun! allah için ya mal gibi düşünmeyi bırakın gerçekleri görün!
kendi içindeki bazı kesimler tarafında kötü temsil edilen topluluk.
alevi bektaşi kültürünün anadolu'daki temsilcileri olan zatlara laf eden yok. kendilerinin aforizmaları şu günümüzdeki kişisel gelişim kitaplarına denk bir durumdur. belkide onlardan esinlenerek bu alanda çalışma yapılmış olabilir. sonuç olarak felsefi ritüeldir bunlar. sözümüz yok.
alevileri kimse merak etmiyor, yerinde sayan bir topluluk yok türkiye'de. yerinizde saymayıp uygun adım marşta mı yürüyeceksiniz yoksa aya mı çıkacaksınız?
egoya bak be.
araplara bayılan kim lan? allah'ın çakma ehlibetleri sizi, işi hemen cumhuriyet mitingine çevirin zaten.
kur'an'ın önermesinden zerre nasiplenememiş, hatta ibadetleri küçümseyen, olaya ''insan sevgisi'' aforizmasından bakarak bunun yeterli olacağını savunan, sosyal bilimlerden yana hiçbir karşılığı olmayan bir öğreti.
her sakıllı alim olsaydı, alevi dedeleri allame olurdu o zaman. ki zerre bilgileri yoktur ayrıca.
zaten hep ayrıydılar, hep seküler, zaten onların necis egosunu çekmek isteyenler yok. bir araya gelmeyelim zaten.
heriflerdeki egoya bak yahu.
soyları kurutulmaya çalışılmayan topluluk. bunu iddia ederler genelde, asimile etmek istediler bizi falan. mantığı var mı bunun, seni sunni yapsa ne olur ki? ne olur yani.
önce bir tarihe bakın, anadolu'da yaşadıkları halde, bayazıd'a karşı timur'u, yavuz'a karşı şah ismail'i savundukları için, her nedense:
--spoiler--
1000 yıl öncede vardık yine olacağız bizi bitiremezler
--spoiler--
gibi içi boş ve kendini toplumdan soyutlayan saçma paranoyalarla hareket ettikçe, düşünsel anlamda toplumda yer bulamayacaklardır. evet etrafımızda alevi olan arkadaşlarımız var, iş hayatında okul hayatında vs. birebir ilişkilerde sıkıntı yok, çünkü birbirimizden üstün olan yanımız yok. buraya kadar tamam.
ama şu bizi yok etmeye çalıştılar, asimile etmek istediler tarzındaki fikirler tamamen hayal ürünüdür.
alevilere en büyük eza tek parti döneminde verildi.
tabi yıllar sonra bazıları kalktı mustafa kemal paşalarına sarı saçlım mavi gözlüm diye türkü çığırdı. artık aralarında nasıl bir bağ varsa bilemiyoruz.
sunnilerin başka işi kalmadı, sizleri asimile edecek öyle mi?
bir de yazılardan birinde şiilikle alakalı bir şeyler yazılmış, evet iran ya da suriye'deki şialarla direkt olarak bağları yok, hiçbir anlamda hatta ritüelleri falanda farklıdır.
ama aptalın biri kalkıp oradaki şialara, türkiye'deki sunnilerden beterdir demiş. ne beteri lan? neyin beteri?
beterlik görmek istiyorsan kendi tarihine bak, dersim'e bak.
hani bu sivas çorum olayları vardır, sürekli dillendirir bunlar, tasvip etmiyorum ayrıca ancak şöyle bir durum var, o olaylarda mağdur olan sunniler oldu, hatta sunnilerden ölenlerin sayısı azımsanamayacak kadar çok.
aleviler ilginç bir topluluk, soyutluyorlar kendilerini toplumdan. biz farklıyız, hak yolu biziz diyorlar göğüslerini gere gere. tabi ehlibeyt olduklarını söylüyorlar bir de. o kadar ehlibeytler ki, zorunlu din dersi uygulaması geldiğinde, bunların dernekleri protestop etmek için taksim'de yürüdü. ilkesizlik diz boyu. ehlibeytlere bak hele!
