sanılanın aksine pkklıların hiç sevmediği, ancak kürt milliyetçiliği yapmış olan, sesi mükemmel, şarkıları mükemmel sanatçı. içilince dinlenecekler listesinde 1 numarada bulunmaktadır.
bir zaman günümüzün eller havayacılarının kendisine fırlattığı çatalı bıçağı, sesinde barındırandır.
dinledikçe deler, yaralar, parçalar.
siyasi görüşleri falan...
elde değildir bu yüzden onun sesini sevmemek, sanatını, ürettiklerini sevmemek.
ağladıkça dedikçe ağlarız, giderim dedikçe gidesimiz gelir.
onunla birlikte ararız gençliğimizi... hani benim gençliğim diye diye...
onunla kutlarız dostların doğum gününü. acılara tutunmak daha kolay olur onunla.. söyle diye sesleniriz yağmura çamura, o nerde?
o mahur besteyle bitiririz yine bir geceyi...
onu dinleyen embesil yaratıklar mevcuttur bu coğrafyamızda malesef.
ama milletin kafası mermerden kalın delip içine sokamam ki bu adi herifin militan olduğunu.
apoyu özledik diye şarkı yapıyor bu adam.
kürt milliyetçiliği ile sosyalist kimliği arasında sıkışıp bunaldığı her halinden belli olan sanatçı. ilk dönemlerinde örnek bir devrimciyken, ölümüne yakın maalesef kürt milliyetçiliğinin etkisinden kurtulamadı. mükemmel şarkılarının ve sesinin yanında siyasi görüşünün lafı bile edilmemeli belki ama bu kadar çok irdelenince bir kaç kelam edeyim dedim.
Bir kaç kelam etmek uğruna Kürt milliyetçisi ilan edilebilen büyük sanatçı. Miliiyetçilik: Kişinin kendi ırkını diğer bütün ırklardan üstün tutmasıdır. Ahmet Kaya'nın söylediği ise Kürt ve Türk halklarının ve diğer bütün anadolu halklarının birliğinin, aralarında devlet politikası icabı yaratılan düşmanlığı yenebileceğidir.
Biraz tutucu olmamız gereken bir sanatcı sesi güzel lafımız yok ama pkk yı temsil ediyor bakın onlara ali kınık ahmet şafak dinliyorlarmı biraz düşünceli olalım.
kendisine rağmen, söylediklerine, ucunu kaçırdıklarına rağmen sanatını inkar edemeyeceğiniz kişidir.
pkk ile dirsek teması kurup, kendisini neredeyse hiç edecek duruma getirmiştir evet.
nefret kazanmış, negatif bir sembol olmuştur.
yıllarca korkmuşumdur ben de adını bile duymaktan. aman, ahmet kaya mı, uzak dursun diyerekten...
ama onun sanatı çeker sizi..
memlekette gizli gizli dinleyenleri çoktur.
dile getirmezler, kalabalıkta dinlemezler, telefonlarında saklamazlar...
sevmezler de zaten adamı hiç.
ama bir yerde duysalar, mesela radyoda, elleri gitmez değiştirmeye frekansı.
bazen çok darlanırlar, gitmek isterler, çok uçta olanları başkalarının yorumundan dinlemeye kalkar giderim i.
çünkü muhteşem eserlerdir.
dedik ya: çeker kendine...
ve burada onu dinleyenlere embesil yaratık diyen yaradılmışlar, eminim ki ezbere biliyordur tüm şarkılarını.
var mıdır "doğum günün kutlu olsun mutlu ol senelerce"yi bilmeyen?
var mıdır "kafama sıkar giderim"i bilmeyen?
var mıdır "bu ne yaman çelişki anne"yi bilmeyen?
müzik sevenler ve müzikten gerçekten anlayıp, seçici kulağı olanlar kürtçü ahmet kayayı değil, müzisyen ahmet kayayı dinlerler.
sevmeleri de gerekmez...
bölücülükle uzaktan yakından alakası olmamış insandır.. zamanında ona çatal fırltanlar askerden kaçmış.. ona bıcak fırlatan lezbiyenler bende kimsede olmayan ahmet kaya arşivi vardır demiştir.. kürt kimliğini saklamayan bir insandır ahmet kaya.. bu yüzden canı yanmıştır.
meşhur magazin gazetecileri gecesinden sonra ertuğrul özkök'ün damadı içgüveysiercan saatçi'nin söylemleri akıllardadır. sonra hürriyet gazetesinde yapılan haber berlin'de pkk tarafından gerçekleştirildiği iddia edilen gecede tek kare fotografla hedef gösterilmiştir. sonrası polis kapısına dayanmış izahat istemiştir. pasaport ve giriş çıkış işlemleri kontrol edildikten sonra ahmet kaya serbet bırakılmıştır. polis bu sefer hürriyet gazetesinden o fotograf ve belgeleri istemiş hürriyet gazeteside elimizde bu konuya ait belge bulunmamaktadır diye cevap vermiştir. ortada bir komplo olmadığını görmezden gelen körler var mı acaba hala..
