bodrum'a veya kuşadası'na benzemesinden çok korktuğum çeşme'nin en bi güzel mekanı.
hala o kasaba havasını korumakla beraber müthiş turistik de bir mekandır. ama yapmacık veya ışıl ışıl değildir. bilakis, fazlaca ayrıntılıdır ve her zaman biraz loştur. içinde, büyük şehirlerde bile zor bulunacak kalitede sanat galerileri barındırır ve yaz boyu pek çok sergi açılır. çok güzel restoranlar vardır. taş evleri, kaçıp geldiğimiz büyük şehirlerle müthiş bir tezat oluşturur. ara sokaklarında, sadece kendi havalarını bulmak için çalan çalgıcılar vardır hala. her bir sokağı, günün, senenin her bir saatinde gezilip görülmeli, dahası yaşanmalıdır. aşağıda kalan denizi de çok güzeldir. sulak alanlarında pek çok güzel ve değişik türde kuşu görebilirsiniz.
uzun süre boyunca sadece yazları alaçatıda yaşadığım ve kışları sadece vakit geçsin diye uyuşuk bir hayat sürdüğüm, orda bulunduğum ve çalıştığım sürece beni olgunlaştırmış olan fakat kısa bir süre önce hayatımdan çıkarmaya karar verdiğim, windsurf aşkımla başlayıp hayatımın içine ettiğini fark etmemle kapatıcağım güzel anıları olan bir defter.
son dönemlerde özellikle sosteyik tatil yöreleri listesinde üst sıralarda yer alması nedeniyle adını sıkça duyduğumuz izmir in rüzgarlı beldesi.
Alaçatıya hiç gitmediyseniz öncelikle yerleşim yerlerinin deniz kenarında olmadığını söylemek gerek, pansiyon / mağazalarının, cafe / restorantlarının, hediyelik eşya pazarının, bakkallarının olduğu merkez ise yaklaşık 250 metrelik bir sokaktan ibaret. Tabi bu ana sokağın yan açılımlarında da keşfedilecek yerler mevcut. Açıkca söylemek gerekirse alaçatı pahalı bir belde. yemek / içmek, konaklamak bana kalırsa biraz tuzlu. Taşev, sakızlıhan, beyazhan, betül pansiyon, alesta butik otel / pansiyonlar merkezde veya merkeze çok yakın ve hemen hepsi eski yapılar. Her ne kadar taş ev in reklamı çok fazla yapılsada saydığım diğer mekanlarında oradan aşağı kalır tarafı yok. Zaten bu otellerde oda sayısı 10 u geçmiyor. Restaurantlarına gelince en meşhuru tavva, ancak burası tam sokağın üzerinde olduğu için ve alaçatı sezonda çok kalabalık olduğu için bence kafa rahatlığıyla yemek yemek olanaklı değil, sakin ve romantik bir ortam ararsanız kalamara yı tavsiye ederim. Ama önceden söyliyeyim buralardan iki kişi yiyip / içip 150 ytl den aşağı çıkamazsınız. Konaklama fiyatları ise sezonda 210 ytl (oda fiyatı) civarından başlıyor.
Genel bilgileri verdikten sonra, bence alaçatıya okullar açıldıktan sonra veya kapanmadan önce gidilmeliki tadı çıkarılsın, ve huzur işte tamda böyle bir yerde böyle yaşanır denilebilsin.
Son olarak bahsetmeden geçmek mümkün değil, tüm alaçatı ahalisi son derece güler yüzlü, tek bir ters hareket söz yada bakışla karşılaşmıyorsunuz.
devamlı rüzgarIN ESTiĞi enteresan mekandır. hatta 100e yakın rüzgar bilmemnesi koyulmuş elektrik üretiliyor. şöyle ki yaşanacak yerlerin başında olduğu kesindir. yanlız deniz görmeyen evler için trilyonluk para istemeleri şaşkınlık vericidir. yel değirmeni figürlü şeyler alınıp süs eşyası olarak kullanılabilir.
alaçatı.. hakkında sadece çok rüzgarlı olduğunu duymuştum, sörf meraklılarının uğrak yeri falan.. sörf olayı bana ters olduğu için de akşam gitmeyi tercih ettim.. şimdi nasıl tarif edebilirim diye düşünüyorum. ancak "büyülü bir yer" diyebilirim.. eşsiz sokak araları.. ağaçlar..mekanlar..
aşık olmak istiyor insan orada.. yeniden.. yeniden..
haşmet babaoğlu ve hıncal uluç yüzünden, bırakın doğal güzelliğini üzerinde yürüdüğünüz taş kaldırımları dahi göremeyeceğiniz şekilde insan akınına uğramış yerleşim birimi. tamamen ticari amaçlar uğruna doğallığını yitirmek üzeridir. evet eski taş evler durmaktadır ve hatta restore edilerek çok da güzel olmuşlardır lakin taş ev diye yapılan yeni onlarca yazlık site ve bazılarının köşe yazılarında sürekli olarak tanıtım yapması dolayısıyla yaşanan insan patlaması maalesef ki güzelliğine gölge düşürmektedir.
neyse ki rüzgar sörfü yapılan sahil şeridi hala sörfçülerin kontrolündedir. hıncal ve haşmet baba orayı çok ele almadıkça sörf yapılmaya devam edilecektir.
haşmet babaoğlu, hıncal uluç gibi genç ruhlu (!), sosyalist (!!), halkçı (!!!) aydınların marinalarında yemek yedikten sonra sabahları gazetelerinde öve öve bitiremediği yer.
bundan 30 sene önce o sütunlarda emekçilerden, işçilerden, çiftçilerden söz ediliyordu.
izmir çeşme yakınlarındaki şirin belde. windsurf için çok cazip görülür. yel değirmenleri ve güzel mekanları, butik otelleriyle meşhurdur aynı zamanda.