dedim ya aleviler ilginç bir topluluk diye, daha doğrusu kendine dede diyen adamlar ilginç. yoksa şu zamanın alevi gençleri biraz daha bilinçli, en azından etrafımdakiler öyle. semah dönüp lokma dağıtmayı ibadetten sayıyorlar adamlar.
bir de bu dedelik sanını neye göre alıyorlar onu merak ettim.
genellemiyorum ama samimiyetsizdirler samimiyetsiz olduklarını zorunlu din dersi olayında gördük.
bu adamlar anadolu'da her daim var olan sisteme karşı oldular, hatta 12 eylül sürecine giden zaman içerisinde, komünizmin can bulduğu tek yapı bunlardı.
komünizm=kötü demiyorum, sadece alevilerin kendilerini öteki ve farklı görmeleri gülünç geliyor.
ne semahınız ibadet ne de lokmanız. sadece eski türk geleneklerinden kalan ritüeldir onlar.
bu arada ehlibeyt demiştik, ehlibet adamlar hz. ömer'e küfür etmez bunu da bilsinler.
önemli not: herhangi bir mezhebin taraftarı değilim.
alevi mezhebi mensubu kimse. yalnız şu bir gerçektir ki bu mezhep artık bir şeyler yapmalı, kendini geliştirmeli, teolojik temellerini oluşturmalı, hangi konuda hangi görüşe sahip? kaynakları neler? belirlemelidir. nasıl ki müslümanlıkta sadece imamlarla bir yere varılamayacak, müslümanlık gerçek anlamda yaşanamayacaksa sadece alevi dedeleriyle de bu mezhep tam anlamıyla ciddiye alınıp oturulup konuşulamaz. sünniler için ibn-i sina, gazali, ibn-i rüşt gibi üstadlar tarafından açıklanmış, genişletilmiş, meydana getirilmiş bir temel bir kaynak varken alevi mezhebinde entellektüel birikim sahibi bu mezhebi açacak, sınırlarını çizecek bir filozof yoktur. burada kesinlikle aleviliği küçümseme ya da şöyledir böyledir şeklinde kötüleme amacı bulunmamakta. aksine aleviler böyle teologlar yetiştirsinler ki oturup tartışabilelim, kendilerini tam anlamıyla ortaya koyabilsinler.
(bkz: hasan mezarcı):"alevilerle ilgili bi sözüm var. istediklerini söylesinler. bunlar aleviyse ali'nin yolundaysa ali gibi cami'ye gitsinler.
Ali meyhaneye mi gidiyordu?
ali kerhaneye mi gidiyordu?
ali kemalist miydi?
ali laik miydi?
hayır?..ee bunlara ne oluyor. alevilik deyip gavurluk yapıyorlar.
Hz.Ali'nin peşine giden hz.ali'nin peşine gitsin ama adam gibi gitsin ali deyipte gavurluk yapmasın.
ve ben burda bütün alevileri ikaz ediyorum alevileri dedeleri istismar ediyor, dersimde halk partisi onların dedelerini kesmişti onu istismar ederek meclise geliyor dedelerini savunacak yerine halk partisini savunuyor.aleviler türkiye' de istismar edilen bi topluluktur, kandırılan bi topluluktur.
Hz. Ali adına islama ve müslümanlara hakaret etmesinler
Hz.Ali'yi en az onlar kadar seviyoruz, hz hasanı en az onlar kadar seviyoruz.
Öyle değil mi? Ee ne kaldı geriye...
Bunlar ali diyorlar camiye düşmanlık ediyorlar.
Ali diyorlar namaza düşmanlık ediyorlar
ali diyorlar kur'an'a düşmanlık ediyorlar
Hz.Ali islamın kılıcıydı, önderiydi, lideriydi.
Bildiğimiz kadarıyla Hz.Ali namaz kılardı neden bunların hiç yolu camiye düşmüyor
Hz.ali oruç tutardı neden bunların ayı hiç ramazana denk gelmiyor.
Aleviler bizim kardeşimizdir. herkes ne olduğunu bilsin."
müslümanlığın sanırım en uç kolu,
hatta sünnilerle aralarında yaşam tarzı ve ibadet konusunda çokça ayrım var.
ama genel olarak muhalif takılırlar, muhalifleri severim.
