aikido Yaşamsal enerjiyle uyum içinde olmanın yolu olarak tarif edilebilir.
-Etkili şekilde kullanımı için uzun yıllar çalışmalıdır. yoksa sanıldığının aksine "güç" gerektirir.
-Müsabakası yoktur ama müsabakası olmayan tek dövüş sanatı değildir.
-Sanat, içinde bulunan temel formlar nedeniyle savaş sanatı olmaktan uzaktır.
-Hafif kapsamlı bir araştırma sonucu muey thai, kung fu, pencak silat, krav maga, wing chun, jujutsu, daitoryu ve benzeri savaş-dövüş sanatlarının ne denli etkili olduğu görülebilir ve türk aklının ürünü "aikidocu önüne geleni döver" yanılgısından kurtulunabilir. Yurt içinde 1 yıl aikido dersi alınarak sonuçlarının bir kick-boxcu ile tecrübe edilmesiyse daha bir makbul ve izlenilesidir.
tamamen rakibinin enerjisini kendisinin aleyhine yönlendirme prensibine dayalı bir savunma sporu. yani karşındaki sana ne kadar şiddetle saldırırsa onu o kadar kolay etkisiz hale getiriyorsun. tabii bu aşamaya gelmek için kaç tarla pirinç yiyip kaç fıçı saki içmek gerekir o tartışılır. judo'yu anımsatmasına rağmen (ki kökenleri benzerdir) daha estetiktir. dünya üzerinde müsabakaları düzenlenmeyen tek savunma sporu olmasıyla da ayrıca ilgime mazhar olmuştur. sadece savunmaya yönelik olması esas olmasına rağmen son derece tehlikeli hatta ölümcül de olabilir.
Kelime anlamıyla Aikido uyumlu enerji yolu olarak çevrilebilir. En geniş anlamıyla ise Aikido evrendeki her şeyle uyum içerisinde yaşamanın yoludur. Aikido bir savunma sanatından öte, bir "disiplin sanatı" ve "yaşam yolu"dur. Pratik bir "Zen" sanatıdır. Kökleri 2000 yıl öncesindeki samurai'ların öğretilerine dayanır.
aikido'nun ekrandaki en iyi temsilcisi, bu savunma tekniğinin tanıtıcısı steven seagal'dır.
yaşları birbirine yakın kardeşli evlerde çıkan kavgaların ve kol bacak, burkulma kırılma olaylarının başlangıc noktası steven abinin filmleridir diye düşünmekte bazı kesim.
(bkz: anne)
(bkz: baba)
(bkz: kişi kendinden bilir işi)
(bkz: yok öyle bişey)