ülkesinden resmen kovulduktan sonra yurtdışındaki bir konser de bir kaç kişinin isteği üzerine vallahi dostu özledikten sonra söylediği ile değil apoyu özlemişliği ile kalmıştır.. bakın ahmet kaya ne demiş sonrasında?
"yaşamak, tek başına bir şey değil.
yaşamak, karı koca olarak yaşamak da bir şey değil.
yaşamak, iki kişiyle yaşamak da bir şey değil.
yaşamak, onurunla, namusunla, ulusal kimliğinle, halkınla yaşamaktır, onurlu yaşamaktır, şerefli yaşamaktır.
ve biz, bedeli ne olursa olsun, yaşamımızın hiç bir zerresinde ne Türkiye ne de Türk düşmanlığı yaptık. ama biz hayatımızın başladığı noktadan bugüne kadar geçen süreç içerisinde bağımsız, demokratik bir ülkenin dürüst kürtleri olarak yaşamak istedik.
ve buna az kaldı arkadaşlar"
evet şimdi buyursunlar...
şenay düdek.... çatal fırlatır sonra kimsede olmayan ahmet kaya arşivim var der.. serdar ortaç.... bıçak fırlatır sonra 10.yıl marşını okur sahnede ama sonrasında askerden kaçar... ercan saatçi.. bizim saatçilerle işimiz olmaz sanatçılarla işimiz olur... ertuğrul özkök.. yıllar sonra yaptığı karalamanın vicdanına sığdıramadığı için ahmet kaya nın şarkılarındaki hüzne hasret kaldığını söylemiş..
kürt kimliğini saklamadığı için ve bununla gurur duyması onun sanatının önüne geçmiştir...
siz kendisini ne kadar haklı çıkarmaya çalışsanız da, ne kadar uzun yazılar yazsanız da, çektiği acıları anlatsanız da, üstüne oynanan komploları ispatlarıyla sunsanız da, hakkında açılan tüm davalardan beraat ettiğini söyleseniz de, bazı kendini insan zannedenler ahmet kaya hakkında sallamaya devam ederler. şu belgeseli izle dersin, izlemeden küfür yağdırırlar. fotomontaj hazırlamışlar dersin, inanmazlar. bize şerefsiz dediği yalanmış dersin, hadi lan ordan derler. sen bütün şarkılarını dinlersin, kurtuluş savaşı destanını, memleket hasretini, sivastopol marşını, uğurlar olayı. hakkındaki tüm videoları belgeselleri araştırırsın. defalarca atatürk'ü övdüğünü, kendini cumhuriyetin ve laikliğin en büyük bekçisi olarak gördüğünü bilirsin. bu adamın tek hatası apoyu özledik diye bir doğaçlama yapmasıdır. ama bir türk olarak bile küfür edemezsin, bölücü diyemezsin. bilirsin çünkü adamın neler çektiğini. itelenen, hor görülen bir kürt nasıl kandırılıp kendini dağda buluyorsa, ahmet kaya'nın da hiç bir suçu günahı olmamasına rağmen ülkesinde köpek yerine konulduğu için o lafı ettiğini bilirsin. onu radikalleştiren şerefsizler daha sonra ben onu çok severdim, hala dinliyorum deyince sadece gülümsersin. haksız yere çatal bıçak yeyip ülkesinden sürüldüğünü bilirsin. depremde kaybettiği ablası ve yeğeninin üstünden bir taş dahi kaldıramamanın acısını. kafasına çatal atan ebru gündeş beyin kanaması geçirdiğinde fransa'dan çiçek yollayacak kadar adam gibi adam olduğunu bilirsin.
özellikle orta yaşlarına gelmiş onlarca kürt'ten, "biz bu adamın şarkılarından bir şey anlamıyoruz." diye şikayetler duyduğum sanatçı. gerçekten de şarkıları doğu ve güneydoğudan daha çok batıda hem kürt hem de türk dinleyici kitlesini yakalamıştır.
müzik tarzının ne olduğunu, kendisi dahil kimse bilememiştir. çoğu kişi devrimci arabesk falan gibi bir şeyler uydursa da, tarz olarak pop'a daha yakın duruyordu sanki. çünkü ahmet kaya fanatikleri; ferdi, orhan, müslüm gibi tipleri pek dinlemezler.
zamanında çok sevilmesinin ana sebeplerinden biri de televizyonlara çok az çıkmasıdır. televizyon, sanatçının bütün gizemini öldüren bir alet. cem yılmaz da bunu iyi teşhis etmiş olmalı ki, o rezil filmlerine rağmen hala ayakta durabiliyor.