şii falan denmiş. anadolu aleviliği ile şiilik arasında hiç bir bağ yoktur. iran'da, suriye'de vb. yerlerdeki şiilik bırakın aleviliği türkiye'deki sünnilikten daha katıdır. bir de türkiye'deki müslümanlık bana göre kalıba sokulmuştur. yani namaza, hacca ve oruca indirgenmiştir. bu 3 eylemi gerçekleştiriyorsan senden iyi müslüman yok. oysa iran, ırak, suriye veya suudi arabistan'da çok daha farklıdır.
misal ben bir türkiye cumhuriyeti vatandaşı olarak namaz kılmıyorsam, oruç tutmuyorsam veya hacca gitmiyorsam bu bir sorun olarak görülebilir. fakat bu 3 fiili gerçekleştirip ticarette sahtekarlık yapıyorsam pek sorun olmaz. ama diyelimki gerçekten dört-dörtlük bir insanım. kendi yaşam ilkelerim var, kimsenin hakkını yemiyorum, sömürmüyorum, paylaşmayı seviyorum, yalan söylemiyorum, eşimi aldatmıyorum, mazlumun yanındayım her zaman fakat namazla niyazla işim yoksa muhtemelen kötü biri sayılırım. din budur aslında bunun ötesinde ne olabilir. toplumsal düzendeki ayağı budur. cahil insanları allah korkusuyla iyiye yönledirmek. bireysel anlamda ise kişinin kendini nasıl mutlu hissettiğine bağlı. bir insan tanrıya inanarak kendini mutlu hissediyorsa olay bitmiştir.
ama her insanın kültüreler arka planına göre tanrıya ulaşma şekli vardır. onunla kalben kurduğu bir iletişim biçimi vardır ve hatta her insan kendi tanrısını dahi yaratabilir. eğer bu bakış açısı o bireyi mutlu edip bunun yanında da iyiliğe sevk ediyorsa sorun yok.
anadolu aleviliği bana göre islam dininde en ileri ayaktır. islam bu şekliyle medeniyetlerin sadece gerisinde kalıyor ve ne yazık ki günümüz dünyasında dünyanın en karanlık yüzünü oluşturuyor. nihayetinde islam kutsal kitapla her ne kadar kuralları belli olan bir din olsa dahi bir yanı insana ve insanında bir ayağı dünyadaki yaşamın içinde olduğu için dinlerde dünyanın gidişatına göre mevzilenebilmelidir. hala evine tv. koymayan bir toplum yok olmaya mahkumdur. bir dönemin alimleri, mucitleri, bilim insanları islam dininden çıkarken şimdi nasıl oluyor da bu kadar geri kalıp dünya için tehlike arzediyolar işte bu noktada durup düşünmek gerek. iran ve ırak dediğimiz coğrafyada ne islam alimleri yetişmiş bir de şimdiki haline bakın. çünkü oradaki gerici kesim bu insanları bir şekilde yok etti her fikre her düşünceye karşı cehalet sopasıyla yanaştı ve alın size islam.
islamın batıl mezheplerinden biridir. zaten mensuplarının da pek dinle alakası olduğu görülmemiştir. bunu klişe olarak söylemiyorum, tanıdığım alevilerin %90'ı gusül abdesti dahi almazlar. haliyle ateizme, agnostizme ve deizme kayan türklerin çoğunluğu alevi kökenlidir. her ne kadar alevilik bir mezhep olsa da zamanla etnik bir gruba dönüşmüştür. öyle devleti, milleti, atatürk'ü çok severler muhabbetine karşılık da pkk'nın temel yapıtaşının kürt aleviler olduğunu söyleyebilirim.(kürt alevi diye bir şey yok, onlar ermeni dönmesi olanlar diyebilirsiniz ama sonuçta adamlar kendilerini öyle tanımlıyor.) tunceli denen ile bakmanız ne demek istediğimi anlamanız için yeterlidir.
Islam hosgörülu olabilir ama ben degilim. Mevlana miyim ben? Adam olda gel. Sende haci bektas veli degilsin. Ayarin bozuk. Sikerim ederim diyen bir tip neye inanirsa inansin kusuru vardir. Hepimiz ayni bokuz.